İsrail ordusu, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesine rağmen Lübnan'ın güneyinde dört farklı bölgede hava ve kara saldırıları düzenledi. Saldırılar, Sur, Merciiyyun, Bint Cubeyl ve Nebatiye bölgelerindeki hedefleri kapsadı. Lübnanlı yetkililer, ateşkesin ihlal edildiğini belirterek uluslararası topluma çağrıda bulundu.
Saldırıların Ayrıntıları
İsrail ordusu, kademeli çekilmeyi öngören ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan'ın güneyindeki stratejik noktalara yönelik operasyonlarını sürdürüyor. Lübnan resmi ajansı NNA'nın verdiği bilgiye göre, İsrail savaş uçakları Sur kentine bağlı köyleri bombalarken, Merciiyyun bölgesinde de topçu birlikleri devreye girdi. Bint Cubeyl'de ise karadan giriş yapan İsrail askerlerinin çatışma çıkardığı bildirildi. Nebatiye'de ise bir dizi hava saldırısı gerçekleştirildiği aktarıldı.
Yerel kaynaklar, saldırılarda ilk belirlemelere göre sivil can kaybı yaşanmadığını ancak maddi hasarın büyük olduğunu ifade etti. Bölgede hastanelere çok sayıda yaralının kaldırıldığı, durumu ağır olanların ise başkent Beyrut'taki hastanelere sevk edildiği öğrenildi. Lübnan Kızıl Haçı, ekiplerinin bölgeye ulaşmakta güçlük çektiğini, İsrail'in araç geçişlerini engellediğini duyurdu.
Lübnan'dan Ateşkes İhlali Tepkisi
Lübnan Başbakanı Naci Mikati, ateşkesin açıkça ihlal edildiğini belirterek, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni olağanüstü toplantıya çağırdı. Mikati, 'Bu saldırılar, ateşkes anlaşmasının ruhuna aykırıdır. İsrail'in kışkırtıcı eylemleri bölgeyi yeniden savaşa sürükleyebilir' dedi. Dışişleri Bakanı Abdullah Bou Habib ise Türkiye dahil bölge ülkeleriyle temasa geçerek destek istedi.
Hizbullah hareketi ise saldırılara misilleme yapabileceği sinyali verdi. Hareketin sözcüsü, 'Ateşkesi ihlal edenler, bedelini ağır ödeyecek' açıklamasında bulundu. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ise hedeflemenin 'Hizbullah'ın yeniden silahlanmasını önlemek' amacıyla yapıldığını öne sürdü.
Uluslararası Toplumun Tepkisi
Birleşmiş Milletler Lübnan Özel Koordinatörlüğü, saldırıları 'endişe verici' olarak niteledi ve taraflara ateşkese uyma çağrısı yaptı. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İsrail'in meşru müdafaa hakkı olduğu ancak ateşkesin korunması gerektiği vurgulandı. Fransa ise tarafları itidale çağırdı.
Bölgedeki gözlemciler, İsrail'in kademeli çekilme sürecini fırsat bilerek Lübnan'ın güneyinde güvenli bir tampon bölge oluşturmaya çalıştığını ve bu nedenle saldırıları yoğunlaştırdığını belirtiyor. Ateşkes anlaşması, İsrail'in 60 gün içinde Lübnan'dan çekilmesini ve Lübnan ordusunun güney bölgelerinde konuşlanmasını öngörüyor.
Saldırıların yaşandığı bölgelerde okullar tatil edildi, binlerce sivil yeniden göç etmek zorunda kaldı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Lübnan'da insani durumun her geçen saat kötüleştiğini vurguladı. Çadır kentlerde yaşayanlar arasında panik ve güvensizlik hakim.
Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, güvenlik kabinesi toplantısında, 'Lübnan'da ateşkes, sadece kağıt üzerindedir. Kuzey cephesinde güvenliği sağlamak için operasyonlarımız sürecektir' dedi. Bu açıklama, bölgedeki tansiyonun daha da artabileceği yorumlarına neden oldu.
Türkiye'den yapılan ilk tepkide, Dışişleri Bakanlığı, 'İsrail'in ateşkesi hiçe sayan saldırılarını şiddetle kınıyoruz. Lübnan'ın toprak bütünlüğüne saygı gösterilmelidir' açıklamasında bulundu. Türkiye'nin Beyrut Büyükelçiliği de bölgedeki Türk vatandaşlarına tedbirli olmaları çağrısı yaptı.
Uzmanlar, bu saldırıların bölgesel bir çatışmaya dönüşme riski taşıdığını, ancak tarafların tam bir savaştan kaçınmak için sınırlı da olsa diyalog kanallarını açık tuttuğunu aktarıyor. Önümüzdeki saatlerde gelişmelerin, ateşkesin geleceği açısından belirleyici olacağı belirtiliyor.