Anayasa Mahkemesi (AYM), Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinde yer alan ve boşanan eşe süresiz nafaka ödenmesini düzenleyen hükmü oy çokluğuyla iptal etti. Yüksek Mahkeme, süresiz nafakanın Anayasa'nın eşitlik ve adalet ilkelerine aykırı olduğuna hükmetti. Karar, Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecek. Bu süre içinde TBMM'nin yeni bir düzenleme yapması bekleniyor.
İptal kararının gerekçesi
AYM, başvuruda süresiz nafakanın boşanan taraflar arasında ekonomik dengesizliği sürekli kıldığı, nafaka yükümlüsünün maddi özgürlüğünü sınırladığı ve bu durumun Anayasa'nın 13. ve 35. maddelerine aykırılık teşkil ettiğini belirtti. Ayrıca, nafaka süresinin belirsizliğinin hukuki güvenlik ilkesini zedelediği vurgulandı. Kararda, nafaka miktarının ve süresinin her somut olayda hakim tarafından belirlenmesi gerektiği, ancak kanunda süresiz nafaka imkanının genel bir kural haline getirilmesinin Anayasa'ya aykırı olduğu ifade edildi.
Kararın etkileri
İptal kararı, halihazırda süresiz nafaka alan veya ödeyen kişilerin durumunu doğrudan etkilemiyor; zira karar dokuz ay sonra yürürlüğe girecek. Bu süre zarfında mevcut nafaka düzenlemeleri geçerliliğini koruyacak. Ancak yeni boşanma davalarında süresiz nafaka talep edilemeyecek; hakimler, nafakanın süresini ve miktarını somut koşullara göre belirleyecek. Yargıtay içtihatları, nafakanın süresiz olabileceğine hükmetmişti, ancak bu kararla birlikte Yargıtay'ın bu yöndeki içtihatlarını değiştirmesi bekleniyor.
Nafaka mağdurları sevindi
Süresiz nafaka uygulaması, özellikle erkekler tarafından sıkça eleştirilen bir konuydu. Mağdurlar, nafaka ödemelerinin hayat boyu sürmesinin ekonomik özgürlüklerini kısıtladığını ve yeni bir hayat kurmalarını engellediğini savunuyordu. Kadın hakları örgütleri ise kararın, boşanma sonrası ekonomik olarak zor durumda kalan kadınları olumsuz etkileyebileceğini ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirtti. Konuyla ilgili açıklama yapan Adalet Bakanlığı, yeni düzenleme için çalışmalara başladıklarını duyurdu.
AYM'nin bu kararı, nafaka hukukunda önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Boşanma sonrası mali destek mekanizmasının yeniden tanımlanması, hem boşanan tarafların haklarını korumak hem de adil bir denge kurmak açısından kritik öneme sahip. Türkiye'de nafaka sistemi, kadınların işgücüne katılım oranının düşüklüğü dikkate alınarak yeniden şekillendirilmeli; kısa süreli ve sınırlı nafaka yerine, mesleki eğitim ve iş bulma destekleri gibi yapıcı çözümler teşvik edilmelidir.