İstanbul Bahçelievler'de daha önce tahliye edilen 4 katlı bir bina saat 14.30 sıralarında çöktü. Çökme anında binada kimsenin olmadığı belirtilirken, çevredeki bir vatandaşın hafif şekilde yaralandığı öğrenildi. Olay yerine çok sayıda polis, sağlık ve itfaiye ekibi sevk edildi. Ekipler, çevrede güvenlik şeridi oluşturarak enkaz altında kimse olup olmadığını tespit etmeye çalışıyor.
Ekiplerin Müdahalesi Sürüyor
Çökme haberinin alınmasının ardından AFAD, itfaiye ve arama kurtarma ekipleri bölgeye yönlendirildi. İlk belirlemelere göre bina, geçtiğimiz haftalarda riskli olduğu gerekçesiyle tahliye edilmişti. Ancak çevredeki binalarda da hasar oluştuğu ve bazı vatandaşların tedbir amaçlı bölgeden uzaklaştırıldığı bildirildi. Enkazda herhangi bir vatandaşın olmadığını doğrulamak için termal kameralar ve dinleme cihazları kullanılıyor. Yaralı vatandaşın ise olay yerinde ayakta tedavi edildiği, sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Çevrede Güvenlik Önlemleri Alındı
Polis ekipleri, çevrede geniş güvenlik önlemi alırken, bölgedeki trafik akışı da kontrollü şekilde sağlanıyor. Belediye ekipleri de enkazın kaldırılması ve çevredeki hasarın tespiti için çalışma başlattı. Mahalle sakinleri, binanın uzun süredir boş olduğunu ve daha önce çökme riskine karşı uyarılar yapıldığını belirtti. Bir görgü tanığı, "Bina birkaç gündür eğilmişti, kötü bir his vardı. Neyse ki kimse yaralanmadı. Allah'tan tahliye edilmişti" dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan açıklamada, bölgede detaylı bir inceleme başlatıldığı ve benzer riskli binaların tespiti için çalışmaların sürdüğü ifade edildi. Türkiye'de kentsel dönüşümün önemini bir kez daha gözler önüne seren bu olay, kamuoyunda deprem güvenliği tartışmalarını da beraberinde getirdi. 6 Şubat depremleri sonrası İstanbul'da riskli yapı stokunun acilen dönüştürülmesi gerektiği her fırsatta uzmanlar tarafından dile getirilmişti. Bahçelievler'deki bu çökme, bu uyarıların ne kadar haklı olduğunu gösteriyor.
Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, binanın çökme nedenine ilişkin ilk bulguların, zemindeki kayma ve yapısal yorgunluk olduğu öne sürülüyor. Uzmanlar, özellikle eski binaların hızla boşaltılması ve güçlendirme çalışmalarının tamamlanması gerektiğini vurguluyor. Mahalle sakinleri ise yetkililerden bölgedeki diğer binaların da kontrol edilmesini istiyor.
Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için kentsel dönüşüm sürecinin hızlandırılması ve denetimlerin sıkılaştırılması büyük önem taşıyor. İstanbul başta olmak üzere deprem kuşağındaki tüm illerde riskli yapıların tespiti ve dönüşümü için kamu-özel işbirliğiyle yürütülen projeler devam etse de, yeterli olmadığı açık. Yaşanan bu çökme, resmi makamların yanı sıra vatandaşların da bilinçlenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.