Gaziantep'te Birleşik Tekstil ve Sendika İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) üyeleri, Alka Halı işçilerinin kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer yasal haklarının ödenmesi, tutuklu bulunan sendikacıların serbest bırakılması ve göçmen işçilere yönelik şiddetin son bulması talepleriyle Balıklı Meydanı'nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Sendika, açıklamasında "Tazminat gaspı bugün fiilen uygulanıyor" ifadelerini kullanarak işçilerin karşı karşıya kaldığı hukuksuzluklara dikkat çekti ve "Çare kol kola, omuz omuza, hep birlikte mücadele" sloganıyla dayanışma çağrısında bulundu.
Tazminat Gaspı ve İşçilerin Mağduriyeti
BİRTEK-SEN tarafından yapılan yazılı açıklamada, Alka Halı işçilerinin işten çıkarılmalarının ardından yasal haklarının ödenmemesinin "tazminat gaspı" anlamına geldiği vurgulandı. Açıklamada, işverenin işçilere karşı yükümlülüklerini yerine getirmediği, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücretleri ve fazla mesai alacaklarının ödenmediği belirtildi. Sendika yetkilileri, bu durumun Anayasa ve İş Kanunu'na aykırı olduğunu, işçilerin emeklerinin karşılıksız bırakıldığını ifade etti.
Açıklamada ayrıca, işçilerin sendikal örgütlenme hakkını kullanmaları nedeniyle işten çıkarıldıkları ve bu durumun sendikal hakların ihlali olduğu kaydedildi. BİRTEK-SEN, işçilerin tazminat ve alacaklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi için hukuki sürecin takipçisi olacağını duyurdu. Sendika, "İşçilerin alın teri gasp edilemez. Bugün Alka Halı'da yaşanan, yarın başka bir fabrikada bizlerin de başına gelebilir. Bu nedenle hep birlikte mücadele etmeliyiz" ifadelerine yer verdi.
Tutuklu Sendikacılar ve Göçmen İşçilere Yönelik Şiddet
Basın açıklamasında, tutuklu bulunan sendikacıların serbest bırakılması talebi de gündeme getirildi. Sendika, sendikal faaliyetler nedeniyle tutuklanan işçi temsilcilerinin "düşünce ve örgütlenme özgürlüğünün engellenmesi" olarak nitelendirdi. Açıklamada, "Sendikacılar tutuklanamaz. Onlar işçilerin sesidir. Bu tutuklamalar hukukun ve emeğin üzerinde bir baskı aracıdır" denildi.
Öte yandan, göçmen işçilere yönelik artan şiddet olaylarına da tepki gösterildi. BİRTEK-SEN, göçmen işçilerin düşük ücretlerle çalıştırılarak işçi haklarının zayıflatıldığını, bu durumun tüm işçi sınıfının kazanımlarını tehdit ettiğini savundu. Açıklamada, "Göçmen işçiler kardeşimizdir, onların hakları da korunmalıdır. Şiddet asla kabul edilemez" ifadeleri kullanıldı. Sendika, göçmen işçilere yönelik ayrımcılığın ve şiddetin son bulması için yetkililere çağrıda bulundu.
Sendikal Mücadele ve Dayanışma
BİRTEK-SEN'in çağrısı, yalnızca Alka Halı işçilerinin sorunlarına değil, aynı zamanda Türkiye'de sendikal mücadelenin önündeki engellere de dikkat çekiyor. Türkiye'de sendikalaşma oranının düşük olduğunu hatırlatan sendika yetkilileri, işçilerin haklarını ancak örgütlü mücadele ile alabileceğini vurguladı. "Güçlü sendika, güçlü işçi demektir. Birlikte olduğumuz sürece hiçbir güç bizi yıldıramaz" diyen sendika, tüm işçileri sendikalarda örgütlenmeye çağırdı.
Gaziantep'te yapılan bu açıklama, sadece yerel bir işçi sorununu ele almakla kalmıyor; aynı zamanda ülke genelinde artan iş cinayetleri, kayıt dışı istihdam, güvencesiz çalışma ve sendikal baskılara karşı bir uyarı niteliği taşıyor. Emek mücadelesinin önemi, özellikle ekonomik kriz koşullarında işçi sınıfının yaşam koşullarının ağırlaştığı bir dönemde daha da artıyor. Sendikaların bu tür eylemleri, işçi haklarının görünürlüğünü artırıyor ve kamuoyunda farkındalık yaratıyor.
Türkiye'de işçi hakları mücadelesi, tarihsel olarak sendikaların öncülüğünde yürütülmüştür. Bugün ise benzer bir mücadele, Alka Halı işçilerinin direnişiyle Gaziantep'ten yükseliyor. BİRTEK-SEN'in bu çıkışı, sadece bir alacak meselesi değil, aynı zamanda emeğin onuru ve adalet arayışının bir ifadesidir. İşçilerin haklarını gasp edenlere karşı verilen bu mücadele, toplumsal dayanışmanın ve sınıf bilincinin güçlenmesine katkıda bulunuyor. Sendikaların bu kararlı duruşu, işçi sınıfının geleceği için umut verici bir işaret olarak değerlendiriliyor.