Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail'in Suriye'nin İdlib şehrinin kırsalında bulunan ve Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından kullanılan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne yönelik saldırısını şiddetle kınadı. Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail yönetimine açık bir uyarıda bulunarak, Türkiye'yi kışkırtmaktan derhal vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı. MHP lideri, bu saldırının bölgedeki gerginliği tehlikeli bir boyuta taşıdığını belirterek, Türk milletinin sabrının taşmak üzere olduğunun sinyallerini verdi.
İsrail'in Saldırısı ve Türkiye'nin Tepkisi
İsrail ordusuna ait savaş uçakları, 5 Ekim 2025 tarihinde (bugün), İdlib kırsalındaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne hava saldırısı düzenledi. Saldırı sonucunda askeri üste bulunan bazı tesislerin hasar gördüğü ve birkaç askerimizin yaralandığı öğrenildi. Milli Savunma Bakanlığı yaptığı ilk açıklamada, olayın şiddetle kınandığını ve gerekli hukuki ve askeri girişimlerin başlatıldığını duyurdu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, olayın ardından yaptığı açıklamada, "İsrail yönetimi, yakın tarihte yaptığımız uyarıları görmezden gelmiştir. Bu saldırı, Türkiye'ye karşı açık bir meydan okumadır. Türk milletinin sabrı sonsuz değildir. İsrail bu kışkırtıcı tutumundan derhal vazgeçmelidir. Aksi takdirde sonuçları ağır olacaktır" ifadelerini kullandı. Bahçeli, Türkiye'nin Suriye'nin toprak bütünlüğüne ve kendi ulusal güvenliğine yönelik her türlü tehdide karşı gereken cevabı verebilecek güce sahip olduğunu da sözlerine ekledi.
Bölgesel Bağlam ve Türkiye'nin Rolü
Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü, Suriye'nin kuzeybatısında, İdlib'in güneydoğusunda yer almakta ve 2017 yılından bu yana Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından aktif olarak kullanılmaktadır. Üs, bölgedeki terör unsurlarına karşı yürütülen operasyonlarda ve insani yardım faaliyetlerinin koordinasyonunda stratejik bir öneme sahiptir. Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde oluşturduğu güvenli bölge ve gözlem noktalarıyla hem terörle mücadele etmek hem de bölgede istikrarı sağlamak amacıyla varlığını sürdürmektedir.
Ancak İsrail'in Suriye topraklarına yönelik hava saldırıları son dönemde artış göstermiş, bazı saldırılar Türk askeri varlığının yakınlarını hedef almıştır. Geçtiğimiz aylarda da benzer bir olay yaşanmış, Türkiye Dışişleri Bakanlığı İsrail'in bu tür saldırılarının kabul edilemez olduğunu uluslararası platformlarda dile getirmişti. Bu kez saldırının doğrudan bir Türk üssüne yapılması, Ankara'nın tepkisinin çok daha sert olmasına neden olmuştur.
Türkiye'nin Caydırıcılığı ve Uluslararası Hukuk
Devlet Bahçeli'nin açıklamaları, Türkiye'nin uluslararası hukuktan doğan meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu göstermektedir. MHP lideri, "Türkiye, kendi topraklarına ve askerlerine yönelik herhangi bir saldırıya karşılık verme hakkına sahiptir. Bu hak, uluslararası hukukun güvence altına aldığı bir haktır. İsrail, Türkiye'nin gücünü ve kararlılığını test etmeye kalkışmamalıdır" diyerek caydırıcı bir mesaj verdi.
Öte yandan, konuyla ilgili olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin acil toplantıya çağrılması bekleniyor. Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi, saldırının kınanması ve benzer olayların tekrarlanmaması için uluslararası topluma çağrıda bulunacak.
Sonuç ve Değerlendirme
İsrail'in bu saldırısı, bölgedeki dengeleri altüst edebilecek ciddiyettedir. Türkiye'nin İdlib'deki askeri varlığı, sadece kendi ulusal güvenliği için değil, aynı zamanda bölgedeki sivillerin korunması ve insani krizlerin önlenmesi açısından da kritik önem taşımaktadır. İsrail'in bu tür kışkırtıcı eylemleri, iki ülke arasındaki gerilimi artırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Türkiye'nin gösterdiği irade, uluslararası toplum tarafından da desteklenmelidir. Aksi takdirde, bölgede yeni bir çatışma ortamı doğabilir. Türk milleti ve devleti, her zaman olduğu gibi, haklarını sonuna kadar savunacaktır. Bu sadece bir uyarı değil, bir gerekliliktir.