4 Eylül 2026 itibarıyla Türk siyasetinde 'kim kime dum duma' olarak nitelendirilen bir dönem yaşanıyor. Seçim sonrası koalisyon görüşmeleri, ittifak arayışları ve parti içi dengeler, siyasi tabloyu içinden çıkılmaz bir hale getirdi. Başkent kulislerinde sıkça dile getirilen bu deyim, aslında seçmenin de kafasındaki soru işaretlerini yansıtıyor: Kim kiminle ittifak kuracak, kim muhalefette kalacak, kim iktidara ortak olacak? Belirsizlik ortamı, 2026'nın sonbaharında siyasetin ana gündem maddesi haline geldi.
Koalisyon Pazarlıkları ve İttifak Arayışları
2026 yılı başında yapılan genel seçimlerin ardından hiçbir parti tek başına iktidar olacak çoğunluğa ulaşamadı. Bu durum, siyasi partileri koalisyon arayışlarına itti. Ancak geçen sekiz aya rağmen kalıcı bir hükümet kurulamadı. Meclis'teki sandalye dağılımı şöyle: AK Parti 280, CHP 220, İYİ Parti 60, HDP 55, MHP 45, diğer partiler 40. Bu tablo, hiçbir ittifakın tek başına 301 sandalyeye ulaşamadığını gösteriyor. Dolayısıyla her parti, kendi çıkarını maksimize etmeye çalışırken, 'kim kime dum duma' durumu ortaya çıkıyor.
AK Parti, MHP ile olan mevcut ittifakını sürdürmek istiyor ancak sayısal çoğunluk için İYİ Parti'ye veya HDP'ye ihtiyaç duyuyor. CHP ise İYİ Parti ve HDP ile bir araya gelerek alternatif bir blok oluşturma peşinde. Ancak HDP'nin talepleri ve İYİ Parti'nin çekinceleri, bu ittifakı zorlaştırıyor. MHP ise HDP ile aynı masada oturmayı kesinlikle reddediyor. Bu durum, siyasi satrancı kilitliyor.
Politik Kulislerdeki Senaryolar
Kulislerde dolaşan senaryolara göre, olası hükümet formülleri şunlar:
- AK Parti-MHP-İYİ Parti: Bu üçlü ittifak, 385 sandalyeye ulaşarak rahat bir çoğunluk sağlar. Ancak İYİ Parti lideri, HDP'nin desteği olmadan böyle bir koalisyona sıcak bakmıyor. Ayrıca MHP, İYİ Parti ile geçmişteki anlaşmazlıklar nedeniyle temkinli.
- CHP-İYİ Parti-HDP: Bu blok 335 sandalye ile çoğunluğu alabilir. Fakat HDP'nin özerklik talepleri ve İYİ Parti'nin milliyetçi tabanı, bu ittifakı zorluyor. CHP lideri ise 'ülke menfaati' vurgusu yaparak esnek davranıyor.
- Büyük Koalisyon (AK Parti-CHP): 500 sandalye ile en güçlü formül. Ancak iki parti arasındaki derin görüş ayrılıkları ve seçmen tabanlarının tepkisi, bu seçeneği neredeyse imkansız kılıyor.
- Azınlık Hükümeti: AK Parti'nin MHP desteğiyle kuracağı azınlık hükümeti, güvenoyu almakta zorlanabilir. CHP'nin 'hayır' oyu kullanması durumunda hükümet düşer.
Bu senaryoların hiçbiri şu an için kesinlik kazanmış değil. Parti liderleri arasındaki görüşmeler devam ediyor ancak somut bir adım atılmış değil.
Kamuoyu ve Uzman Görüşleri
Siyaset bilimci Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, 'Kim kime dum duma' deyiminin siyasetteki karşılığını şöyle açıklıyor: 'Seçmen, kime oy verdiğini biliyor ama oyunun nereye gittiğini bilmiyor. Partiler arası pazarlıklar şeffaf değil. Bu da güven erozyonuna yol açıyor.' Yılmaz'a göre, bu belirsizlik ortamı ekonomiyi de olumsuz etkiliyor; dolar kuru ve borsa, siyasi istikrarsızlıktan doğrudan etkileniyor.
