Türkiye ekonomisi için kritik bir dönem başlıyor. Ramazan Bayramı sonrası piyasalar, haziran ayında açıklanacak birinci çeyrek büyüme verileri, enflasyon rakamları ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulunun (PPK) 11 Haziran'da duyuracağı faiz kararına odaklanacak. Yatırımcılar ve ekonomistler, bu veriler ışığında ekonominin yönüne ilişkin sinyaller arıyor.
Büyüme verileri ne söylüyor?
Birinci çeyrek büyüme verileri, Türkiye ekonomisinin yılın ilk üç ayında ne kadar performans gösterdiğini ortaya koyacak. Geçen yılın aynı döneminde yüzde 4,5 büyüyen ekonomi, bu yıl daha ılımlı bir artış bekleniyor. Ekonomistler, iç talepteki dengelenme ve ihracattaki zayıflığın büyümeyi sınırlayabileceğini belirtiyor. Özellikle mart ayında depremin etkilerinin bir miktar devam ettiği düşünülürse, büyüme rakamının yüzde 3-4 bandında gerçekleşmesi tahmin ediliyor. Ancak bu tahminler, piyasaların yönü için belirleyici olacak.
Enflasyon ve faiz sarmalı
Enflasyon verileri ise TCMB'nin faiz kararına ışık tutacak. Nisan ayında yıllık enflasyon yüzde 43,68 ile beklentilerin altında kalırken, aylık artış yüzde 2,39 oldu. Mayıs ayı enflasyonunun da benzer bir seyir izlemesi durumunda, TCMB'nin faizleri sabit tutması bekleniyor. PPK, son iki toplantısında politika faizini yüzde 50'de sabit bırakmıştı. Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar sıkı para politikasının süreceği sinyali verilmişti. 11 Haziran'daki toplantıda da benzer bir tutum izlenmesi bekleniyor. Ancak enflasyonun düşüş trendinde hızlanma olması halinde, sürpriz bir faiz indirimi de ihtimaller dahilinde.
Piyasalar ne bekliyor?
Döviz kurları ve borsa, bayram sonrası yoğun veri akışına hazırlanıyor. Dolar/TL kuru 32,20 seviyelerinde seyrederken, BIST 100 endeksi 10.500 puan civarında dengelendi. Uzmanlar, büyüme verisinin beklentilerin üzerinde gelmesi durumunda TL varlıklara ilginin artabileceğini, ancak enflasyonun yüksek kalması halinde risk iştahının sınırlı kalacağını ifade ediyor. Ayrıca küresel piyasalarda Fed'in faiz indirimine yönelik belirsizlikler de gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı yaratıyor. Bu çerçevede Türkiye'nin verileri, yabancı yatırımcıların ilgisini çekebilecek önemde.
Ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadelede kararlılığı ve finansal istikrarı sağlama çabaları, piyasaların odağında olmaya devam ediyor. Bayram sonrası açıklanacak veriler, ikinci çeyrek için beklentilerin şekillenmesinde de kritik rol oynayacak.