Nijer'in başkenti Niamey'de sabah saatlerinde Diori Hamani Uluslararası Havalimanı, Base 101 askeri üssü ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı çevresinde şiddetli silah sesleri duyuldu. Yerel kaynaklar, saldırıların koordineli bir şekilde gerçekleştirildiğini ve güvenlik güçlerinin derhal operasyon başlattığını bildirdi. İlk belirlemelere göre, saldırıların ardından bölgede geniş güvenlik önlemleri alınırken, havalimanı uçuşları geçici olarak durduruldu.
Güvenlik Güçlerinin Operasyonu Sürüyor
Olayın ardından bölgeye çok sayıda askeri birlik sevk edildi. Base 101 askeri üssü yakınlarında çatışmaların devam ettiği, zaman zaman otomatik silah seslerinin duyulduğu aktarıldı. Cumhurbaşkanlığı Sarayı çevresindeki yollar araç ve yaya trafiğine kapatılırken, halkın sokağa çıkmaması yönünde anonslar yapıldı. Ülke genelinde internet erişiminde de kısmi yavaşlamalar yaşandığı rapor edildi.
Saldırının Ardındaki İsim Kim?
Henüz hiçbir grup veya örgüt saldırıyı üstlenmedi. Nijer hükümeti, olayla ilgili resmi açıklama yaparak, saldırıyı gerçekleştirenlerin etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Başkentte güvenlik zirvesi toplanırken, alınan ilk bilgilere göre olayın bir darbe girişimi olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Ancak hükümet sözcüsü, “Bu bir terör saldırısıdır. Girişim başarısız olmuştur” dedi.
Nijer, son yıllarda Sahel bölgesindeki terör saldırılarıyla anılıyor. Özellikle ülkenin batı ve güney bölgelerinde El Kaide ve IŞİD bağlantılı grupların etkin olduğu biliniyor. Ancak başkent Niamey'de güvenlik önlemlerinin yüksek olduğu devlet binalarına yönelik bu tür bir saldırı, ülkedeki güvenlik zaafiyetini de gözler önüne seriyor.
Siyasi İstikrarsızlık ve Güvenlik Zafiyeti
Nijer, 2021'deki seçimlerin ardından ilk kez demokratik yollarla göreve gelen bir sivil hükümet tarafından yönetiliyor. Ancak ordu içindeki bazı grupların hoşnutsuzluğu, daha önce de darbe söylentilerine yol açmıştı. Ülke, aynı zamanda Fransa'nın bölgedeki askeri varlığının merkezi durumunda. Fransız askerlerinin de üslendiği Base 101, bu saldırının hedeflerinden biri olarak seçilmiş olabilir.
Saldırı, Batı Afrika ülkelerini etkisi altına alan siyasi istikrarsızlık ve güvenlik sorunlarının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Mali ve Burkina Faso'da yaşanan askeri darbelerin ardından Nijer'de de benzer bir girişimin yaşanabileceği endişesi uluslararası toplumda yaygın. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) verilerine göre, Nijer dünyanın en az gelişmiş ülkeleri arasında yer alıyor ve silahlı gruplar, yoksulluktan faydalanarak gençleri saflarına katıyor.
Uluslararası Toplumdan Tepkiler
Saldırının ardından Fransa Dışişleri Bakanlığı, Nijer hükümetine destek mesajı yayımlayarak, “terörün her türlü biçimini kınıyoruz” açıklamasında bulundu. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ise yaptığı açıklamada, “Nijer'in barış ve istikrarı koruma çabalarına tam destek veriyoruz” ifadelerini kullandı.
ABD ve diğer Batılı ülkelerin de benzer açıklamalar yapması bekleniyor. Nijer, ABD'nin Sahel bölgesindeki en önemli askeri partnerlerinden biri olmasıyla biliniyor. Olayın ardından uluslararası piyasalarda uranyum fiyatlarında küçük çaplı dalgalanmalar yaşandığı da gelen bilgiler arasında. Nijer, Avrupa Birliği'nin nükleer santralleri için önemli bir uranyum tedarikçisi konumunda.
Saldırı Girişimi Başarısız Oldu mu?
Mevcut durumda, hükümet güçlerinin kontrolü ele aldığı ve saldırganların etkisiz hale getirildiği bildiriliyor. Ancak bazı muhalif kaynaklar, hâlâ çatışmaların sürdüğünü ve durumun net olmadığını öne sürüyor. Başkentte yaşayanlar ise evlerine kapanmış durumda. Havalimanı yetkilileri, salı gününe kadar tüm uçuşların iptal edildiğini duyurdu. Nijer hükümeti, kamuoyuna ayrıntılı bilgi verilene kadar sokağa çıkma yasağı ilan etti.
Bu saldırı, Nijer'in son yıllardaki en büyük güvenlik tehditlerinden birini oluşturuyor. Ülkenin siyasi ve askeri yapısının bu tür bir girişime ne kadar dayanıklı olduğu, önümüzdeki günlerde netleşecek. Uzmanlar, olayın arkasında dış bağlantılı grupların mı yoksa yerel bir darbe girişiminin mi olduğunun araştırılması gerektiğini belirtiyor. Nijer halkının, demokratik kazanımlarına sahip çıkması ve güvenlik güçlerinin birliği, ülkenin geleceği açısından kritik önem taşıyor.