İzmir'in Bergama ilçesinde geleneksel yöntemlerle parşömen üreten, son "karatabak" ustası olarak bilinen ve "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödülüne layık görülen İsmail Araç, 93 yaşında hayatını kaybetti. Bergama'da uzun yıllardır deri işleme ve parşömen yapımıyla uğraşan Araç, mesleğinin son temsilcisi olarak kültürel mirasın yaşatılması adına önemli bir isimdi.
Karatabaklık Mesleğinin Son Temsilcisi
İsmail Araç, 1930 yılında Bergama'da doğdu. 14 yaşında başladığı tabakçılık mesleğinde 70 yılı aşkın süre çalıştı. Karatabaklık, hayvan derilerinin işlenerek parşömen ve diğer deri ürünlerine dönüştürülmesi işlemine verilen isim. Araç, bu zanaatı hiçbir teknolojik alet kullanmadan, tamamen geleneksel yöntemlerle icra ediyordu. Derileri kireçleme, tüylerini temizleme, germe ve kurutma aşamalarını elle yapan usta, ürettiği parşömenleri özellikle hat sanatçılarına ve restoratörlere tedarik ediyordu.
2013 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödülüne layık görülen Araç, bu unvanla Türkiye'nin somut olmayan kültürel mirasının korunmasında önemli bir rol üstlendi. Ancak mesleğin zorluğu ve yetişen çırak bulunamaması nedeniyle karatabaklık, onunla birlikte son buluyor.
Bir Ustanın Ardından
İsmail Araç'ın vefatı, Bergama'da ve kültürel miras çevrelerinde büyük üzüntü yarattı. Bergama Belediyesi yaptığı açıklamada, "İlçemizin kıymetli değeri, son karatabak ustamız İsmail Araç'ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz" ifadelerine yer verdi. Araç'ın cenazesi, Bergama'da kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.
Ustanın ölümü, sadece bir mesleğin değil, aynı zamanda binlerce yıllık bir geleneğin de sona erdiğine işaret ediyor. Parşömen, tarih boyunca yazı malzemesi olarak kullanılmış, özellikle Orta Çağ'da Avrupa'da yaygınlaşmıştı. Günümüzde ise daha çok restorasyon ve sanat amaçlı kullanılıyor. İsmail Araç, bu kültürel mirası yaşatan son kişi olarak hafızalarda kalacak.
Bergama, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle bilinen bir bölge. Ancak kaybolmaya yüz tutan meslekler, bu mirasın sadece fiziksel yapılardan ibaret olmadığını gösteriyor. Somut olmayan kültürel mirasın korunması için devletin ve sivil toplumun daha fazla çaba göstermesi gerekiyor. İsmail Araç'ın ardında bıraktığı boşluk, bu mesleklerin gelecek nesillere aktarılmasının ne kadar zor olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.