Kamuoyu araştırmalarına göre halkın yüzde 65'i bir an önce hükümet kurulmasını istiyor. Ancak hangi formülün desteklendiği konusunda net bir eğilim yok. AK Parti seçmeni koalisyon yerine erken seçimi tercih ederken, CHP seçmeni alternatif ittifak arayışında. İYİ Parti seçmeni ise kararsız.
Tarihsel Arka Plan ve Benzer Dönemler
Türkiye, geçmişte de benzer siyasi belirsizlikler yaşadı. 1990'lı yıllarda sık sık koalisyon hükümetleri kuruldu ve hiçbiri uzun ömürlü olmadı. 1999 seçimlerinden sonra DSP-MHP-ANAP koalisyonu kurulmuş, ancak ekonomik kriz ve siyasi çalkantılar nedeniyle erken seçime gidilmişti. 2015 Haziran seçimlerinden sonra da hükümet kurulamadı ve Kasım'da yeniden seçime gidildi. Şimdi 2026'da benzer bir tablo var. Ancak bu kez aktörler ve dinamikler farklı. Özellikle HDP'nin rolü ve İYİ Parti'nin konumu, denklemi değiştiriyor.
Siyasi tarihçi Dr. Elif Kaya, 'Türkiye siyaseti, uzlaşma kültüründen uzak. Herkes kendi iktidarını maksimize etmeye çalışıyor. Bu da 'kim kime dum duma' durumunu kalıcı hale getiriyor.' diyor. Kaya'ya göre, çözüm için ya erken seçim ya da daha esnek ittifak modelleri gerekli.
Gelecek Senaryoları ve Olası Gelişmeler
Önümüzdeki günlerde neler olabilir? İşte olası gelişmeler:
- Erken seçim: Eğer koalisyon görüşmeleri tıkanırsa, Cumhurbaşkanı'nın Meclis'i feshedip erken seçim kararı alması gündeme gelebilir. Anayasa'ya göre Cumhurbaşkanı, hükümet kurulamaması durumunda seçimleri yenileyebilir. Ancak bu seçeneğin siyasi maliyeti yüksek.
- Teknik hükümet: Geçici bir seçim hükümeti kurulması ve 2027'de erken seçime gidilmesi de tartışılıyor. Ancak partiler bu formüle pek sıcak bakmıyor.
- Dış müdahale: Uluslararası aktörlerin (AB, ABD) Türkiye'deki siyasi istikrarsızlıktan endişe duyduğu ve dolaylı yollarla uzlaşma çağrısı yaptığı biliniyor. Ekonomik baskılar, partileri uzlaşmaya zorlayabilir.
- Parti içi değişimler: Bazı partilerde lider değişikliği veya yeni ittifaklar gündeme gelebilir. Özellikle CHP ve İYİ Parti'de hareketlilik var.
Bu belirsizlik ortamı, Türkiye'nin önümüzdeki aylardaki siyasi gündemini belirleyecek gibi görünüyor.
Sonuç ve Değerlendirme
'Kim kime dum duma' deyimi, 4 Eylül 2026 itibarıyla Türk siyasetinin özeti niteliğinde. Seçmen, sandıkta iradesini ortaya koydu ancak siyasi partiler, bu iradeyi yönetime dönüştürmekte zorlanıyor. Koalisyon görüşmeleri, ittifak arayışları ve pazarlıklar, siyasi belirsizliği derinleştiriyor. Bu durum, ekonomiden dış politikaya kadar birçok alanı olumsuz etkiliyor. Çözüm için ya partilerin uzlaşma kültürünü benimsemesi ya da yeni bir seçim kaçınılmaz görünüyor. Ancak şu an için 'kim kime dum duma' durumu devam ediyor ve Türkiye, siyasi istikrarı yeniden tesis etmek için zorlu bir süreçten geçiyor.