Aydın'ın Efeler ilçesinde serinlemek amacıyla girdiği derede gözden kaybolan 16 yaşındaki Ahmet Akdeniz, kısa süre sonra ekipler tarafından bulunarak hastaneye kaldırıldı ancak tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olay, dün öğle saatlerinde Efeler ilçesi kırsalında meydana geldi. Arkadaşlarıyla birlikte dere kenarında vakit geçiren Akdeniz, bir anda suyun içinde kayboldu. Arkadaşlarının ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaklaşık yarım saatlik aramanın ardından Akdeniz'in cansız bedeni sudan çıkarıldı. Olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından Aydın Devlet Hastanesi'ne kaldırılan genç, burada yapılan tüm çabalara rağmen kurtarılamadı.
Yetkililerden uyarı
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte dere, göl ve gölet gibi su kaynaklarında yaşanan boğulma vakaları artış gösteriyor. Aydın Valiliği, vatandaşları özellikle akıntısı bilinmeyen ve derinliği belli olmayan sularda yüzmekten kaçınmaları konusunda uyardı. Yetkililer, serinlemek için belirlenmiş plaj ve yüzme alanlarının tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Ahmet Akdeniz'in ölümü, ailesi ve yakın çevresinde büyük üzüntüye neden oldu. Genç Ahmet'in cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından defnedilmek üzere ailesine teslim edildi.
Olayla ilgili soruşturma
Jandarma ekipleri, olayın meydana geldiği dere çevresinde güvenlik önlemleri alırken, savcılık tarafından soruşturma başlatıldı. Olayın tanıkları ifadelerine başvurulmak üzere karakola götürüldü. İlk belirlemelere göre, derenin bazı bölgelerinde ani derinlik değişimleri olduğu ve güçlü akıntılar bulunduğu öğrenildi. Bu tür üzücü olayların tekrarlanmaması için yerel yönetimlerin tehlikeli bölgelere uyarı levhaları yerleştirmesi ve düzenli denetimler yapması gerekiyor.
Türkiye'de her yıl yaz aylarında onlarca kişi boğulma nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Uzmanlar, özellikle çocukların ve gençlerin suya girmeden önce mutlaka bir yetişkine haber vermeleri ve can yeleği gibi güvenlik ekipmanları kullanmaları gerektiğini belirtiyor. Aydın'daki bu üzücü olay, bir kez daha su güvenliği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini gösteriyor.