Koruma kararına rağmen uğradığı bıçaklı saldırı sonucu ağır yaralanan kadın hakları savunucusu Ayşenur Kırık'ın davasının ilk duruşması görüldü. Sanık, saldırı anında kendisini engellemeye çalışan Kırık'ın anne ve babasını suçlarken, müşteki avukatları saldırının "öldürme kastıyla" yapıldığını savundu. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Duruşmada sanığın savunması tansiyonu yükseltti
İstanbul Adliyesi'nde görülen duruşmada, sanık M.B., mağdur Ayşenur Kırık'ın kendisine hakaret ettiğini öne sürdü. Ayrıca saldırıyı engellemeye çalışan anne ve babayı suçlayan sanık, "Bana bağırdılar, ben de kendimi savundum" dedi. Müşteki taraf ise sanığın olay öncesi Ayşenur Kırık'ı uzun süre takip ettiğini ve koruma kararını ihlal ederek evinin önünde pusu kurduğunu belirtti.
Olay, geçtiğimiz ay İstanbul'un Kadıköy ilçesinde meydana geldi. Ayşenur Kırık, sosyal medya hesapları üzerinden kadın cinayetlerine dikkat çekmesiyle tanınıyordu. Saldırı öncesinde hakkında koruma kararı bulunan M.B., bu kararı hiçe sayarak Kırık'ı evinin önünde bıçakladı. Saldırıda Kırık'ın babası da yaralanırken, anne ise kalp krizi geçirdi.
Avukatlardan öldürme kastı iddiası
Müşteki avukatları, sanığın bilinçli bir şekilde koruma kararını ihlal ettiğini ve defalarca tehdit mesajları gönderdiğini belirtti. Avukatlar, "Müvekkilimiz tam 3 kez bıçaklanmıştır. Darbe bölgeleri hayati organlara yöneliktir. Bu, açıkça öldürme kastıdır" şeklinde konuştu. Duruşmada, sanığın akıl sağlığı yerinde olduğu ve cezai ehliyetinin tam olduğu yönünde rapor sunuldu.
Ailenin avukatı, "Bu saldırı, yalnızca Ayşenur'a değil, tüm kadın hakları mücadelesine yapılmış bir saldırıdır. Koruma kararlarının uygulanabilirliği sorgulanmalıdır" ifadelerini kullandı. Savcı, duruşma sonunda sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.
Kadın hakları savunucularından destek yağmuru
Duruşmayı, aralarında kadın örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin de bulunduğu çok sayıda kişi takip etti. Adliye önünde toplanan grup, "Kadınların sesi olacağız", "Yaşamak istiyoruz" sloganları attı. Ayşenur Kırık'ın duruşmaya getirilememesi, sağlık durumunun ciddiyetini gösterdi.
Olay, kadına yönelik şiddet ve koruma kararlarının etkinliği konusunu yeniden gündeme taşıdı. Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında çalışan uzmanlar, koruma kararlarının uygulanmamasının kadınları daha büyük risk altına soktuğuna işaret ediyor.