İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet'in, yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu cezaevinden tahliye edilmesi yönündeki talebi, mahkeme tarafından reddedildi. Hürriyet'in avukatlarının, müvekkillerinin tutukluluğunun hukuka aykırı olduğu ve delillerin tamamının toplandığı gerekçesiyle yaptığı itiraz, nöbetçi ağır ceza mahkemesince değerlendirildi. Mahkeme heyeti, mevcut delil durumu ve suç vasfının ağırlığı nedeniyle tahliye talebinin reddine karar verdi. Karar, İzmit'te geniş yankı uyandırırken, Hürriyet'in avukatları bir üst mahkemeye itiraz edeceklerini açıkladı.
Soruşturmanın seyri ve iddialar
Fatma Kaplan Hürriyet, İzmit Belediyesi ile ilgili yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında 1 Mart 2025 tarihinde gözaltına alınmış, ardından sevk edildiği mahkemece 'ihaleye fesat karıştırma' ve 'rüşvet' suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Soruşturma kapsamında belediyedeki bazı bürokratlar ve iş insanlarının da aralarında bulunduğu 15 kişi gözaltına alınmış, bunlardan 8'i tutuklanmıştı. İddianameye göre Hürriyet'in, bazı belediye ihalelerini belirli firmalara vererek maddi menfaat sağladığı ve bu süreçte aracılar kullandığı öne sürülüyor. Belediye Başkanı Hürriyet ise suçlamaları reddederek, siyasi bir kumpas kurulduğunu savunuyor.
Avukatlardan itiraz ve hukuki süreç
Hürriyet'in avukatları, daha önce de defalarca tahliye talebinde bulunmuş, ancak bu talepler reddedilmişti. Avukatlar, son itiraz dilekçelerinde, soruşturmanın tamamlandığını, delillerin toplandığını ve müvekkillerinin kaçma ya da delilleri karartma şüphesi bulunmadığını belirterek, tutukluluğun devamının hukuka aykırı olduğunu savundu. Ayrıca, somut delillerin olmadığını, sadece tanık ifadelerine dayanıldığını öne sürdü. Ancak mahkeme, bu gerekçeleri yeterli görmeyerek tahliye talebini reddetti. Avukat ekip, kararı bozulması için Adana Bölge Adliye Mahkemesi'ne itiraz başvurusunda bulunacaklarını duyurdu. Süreç, en üst yargı mercilerine kadar taşınabilir.
Siyasi partilerden tepkiler
Tutuklama kararı ve tahliye talebinin reddi, siyasi partilerin tepkisini çekti. Ana muhalefet partisi CHP, Hürriyet'in siyasi bir hedef alındığını belirterek, kararı kınadı. CHP Genel Başkan Yardımcısı, yaptığı yazılı açıklamada, "Belediye başkanının hiçbir somut kanıt olmaksızın tutuklu tutulması, hukuk değil siyasi bir karardır. Bu kararı tanımıyoruz, hukuk mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. MHP ise yargının kararına saygı duyduklarını, sürecin takipçisi olacaklarını açıkladı. AK Parti İzmit İl Başkanlığı ise konunun hukuk çerçevesinde çözülmesi gerektiğini vurgulayarak, yorum yapmaktan kaçındı. Sivil toplum örgütleri ve bazı meslek odaları da Hürriyet'e destek amaçlı basın açıklamaları yaparak, adil yargılama çağrısında bulundu.
İzmit'te belediye çalışmaları akamete uğradı mı?
Tutukluluğun sürmesi, İzmit Belediyesi'nin işleyişini olumsuz etkileyebilir. Başkan vekili olarak atanan Mehmet Ali Kılıç, belediye hizmetlerinin aksamaması için gayret gösterdiklerini söylese de, başkanın tutuklu olması nedeniyle bazı büyük ölçekli projelerin askıya alındığı iddiaları gündemde. Ayrıca, belediyenin mali yapısı ve ihale süreçleriyle ilgili belirsizlikler, yatırımcıları tedirgin ediyor. Hürriyet'in görevden alınması ya da istifası yönünde henüz bir adım atılmazken, İçişleri Bakanlığı'nın konuya ilişkin bir soruşturma başlatıp başlatmayacağı merak konusu. Uzmanlar, bu tür durumlarda belediyelerin hizmet üretme kapasitesinin düştüğüne, kaynakların etkin kullanılamadığına dikkat çekiyor. Özellikle kentsel dönüşüm projeleri başta olmak üzere, belediyenin birçok projesinin durma noktasına geldiği belirtiliyor.
Hukuki sürecin ve toplumsal algının analizi
Tahliye talebinin reddi, tutukluluğun devamının önünü açarken, bu durum hem hukuki hem de toplumsal boyutlarıyla tartışılmaya devam ediyor. Ceza yargılamasının temel ilkelerinden biri olan 'masumiyet karinesi', kişinin suçluluğu sabit olana kadar masum sayılmasını gerektirir. Ancak uygulamada, yolsuzluk ve irtikap gibi ağır suçlamalarda, kuvvetli suç şüphesinin bulunması halinde tutukluluk sıklıkla tercih edilen bir tedbir oluyor. Bu süreçte Hürriyet'in savunmasını yapma hakkı, adil yargılanma ilkeleri çerçevesinde korunmalı; ancak aynı zamanda yargı bağımsızlığına da saygı gösterilmelidir. Toplumda, özellikle seçilmiş bir belediye başkanının tutuklu olması, demokratik temsil ve yerel yönetimlerin işleyişi açısından soru işaretleri yaratıyor. Bu durumun, yerel halkın belediyeye ve genel olarak siyaset kurumuna olan güvenini olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. Önümüzdeki süreçte, itiraz mercilerinden çıkacak kararlar, Türkiye'de siyaset ve hukuk arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gözler önüne serecek.