Anayasa Mahkemesi (AYM), Eğitim-İş eski Genel Başkanı Veli Demir’in, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle mahkûmiyetine ilişkin kararın ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine karar verdi. Yüksek mahkeme, Demir'in paylaşımının darbe girişimini kınarken dönemin hükümet politikalarını eleştirdiğini, bu nedenle suç unsuru taşımadığını belirtti. Karar, Türkiye'de ifade özgürlüğünün sınırları açısından emsal niteliği taşıyor.
Paylaşımın içeriği ve yargı süreci
Veli Demir, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, FETÖ'nün darbe teşebbüsünü kınarken, dönemin AK Parti hükümetinin politikalarını da eleştirdi. Paylaşımda, 'Darbeyi kınıyorum, ancak bu ülkeyi bu hale getirenler de hesap vermeli' ifadelerine yer verildiği öğrenildi. Bu paylaşım üzerine hakkında soruşturma başlatılan Demir, yerel mahkeme tarafından 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçundan ceza aldı. Karar, istinaf ve Yargıtay tarafından onanınca Demir, AYM'ye bireysel başvuruda bulundu.
AYM'nin gerekçesi: Eleştiri ifade özgürlüğü kapsamında
Anayasa Mahkemesi, başvuruyu değerlendirerek, Veli Demir'in paylaşımının darbe girişimini net bir şekilde kınadığını, hükümete yönelik eleştirilerin ise demokratik bir toplumda ifade özgürlüğü kapsamında korunması gerektiğini vurguladı. Yüksek mahkeme, 'Bir kamu görevlisinin veya sendika başkanının, darbe girişimi gibi olağanüstü bir durumda dahi olsa, hükümet politikalarını eleştirmesi, ifade özgürlüğünün gereğidir' ifadelerini kullandı. AYM, yerel mahkemenin Demir'e verdiği cezada ifade özgürlüğü ihlali olduğuna hükmederek, yeniden yargılama yapılması için dosyayı ilgili mahkemeye gönderdi.
İfade özgürlüğü ve darbe girişimi sonrası hukuki tartışmalar
15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye'de sosyal medya paylaşımları nedeniyle birçok kişi hakkında soruşturma başlatılmıştı. Özellikle darbe girişimini kınarken hükümet politikalarını eleştirenler, 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' ya da 'Cumhurbaşkanına hakaret' gibi suçlamalarla yargılanmıştı. Bu karar, eleştiri ile suç arasındaki çizginin yeniden belirlenmesi açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Anayasa hukukçuları, AYM'nin bu kararının, darbe girişimi sonrası oluşan hassas ortamda dahi ifade özgürlüğünün temel bir hak olduğunu teyit ettiğini belirtiyor.
Öte yandan, kararın bağlayıcı olmasına rağmen, yerel mahkemelerin AYM kararlarını uygulamada zaman zaman zorluk çıkardığı biliniyor. Veli Demir'in avukatları, yeniden yargılama sürecinin takipçisi olacaklarını ve müvekkillerinin beraatini beklediklerini açıkladı. Eğitim-İş Sendikası ise yaptığı yazılı açıklamada, 'AYM'nin bu kararı, sadece Veli Demir için değil, tüm sendika yöneticileri ve kamu çalışanları için bir zaferdir' ifadelerine yer verdi. Karar, Türkiye'de ifade özgürlüğü alanındaki tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı.