İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Filistinli mahkûmların sistematik biçimde aç bırakılmasını propaganda malzemesine dönüştüren yapay zekâ üretimi bir video yayınladı. Sosyal medyada hızla yayılan görüntüler, Nazi Almanyası'nın Auschwitz başta olmak üzere toplama ve imha kamplarını akıllara getirdi. Tepkilerin büyümesi üzerine video kısa süre içinde kaldırıldı; ancak uluslararası camiada yankıları sürüyor.
Yapay Zekâ Destekli Provokasyon
Ben-Gvir'in paylaştığı video, yapay zekâ teknolojileri kullanılarak oluşturulmuş görüntüler içeriyor. Videoda, Filistinli tutukluların zayıf düşmüş halleri ve açlıkla mücadeleleri, sanki bir başarı hikâyesi gibi sunuluyor. Görüntülerde yer alan sahnelere, İsrail bayrağı ve güvenlik güçleri eşlik ediyor. Ben-Gvir, videoyu paylaşırken herhangi bir açıklama yapmazken, görüntülerin İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden uygulamalarını meşrulaştırma amacı taşıdığı değerlendiriliyor.
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi kuruluşlar, videoyu kınayan açıklamalar yaptı. İnsan Hakları İzleme Örgütü sözcüsü, "Bu görüntüler, Filistinli tutuklulara yönelik sistematik kötü muamelenin bir kanıtıdır ve savaş suçu teşkil eder" dedi. Filistin yönetimi ise olayı Birleşmiş Milletler'e taşıyacaklarını duyurdu.
Auschwitz Benzetmesi ve Tarihsel Hafıza
Videonun Auschwitz'e benzetilmesi, tarihsel hafızada derin yaralar açan bir konuyu gündeme taşıdı. Auschwitz, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası tarafından işgal edilen Polonya'da kurulan ve yaklaşık 1,1 milyon kişinin öldürüldüğü en büyük toplama ve imha kampı olarak biliniyor. Holocaust (Soykırım) sırasında Yahudiler, Romanlar, engelliler ve diğer gruplar burada sistematik olarak katledildi.
Ben-Gvir'in videosu, bu tarihsel trajediyi hatırlatarak İsrail'in kendi geçmişiyle çelişen bir görüntü sergilediği yorumlarına yol açtı. İsrail içinde de bazı kesimler, videonun ülkeye zarar verdiğini belirterek Ben-Gvir'i eleştirdi. Muhalefet lideri Yair Lapid, "Bu provokasyon, İsrail'in uluslararası itibarını zedeliyor ve antisemitizmi körüklüyor" ifadelerini kullandı.
Filistinli Mahkûmlar ve Açlık Grevleri
Filistinli mahkûmlar, yıllardır İsrail hapishanelerinde kötü muamele, tıbbi ihmal ve keyfi tutuklamalarla karşı karşıya. Özellikle idari gözaltı uygulaması, yüzlerce Filistinlinin suçlama olmaksızın aylarca hapsedilmesine yol açıyor. Bu koşullara karşı Filistinli tutuklular sık sık açlık grevleri düzenliyor. Ben-Gvir'in videosu, bu grevleri bastırmaya yönelik bir psikolojik savaş taktiği olarak görülüyor.
İsrail hapishane hizmetleri, 2023 yılında Filistinli tutuklulara yönelik gıda kısıtlamalarını artırmıştı. Ben-Gvir, göreve geldiğinden bu yana cezaevlerinde daha sert önlemler alacağını açıklamış, "terörle mücadele" gerekçesiyle tutukluların haklarını kısıtlayan düzenlemeler yapmıştı. Bu politikalar, uluslararası hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle birçok kez kınanmıştı.
Uluslararası Tepkiler ve Yaptırım Çağrıları
Avrupa Birliği, videoyu "iğrenç" olarak nitelendirerek soruşturma başlatılmasını talep etti. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, yaptığı açıklamada, "Bu tür içerikler, uluslararası toplumun İsrail'e yönelik tutumunu daha da sertleştirecektir" dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı ise videoyu "endişe verici" bulduğunu ancak doğrudan bir yaptırım kararı almadığını bildirdi.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, olayı "nefret söylemi ve insan onurunun ihlali" olarak tanımladı. Örgüt, İsrail'i uluslararası hukuka uymaya ve Filistinli tutukluların haklarını garanti altına almaya çağırdı. Uluslararası Ceza Mahkemesi savcılığı, videonun savaş suçu kapsamında delil olarak kullanılabileceğini belirtti.
İsrail İç Siyasetinde Yansımalar
Ben-Gvir'in provokatif paylaşımı, İsrail koalisyon hükümeti içinde de huzursuzluk yarattı. Bazı bakanlar, videonun "İsrail'in meşru güvenlik kaygılarını gölgelediğini" savundu. Başbakan Binyamin Netanyahu, konuya ilişkin doğrudan bir açıklama yapmazken, ofisinden yapılan yazılı açıklamada "Bakanların kişisel sosyal medya paylaşımları hükümetin resmi politikasını yansıtmaz" denildi. Ancak muhalefet, Netanyahu'yu Ben-Gvir'i görevden almaya çağırdı.
Ben-Gvir, daha önce de Filistin karşıtı söylemleriyle gündeme gelmiş, 2022'de Mescid-i Aksa'ya yaptığı baskınla bölgesel gerilimi tırmandırmıştı. Aşırı sağcı Otzma Yehudit partisinin lideri olan Ben-Gvir, yasa dışı yerleşimleri destekliyor ve Filistin devletini tanımıyor. Bu olay, onun siyasi çizgisinin bir devamı olarak değerlendiriliyor.
Bağımsız Değerlendirme
Ben-Gvir'in yapay zekâ üretimi videosu, sadece bir propaganda aracı değil, aynı zamanda İsrail'in uluslararası hukuku hiçe sayan tutumunun bir göstergesi. Auschwitz benzetmesi, Holocaust'un acı hatıralarını canlandırırken, İsrail'in kendi kuruluş felsefesiyle çelişen bir insanlık suçu işlediği algısını güçlendiriyor. Videoya yönelik tepkiler, uluslararası toplumun Filistin meselesinde daha aktif bir rol alması gerektiğini gösteriyor. Ancak yaptırım çağrılarına rağmen somut adımların atılmaması, çifte standart eleştirilerini beraberinde getiriyor. Bu olay, yapay zekânın nefret söylemi ve savaş propagandası aracı olarak nasıl kullanılabileceğinin çarpıcı bir örneği olarak tarihe geçti.