Berat Albayrak'ın Hazine ve Maliye Bakanlığı döneminde hayata geçirdiği ABD, İngiltere ve İsviçre kasalarındaki yaklaşık 350 ton altının Türkiye'ye getirilmesi stratejisi, artan küresel jeopolitik riskler ortamında dünya merkez bankalarına model oldu. Dünya Altın Konseyi'nin 2026 anketine göre, ülkelerin yüzde 60'ı altın rezervlerini yurt içinde saklamayı planlıyor.
Stratejinin Arka Planı
Albayrak'ın 2018-2020 yılları arasında uyguladığı bu politika, Türkiye'nin dışa bağımlılığını azaltmayı ve ekonomik güvenliği artırmayı hedefliyordu. O dönemde yurt dışında bulunan toplam 350 ton altının büyük bir kısmı Türkiye'ye taşındı. Bu hamle, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın altın rezervlerini 500 tonun üzerine çıkardı.
Dünya Altın Konseyi'nin 2026 anketi, bu stratejinin küresel bir akıma dönüştüğünü gösteriyor. Ankete katılan merkez bankalarının yüzde 60'ı, önümüzdeki iki yıl içinde altın rezervlerini yurt içine taşımayı değerlendiriyor. Bu oran, 2023'te yüzde 38 iken önemli bir artış kaydetti.
Jeopolitik Riskler ve Altın
Rusya-Ukrayna savaşı, ABD-Çin ticaret savaşları ve Orta Doğu'daki gerginlikler, ülkeleri yurt dışında tuttukları rezervlerin güvenliğini sorgulamaya itti. Özellikle Rusya'nın yurt dışındaki döviz rezervlerine uygulanan yaptırımlar, merkez bankalarının altınlarını kendi ülkelerine getirme kararlarında belirleyici oldu.
Altın, tarihsel olarak kriz dönemlerinde güvenli liman olarak görülüyor. Merkez bankaları, ulusal varlıklarını korumak için altına yöneliyor. Türkiye'nin bu konudaki öncü rolü, diğer ülkeler tarafından dikkatle inceleniyor.
Uzman Görüşleri
Ekonomistler, yerel altın kasalarının ülkelerin mali bağımsızlığını güçlendirdiği konusunda hemfikir. Ancak bazı uzmanlar, altının yurt içinde saklanmasının maliyet ve lojistik zorluklar yaratabileceğini vurguluyor. Yine de, jeopolitik belirsizliklerin arttığı bir dönemde, bu tür adımların gerekli olduğu belirtiliyor.
Dünya Altın Konseyi verilerine göre, 2024 yılında dünya genelinde merkez bankaları toplam 1.000 ton altın satın aldı. Bu, 1967'den bu yana en yüksek yıllık alım seviyesi. Bu eğilim, Türkiye'nin başlattığı stratejinin ne kadar isabetli olduğunu gösteriyor.
Sonuç olarak, Berat Albayrak'ın altın stratejisi sadece Türkiye için değil, tüm dünya merkez bankaları için bir referans noktası haline geldi. Küresel riskler arttıkça, daha fazla ülkenin bu modeli benimsemesi bekleniyor.