Türkiye'nin dört bir yanında yıllardır tamamlanamayan karayolu, demiryolu ve havalimanı projeleri, kamu bütçesinde giderek büyüyen bir yük haline geldi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karabük Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu CHP Grup Sözcüsü Cevdet Akay'ın yaptığı kapsamlı araştırma, bu projelerin ilk yatırım veya ihale bedelleri ile güncel maliyetleri arasındaki uçurumu gözler önüne serdi. Araştırmaya göre, 343 projenin toplam maliyeti ilk etapta yaklaşık 1 trilyon 823 milyar lira olarak öngörülmüşken, güncel rakamlar bu tutarın katlanarak arttığını gösteriyor. Bu durum, kamu kaynaklarının verimsiz kullanımı ve yatırım planlamasındaki ciddi aksaklıklar konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Artışın Boyutları: Yüzde 300'e Ulaşan Zamlar
Cevdet Akay'ın derlediği veriler, projelerin maliyet artışlarının boyutunu çarpıcı şekilde ortaya koyuyor. Örneğin, bazı projelerde ilk ihale bedeli ile bugünkü maliyet arasındaki fark yüzde 300'ü aşmış durumda. Bu artışın arkasında yatan nedenler arasında; enflasyon, döviz kuru dalgalanmaları, mühendislik ve imalat hataları, kamulaştırma gecikmeleri ve proje kapsamının sürekli genişletilmesi gibi etkenler sayılıyor. Özellikle ulaştırma alanındaki mega projelerin, başlangıçta belirlenen maliyetlerin çok üzerine çıkarak hem bütçe dengesini olumsuz etkilediği hem de tamamlanma sürelerinin sürekli ertelenmesine neden olduğu belirtiliyor.
Süre Uzatımları ve Ek Ödenekler
Rapora göre, sadece maliyetler değil, projelerin tamamlanma süreleri de ciddi şekilde uzadı. Yıllar önce başlanan birçok proje, sözleşmede belirtilen bitiş tarihlerinin çoktan geçmesine rağmen hala tamamlanamadı. Bu gecikmeler, hem müteahhit firmalara ödenen ek süre ve zammı beraberinde getiriyor hem de vatandaşların hizmet beklentisini olumsuz etkiliyor. Yetkililerin, bu projeler için sık sık ek ödenek çıkarmak zorunda kalması, kamu maliyesi üzerindeki baskıyı daha da artırıyor.
Planlama ve Denetim Eksikliği
CHP'li Akay, yaptığı açıklamada, bu tablonun temelinde yatan sorunun sağlıklı bir planlama ve etkin bir denetim mekanizmasının eksikliği olduğunu vurguladı. Akay, "Projelerin fizibilite etütleri yetersiz yapılıyor, maliyet analizleri gerçekçi değil, ihale süreçlerinde şeffaflık sağlanamıyor. Bu durum, kamuoyunun cebinden çıkan paraların israf edilmesine yol açıyor. Devletin yatırım bütçesi, tamamlanamayan projelerin finansmanına ayrılan kaynaklarla eriyor." dedi. Akay'ın tespitleri, uzun yıllardır süregelen altyapı yatırımlarındaki yapısal sorunlara işaret ediyor.
Örnek Projeler ve Rakamlar
Raporda yer alan bazı projeler, yaşanan durumu net bir şekilde gözler önüne seriyor. Türkiye'nin çeşitli illerindeki bölünmüş yol yapım işleri, hızlı tren hatları ve havalimanı projeleri, maliyet artışlarının en çarpıcı örnekleri arasında. Örneğin, uzun süredir yapımı süren bir demiryolu hattının ihale bedeli 5 milyar lira iken, bugünkü güncel maliyetinin 15 milyar liraya ulaştığı ifade ediliyor. Benzer şekilde, bazı devlet yollarının yapım veya iyileştirme işlerinde de maliyetlerin üç katına çıktığı görülüyor. Bu artışlar, projelerin kamuoyuna açıklanan ilk maliyetlerinin ne derece yanıltıcı olduğunu ortaya koyuyor.
Türkiye'nin Altyapı Yatırımı Vizyonu ve Sürdürülebilirlik
Türkiye, son yirmi yılda ulaştırma altyapısına rekor düzeyde yatırım yapan ülkeler arasında yer alıyor. Yeni havalimanları, hızlı tren hatları ve bölünmüş yollarla ulaşım ağını modernize etmeyi hedefliyor. Ancak bu büyük ölçekli projelerin finansmanı, yalnızca kamu bütçesi üzerinden değil, aynı zamanda kamu-özel işbirliği (KÖİ) modelleriyle de sağlanıyor. KÖİ projelerinde devletin üstlendiği garanti ödemeleri, ilerleyen yıllarda kamu maliyesini daha da zorlayabilir. Bu nedenle, projelerin maliyet etkinliğinin ve sürdürülebilirliğinin sağlanması büyük önem taşıyor.
Çözüm Önerileri ve Kaynak İsrafı
Uzmanlar, bu sorunun aşılabilmesi için yatırım planlama süreçlerinin yeniden yapılandırılması, fizibilite etütlerinin güçlendirilmesi ve bağımsız denetim mekanizmalarının kurulması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, devam eden projelerin önceliklendirilmesi, yarım kalmış projelerin orta vadede tamamlanması ve yeni projelere başlamadan önce mevcut projelerin bitirilmesinin sağlanması gerektiği ifade ediliyor. Kaynakların kıt olduğu bir dönemde, bu tür israfların önüne geçilmesi, ekonominin genel istikrarı açısından kritik bir öneme sahip.
Bitmeyen Hikayeler, Büyüyen Faturalar
Sonuç olarak, CHP'li vekilin ortaya koyduğu tablo, Türkiye'nin altyapı yatırımlarındaki kronikleşmiş sorunların bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Bu projelerin, başlangıçta vaat edilen süre ve maliyetlerle tamamlanamaması, hem hükümetin güvenilirliğine gölge düşürüyor hem de vatandaşların vergilerinin etkin kullanılıp kullanılmadığı konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor. Bu tablo karşısında, yetkililerin yalnızca projeleri bitirmeye odaklanmak yerine, planlama ve denetim süreçlerini baştan sona gözden geçirmeleri ve gelecekteki projeleri bu derslerle inşa etmeleri hayati bir gereklilik olarak öne çıkıyor.