Bitlis'in Adilcevaz ilçesine bağlı Aydınlar beldesinde çiftçiler, 2026 üretim sezonunun ilk fasulye tohumlarını toprakla buluşturdu. Her yıl olduğu gibi bu yıl da mart ayının son haftasında başlayan ekim çalışmaları, yüzlerce ailenin geçim kaynağı olan fasulye üretiminin startını verdi. Çiftçiler, 90 günlük geri sayımın ardından hasat dönemine girecek.
Bölge ekonomisi için hayati ürün
Aydınlar beldesinde fasulye üretimi, bölge ekonomisinin bel kemiğini oluşturuyor. Yaklaşık 500 aile, yılda ortalama 2 bin ton fasulye üreterek hem iç piyasaya hem de ihracata katkı sağlıyor. Özellikle Adilcevaz fasulyesi, lezzeti ve kalitesiyle Türkiye genelinde tanınıyor. Çiftçiler, bu yıl hava koşullarının uygun gitmesi durumunda rekoltede artış bekliyor.
Ekim çalışmalarına katılan Ziraat Odası Başkanı Mehmet Yılmaz, "Fasulye, bölgemizdeki çiftçilerin en önemli gelir kaynağı. 90 günlük bir süreçte emek veriyoruz. İlk tohumları ektik, şimdi sulama ve bakım zamanı. İnşallah bereketli bir sezon olur" dedi.
Üretim süreci ve zorluklar
Fasulye üretimi, tohum ekimiyle başlayan ve 90 gün süren bir emek sürecini kapsıyor. Çiftçiler, öncelikle tarlalarını sürüp gübreliyor, ardından tohumları elle veya makineli ekiyor. Sulama, çapalama ve ilaçlama gibi bakımlar düzenli olarak yapılıyor. Olgunlaşan fasulyeler, ağustos ayında hasat edilerek pazara sunuluyor.
Ancak çiftçiler, artan maliyetler ve iklim değişikliği gibi sorunlarla da mücadele ediyor. Mazot, gübre ve ilaç fiyatlarındaki yükseliş, üretim maliyetlerini artırıyor. Ayrıca kuraklık ve aşırı yağış gibi hava olayları da rekolteyi olumsuz etkileyebiliyor. Çiftçiler, devletten daha fazla destek bekliyor.
Gelecek sezon için umutlar
Bu yıl ekimlerin erken başlaması, çiftçiler arasında umut yarattı. Mart sonu itibarıyla tamamlanan ekimlerin, haziran ayına kadar sürecek bakım döneminin ardından hasada dönüşmesi planlanıyor. Bölgedeki tarım uzmanları, doğru yöntemlerle yapılan üretimin verimi iki katına çıkarabileceğini belirtiyor.
Son olarak, Bitlis'in Adilcevaz ilçesinde fasulye üretimi, yalnızca bir tarımsal faaliyet değil aynı zamanda bir kültürel miras. Geleneksel yöntemlerle yapılan üretim, kırsal kalkınmanın da önemli bir ayağını oluşturuyor. 90 günlük bu emek, sofralara lezzet olarak yansırken, bölge halkı için de hayati bir geçim kaynağı olmaya devam ediyor.