İzmir'in Aliağa ilçesinde Batıçim'in planladığı Klinker Öğütme ve Paketleme Tesisi projesi için bilirkişiden kritik bir veto geldi. Proje hakkında verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararına karşı açılan davada bilirkişi, proje dosyasının bilimsel ve teknik açıdan yetersiz olduğunu bildirdi. Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), mahkemeye başvurarak "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptal edilmesini talep etti.
Proje Detayları ve Bilirkişi Gerekçesi
Batıçim, Aliağa'da kurmayı planladığı klinker öğütme ve paketleme tesisi için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinden muafiyet almıştı. Ancak çevre örgütleri ve bölge halkı, bu kararın yanlış olduğunu savunarak dava açtı. Davada görevlendirilen bilirkişi heyeti, proje tanıtım dosyasının bilimsel ve teknik yönden yetersiz olduğunu ortaya koydu. Özellikle hava kirliliği, gürültü ve atık yönetimi gibi konularda eksiklikler bulunduğu belirtildi. Heyet, projenin çevreye olası etkilerinin yeterince değerlendirilmediğini vurguladı.
EGEÇEP'ten Çağrı
EGEÇEP, bilirkişi raporunun ardından mahkemeye sunduğu dilekçede, "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptal edilmesini istedi. Platform sözcüsü, "Aliağa zaten ağır sanayi bölgesi olarak ciddi çevre sorunları yaşıyor. Yeni bir tesisin çevresel etkileri bilimsel olarak değerlendirilmeden bu kararın onaylanması kabul edilemez. Bilirkişi raporu, projenin çevreye zarar vereceğini gösteriyor" dedi. EGEÇEP, mahkemenin bu rapor doğrultusunda karar vereceğini umduklarını ifade etti.
Bölgede Çevre Endişeleri Sürüyor
Aliağa, petrokimya, enerji ve metalürji tesislerinin yoğun olduğu bir bölge olarak biliniyor. Bölge halkı, mevcut fabrikaların neden olduğu hava ve su kirliliğine bir yenisinin eklenmesinden endişe duyuyor. Sivil toplum kuruluşları, bu tür projelerin çevre dostu teknolojilerle ve şeffaf bir ÇED süreciyle yürütülmesi gerektiğini savunuyor. Bilirkişi raporu, bu endişelerin haklı olduğunu bilimsel olarak teyit etmiş oldu.
Davanın sonuçlanması, hem Batıçim'in yatırım planları hem de Aliağa'nın çevre geleceği açısından belirleyici olacak. Çevre hukuku alanında önemli bir emsal teşkil edebilecek bu dava, sanayi yatırımlarının çevresel etkilerinin ciddiyetle ele alınması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.