İstanbul Beylikdüzü Devlet Hastanesi'nde görev yapan 30'dan fazla sağlık çalışanı, 3 Ekim 2023 Salı günü hastane yemekhanesinde yedikleri yemek sonrası mide bulantısı, kusma ve ishal şikayetleriyle rahatsızlandı. Olayın ardından dört sendika ortak bir açıklama yaparak duruma tepki gösterdi ve 5 Ekim Perşembe günü iş bırakma eylemi düzenleyeceklerini duyurdu. Zehirlenme şüphesiyle hastanede inceleme başlatılırken, çalışanlar yemek kalitesizliğinden ve hijyen eksikliğinden yakındı.
Zehirlenme şüphesi ve çalışanların tepkisi
Edinilen bilgilere göre, rahatsızlanan personel arasında doktorlar, hemşireler, sağlık teknisyenleri ve idari çalışanlar bulunuyor. Bazı çalışanların hastanede tedavi altına alındığı, bazılarının ise ayakta tedavi gördüğü öğrenildi. Hastane yönetimi konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmazken, sendikalar duruma sert tepki gösterdi.
Türk Sağlık-Sen, Sağlık-Sen, SES ve Genel Sağlık-İş sendikalarının ortak açıklamasında, "Hastane yemekhanesinde çıkan yemekten yiyen 30'dan fazla meslektaşımız zehirlenme belirtileri göstermiştir. Bu olay, yemekhane hijyenine ve gıda güvenliğine ne kadar önem verildiğini gözler önüne sermektedir. 5 Ekim Perşembe günü tüm çalışanları iş bırakma eylemine davet ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
Çalışanlar, uzun süredir yemek kalitesinden şikayetçi olduklarını belirterek, yemeklerin sık sık bozuk veya tazeliğini yitirmiş şekilde servis edildiğini iddia etti. Sendika temsilcileri, hastane yönetimine defalarca başvuruda bulunmalarına rağmen sorunun çözülmediğini vurguladı.
Sendikaların eylem kararı ve talepler
Dört sendikanın ortak kararıyla 5 Ekim 2023 Perşembe günü yapılacak iş bırakma eylemi, saat 08:00-16:00 arasında gerçekleştirilecek. Eylem kapsamında çalışanlar, hastane önünde toplanarak basın açıklaması yapacak ve yemekhane hizmetlerinin iyileştirilmesi için taleplerini sıralayacak.
Sendikaların talepleri arasında şunlar bulunuyor:
- Yemekhane hizmetlerinin bağımsız denetimden geçirilmesi ve hijyen standartlarının acilen yükseltilmesi
- Yemeklerin kalitesinin artırılması ve gıda güvenliği sertifikasına sahip firmalarla çalışılması
- Zehirlenme olayının sorumlularının tespit edilerek gerekli yasal işlemlerin başlatılması
- Sağlık çalışanlarının özlük haklarının iyileştirilmesi ve çalışma koşullarının düzeltilmesi
- Olaydan etkilenen çalışanların tedavi masraflarının karşılanması ve mağduriyetlerinin giderilmesi
Sendika temsilcileri, iş bırakma eyleminin sadece Beylikdüzü Devlet Hastanesi ile sınırlı kalmayacağını, İstanbul genelindeki diğer devlet hastanelerinde de benzer sorunlar yaşandığını belirterek, seslerini duyurmak için kararlı olduklarını ifade etti.
Sağlık sektöründe yemekhane sorunları ve arka plan
Türkiye'de devlet hastanelerinde yemekhane hizmetleri genellikle taşeron firmalar aracılığıyla yürütülüyor. Son yıllarda artan maliyetler ve ihale süreçlerindeki sorunlar nedeniyle birçok hastanede yemek kalitesi düşmüş durumda. Sağlık çalışanları, özellikle yoğun çalışma temposu içinde tek öğün yemeklerini hastanede yemek zorunda kaldıklarını, ancak sunulan yemeklerin besleyici değerinin düşük olduğunu ve zaman zaman bozuk gıdalarla karşılaştıklarını dile getiriyor.
Bu olay, sağlıkta şiddet ve kötü çalışma koşullarıyla gündeme gelen sağlık sektörünün bir başka yüzünü daha ortaya koyuyor. Daha önce de çeşitli illerdeki hastanelerde benzer zehirlenme vakaları yaşanmış, ancak kalıcı bir çözüm üretilememişti. Uzmanlar, yemekhane hizmetlerinin denetiminin sıklaştırılması ve cezai yaptırımların artırılması gerektiğini vurguluyor.
Öte yandan, Beylikdüzü Devlet Hastanesi'nde yaşanan olayın ardından İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'nün bir inceleme başlattığı öğrenildi. Ancak konuya ilişkin resmi bir açıklama henüz yapılmadı. Sendikalar, incelemenin tarafsız yürütülmesi ve sonuçlarının şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu.
Olası sonuçlar ve değerlendirme
Zehirlenme vakası, sağlık çalışanlarının hak arama mücadelesinde yeni bir dönüm noktası olabilir. 5 Ekim'deki iş bırakma eylemi, hem hastane yönetimine hem de Sağlık Bakanlığı'na yönelik bir uyarı niteliğinde. Eğer talepler karşılanmazsa, eylemlerin İstanbul geneline yayılması ve daha geniş katılımlı protestolara dönüşmesi muhtemel.
Sağlık emekçileri, pandemi döneminde gösterdikleri özveriye rağmen hâlâ kötü çalışma koşulları, düşük ücretler ve güvencesizlikle mücadele ediyor. Yemekhane sorunu ise bu sorunların sadece bir parçası. Yetkililerin, sağlık çalışanlarının temel ihtiyaçlarını karşılamaktan aciz bir tablo sergilemesi, kamu sağlığı açısından da endişe verici.
Bu olay, hastanelerdeki taşeronlaşmanın ve denetimsizliğin ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. Sağlık çalışanlarının sesini duyurmak için attığı adımlar, sadece kendi haklarını değil, aynı zamanda toplum sağlığını da korumayı amaçlıyor. Kamuoyunun ve ilgili kurumların bu çağrıya kulak vermesi gerekiyor.