Bağımsız Maden-İş Sendikası'nın Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, 7 gündür tutuklu bulunduğu cezaevinde, tutukluluğunu protesto etmek amacıyla açlık grevine başladı. Sendika yönetimi, Aksu'nun hiçbir suçlamayı kabul etmediğini ve bu eylemin, adaletsiz bir şekilde uygulandığını düşündükleri tutuklama kararına karşı bir direniş olduğunu duyurdu. Olay, sendikal haklar ve ifade özgürlüğü bağlamında geniş yankı uyandırdı.
Sendikadan Yapılan Açıklama
Bağımsız Maden-İş Sendikası'ndan yapılan yazılı açıklamada, Başaran Aksu'nun işçi örgütlenmesi konusundaki meşru çalışmaları nedeniyle hedef alındığı belirtildi. Açıklamada, "Aksu, yalnızca işçilerin yasal haklarını savunmuş ve örgütlenme özgürlüğü için mücadele etmiştir. Bu tutuklama, sendikal faaliyetleri sindirmeye yönelik bir girişimdir. Başaran Aksu, bu haksız tutuklamaya karşı onurlu bir duruş sergileyerek açlık grevine başlamıştır. Kendisinin yanındayız, mücadelesini sonuna kadar destekliyoruz" ifadelerine yer verildi. Sendika ayrıca, Aksu'nun sağlık durumunun yakından takip edildiğini ve hukuki sürecin titizlikle sürdürüleceğini kaydetti.
Tutuklama Süreci ve Öncesi
Başaran Aksu'nun tutuklanmasına giden süreç, geçtiğimiz hafta içinde başladı. Aksu, görev yaptığı maden sahasında işçilerin örgütlenmesine destek verdiği gerekçesiyle gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece "örgüt üyeliği" iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ancak sendika yetkilileri, bu suçlamanın tamamen asılsız olduğunu ve Aksu'nun hiçbir yasa dışı faaliyetinin bulunmadığını dile getiriyor. Sendika avukatları, tutuklama kararına itiraz etti ve yakın zamanda tahliye talebiyle yeniden mahkemeye başvuracaklarını açıkladı. Aksu'nun avukatı Hüseyin Demir, yaptığı açıklamada, "Müvekkilimizin tutuklanması hukuka aykırıdır. Delil yok, şüphe yok, sadece sendikal faaliyetler var. Bu karar derhal kaldırılmalıdır" dedi.
Destek Kampanyaları ve Tepkiler
Başaran Aksu'nun açlık grevi, kısa sürede birçok sivil toplum kuruluşu, sendika ve siyasi partiden destek gördü. İşçi Sendikaları Konfederasyonu, siyasi partiler ve insan hakları örgütleri, Aksu'nun serbest bırakılması için çağrıda bulundu. Sosyal medyada #BaşaranAksuYalnızDeğildir ve #ÖrgütlenmeHaktır etiketleriyle dayanışma kampanyaları düzenleniyor. Ayrıca, birçok ilde sendika binaları önünde basın açıklamaları yapılması planlanıyor. Basın açıklamasına destek veren Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı, "Başaran Aksu, bu ülkede emeğin ve örgütlülüğün simgesi haline gelmiştir. Onun açlık grevi, sadece kişisel bir protesto değil, tüm işçi sınıfının adalet talebidir" şeklinde konuştu.
Gözlerdeki Kamuoyu ve Hukuki Süreç
Açlık grevinin devam ettiği bugünlerde, gözler Türkiye Barolar Birliği ve Adalet Bakanlığı'na çevrilmiş durumda. Bağımsız Maden-İş Sendikası hukuk müşaviri, sürecin yakından takip edildiğini ve Aksu'nun sağlık durumunun her gün rapor edildiğini belirtti. Hukuki süreçte, tutukluluğa itiraz dilekçelerinin önümüzdeki günlerde değerlendirileceği öğrenildi. Sendika yetkilileri, adli tatil nedeniyle yaşanabilecek gecikmelere rağmen, hukuki mücadelenin kararlılıkla süreceğini vurguladı. Başaran Aksu'nun açlık grevinin ne kadar süreceği henüz bilinmiyor; ancak sendika, tutukluluğun devam etmesi halinde eylemin süreceğini ve daha geniş katılımlı eylemlerin gündeme geleceğini ifade etti.
Bu olay, sendikal hakların kullanımının önündeki engelleri ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik tehditleri bir kez daha gündeme getiriyor. Türkiye'de işçi sendikalarının karşılaştığı baskılar, uluslararası çalışma örgütlerinin de dikkatini çekmiş durumda. Başaran Aksu'nun açlık grevi, bu bağlamda yalnızca bireysel bir eylem olmanın ötesinde, toplumsal bir adalet arayışının sembolü haline geldi. Önümüzdeki günlerde hukuki süreçte yaşanacak gelişmeler, hem Aksu'nun kaderini hem de Türkiye'deki sendikal hareketin geleceğini etkileyecek önemde.