Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ı hedef alan fon soruştuklaması iddialarına, Sabah gazetesi yazarları Salih Tuna ve Okan Müderrisoğlu'ndan sert bir yanıt geldi. İki yazar, kaleme aldıkları yazılarda, ortaya atılan iddiaların gerçek amacının Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ı yıpratmak olduğunu öne sürerek, bu girişimi "ikinci 17-25 Aralık kumpası" olarak nitelendirdi. Albayrak'ın 2020 yılında görevinden ayrıldığını hatırlatan yazarlar, fon krizinin ortaya çıktığı dönemle Albayrak'ın bakanlık döneminin örtüşmediğini vurguladı.
Yazarlardan Sert Tepki: "Hedef Doğrudan Sayın Cumhurbaşkanı"
Sabah gazetesi yazarları Salih Tuna ve Okan Müderrisoğlu, son günlerde kamuoyunda tartışılan fon iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yazarlar, Berat Albayrak'ın 2020 yılında Hazine ve Maliye Bakanlığı görevinden ayrıldığını anımsatarak, söz konusu fon soruşturmasının bu tarihten çok sonra gündeme geldiğine işaret etti. Bu durumun, iddiaların ne kadar temelsiz olduğunu gözler önüne serdiğini belirten yazarlar, asıl hedefin Başkan Erdoğan olduğunu savundu. Tuna ve Müderrisoğlu, "Bu tür girişimler, 17-25 Aralık sürecinde olduğu gibi, doğrudan Sayın Cumhurbaşkanımızı ve ailesini hedef alan bir kumpasın parçasıdır" ifadelerini kullandı.
Yazarlar, fon iddialarının ortaya atıldığı dönemde Berat Albayrak'ın herhangi bir resmi görevi bulunmadığını, dolayısıyla suçlamaların mantık temelinden yoksun olduğunu dile getirdi. Ayrıca, iddiaların zamanlamasının da dikkat çekici olduğunu belirterek, ekonomik istikrarı hedef alan bu tür haberlerin piyasalarda tedirginlik yaratmayı amaçladığını öne sürdü.
17-25 Aralık Kumpası Benzetmesi
Salih Tuna ve Okan Müderrisoğlu, 2013 yılında yaşanan 17-25 Aralık sürecine atıfta bulunarak, o dönemde de benzer şekilde algı operasyonlarıyla hükümetin yıpratılmaya çalışıldığını hatırlattı. Yazarlar, "O gün nasıl ki milletimiz bu oyunu bozduysa, bugün de aynı senaryonun bir benzeri sahnelenmeye çalışılıyor. Amaç, Sayın Erdoğan'ın liderliğini ve iradesini zayıflatmaktır" görüşünü dile getirdi. Bu tür iddiaların, Türkiye'nin son yıllarda elde ettiği ekonomik başarıları gölgelemeye yönelik olduğunu da sözlerine ekledi.
İki yazar, Berat Albayrak'ın bakanlık döneminde uyguladığı politikaların ve projelerin, ülke ekonomisine önemli katkılar sağladığını belirterek, bu hizmetlerin göz ardı edilerek sadece spekülatif iddialarla gündeme getirilmesinin haksızlık olduğunu vurguladı. Albayrak'ın görevden ayrılmasının ardından geçen sürede, fon iddialarının ortaya çıkmasının, iddiaların siyasi bir motivasyon taşıdığını gösterdiğini ifade ettiler.
Ekonomik İstikrar ve Algı Operasyonları
Yazarlar, fon soruşturması iddialarının, Türkiye ekonomisinin kırılgan olduğu bir dönemde gündeme getirilmesinin tesadüf olmadığını savundu. Bu tür haberlerin, döviz kurları ve faizler üzerinden spekülasyon yapmak isteyen çevrelere fırsat yaratabileceğine dikkat çekti. Tuna ve Müderrisoğlu, "Ekonomik istikrarı hedef alan bu tür algı operasyonları, sadece Berat Albayrak'ı değil, tüm ekonomi yönetimini ve dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımızı yıpratmayı amaçlıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Yazarlar, hükümetin ekonomi politikalarının kararlılıkla sürdürüldüğünü ve bu tür iddiaların piyasalarda kalıcı bir etki yaratmasının beklenmediğini belirtti. Ayrıca, kamuoyunun bu tür haberlere itibar etmemesi gerektiğini, çünkü arkasında siyasi hesaplaşma yattığını söyledi.
Bağlam: Albayrak Dönemi ve Sonrası
Berat Albayrak, 2018-2020 yılları arasında Hazine ve Maliye Bakanlığı görevini yürüttü. Görev süresi boyunca, ekonomik reformlar ve yeni ekonomi modeli çerçevesinde çeşitli adımlar attı. Kasım 2020'de görevinden istifa ederek ayrıldı. Son günlerde ortaya atılan fon iddiaları, Albayrak'ın görevden ayrılmasının üzerinden yaklaşık üç yıl geçtikten sonra gündeme geldi. İddialar, belirli fonların yönetimi ve kullanımına ilişkin belirsizlikleri içeriyor. Ancak Sabah yazarları, bu iddiaların somut delillerden yoksun olduğunu ve siyasi bir kampanyanın parçası olduğunu savunuyor.
Türkiye'de son yıllarda benzer şekilde, iktidarı hedef alan çeşitli iddialar ve soruşturmalar gündeme gelmiş, ancak bunların çoğu zaman siyasi sonuç doğurmadığı görülmüş. 17-25 Aralık süreci, bu tür girişimlerin en bilinen örneği olarak hafızalarda yer alıyor. O dönemde yargı ve emniyet içindeki bazı unsurların, hükümete yönelik operasyonlar düzenlediği iddia edilmiş, ancak bu girişimler milletin iradesiyle akamete uğratılmıştı. Şimdi benzer bir senaryonun fon iddiaları üzerinden yeniden ısıtılmaya çalışılması, yazarlara göre, eski defterlerin yeniden açılmasından başka bir anlam taşımıyor.
Sonuç olarak, Sabah yazarları Salih Tuna ve Okan Müderrisoğlu'nun değerlendirmeleri, Berat Albayrak'a yönelik fon iddialarının arkasında siyasi bir hesaplaşma olduğunu ve asıl hedefin Başkan Erdoğan olduğunu ortaya koyuyor. Yazarlar, kamuoyunu bu tür provokatif haberlere karşı duyarlı olmaya ve itibar etmemeye çağırıyor. Türkiye'nin ekonomik ve siyasi istikrarının, bu tür algı oyunlarıyla sarsılamayacağını vurguluyorlar.