Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi'nde devam eden kapsamlı restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi. Bakan Ersoy, restorasyonun üçüncü etabının tamamlandığını müjdeledi ve 'Fatih'in emanetini tarihinin en kapsamlı restorasyonuna aldık' diyerek çalışmaların dört etap halinde sürdüğünü belirtti. Bu önemli gelişme, İstanbul'un simge yapılarından biri olan Ayasofya'nın gelecek nesillere aktarılması için atılmış büyük bir adım olarak değerlendiriliyor.
Üçüncü Etap Tamamlandı: Çalışmalar Hız Kesmeden Devam Ediyor
Bakan Ersoy, ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, Ayasofya'nın restorasyon sürecinin planlandığı gibi ilerlediğini vurguladı. Üçüncü etabın tamamlanmasıyla birlikte kubbe, ana yapı ve taşıyıcı sistemlerdeki güçlendirme çalışmalarının büyük ölçüde bittiğini ifade etti. Ersoy, 'Bu restorasyon, Ayasofya'nın 1500 yıllık tarihinde gerçekleştirilen en detaylı ve kapsamlı müdahaledir. Amacımız, bu eşsiz eseri depreme karşı dirençli hale getirmek ve özgün dokusunu koruyarak geleceğe taşımaktır.' şeklinde konuştu.
Restorasyonun dördüncü ve son etabında ise iç mekandaki süslemeler, çini ve mozaiklerin bakımı ile çevre düzenlemeleri yer alacak. Bakan ayrıca, cami ibadete açıkken devam eden çalışmaların, ziyaretçilerin güvenliği ve konforu göz önünde bulundurularak yürütüldüğünü de sözlerine ekledi.
Ayasofya'nın Tarihi ve Restorasyonun Önemi
İstanbul'un fethinden sonra camiye çevrilen Ayasofya, 1935'te müzeye dönüştürülmüş, 2020'de ise yeniden ibadete açılmıştı. Bu süreçte yapıda çeşitli bakım ve onarım çalışmaları yapılmış olsa da, mevcut restorasyon, kapsamı ve teknik detaylarıyla önceki tüm müdahalelerin ötesinde bir özellik taşıyor.
Uzmanlar, bu restorasyonun sadece bir onarım değil, aynı zamanda bilimsel bir araştırma projesi olduğunu vurguluyor. Çalışmalar sırasında yapının statik analizleri yapıldı, malzeme bilimi alanında testler gerçekleştirildi ve tarihi dokunun korunması için özel yöntemler geliştirildi. Proje kapsamında ayrıca, dijital tarama teknolojileri kullanılarak Ayasofya'nın sanal bir kopyası da oluşturulacak. Böylece olası bir hasar durumunda orijinal dokunun birebir iadesi mümkün olabilecek.
Ayasofya'da yürütülen restorasyon çalışmaları, hem ulusal hem de uluslararası alanda yakından takip ediliyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bu tarihi yapının, restorasyonunun tamamlanmasıyla birlikte ihtişamını koruyarak yüzlerce yıl daha ayakta kalması hedefleniyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın titizlikle yürüttüğü bu proje, Türkiye'nin kültürel mirasına verdiği önemin de bir göstergesi.
Bakan Ersoy, konuşmasının sonunda, restorasyonun 2025 yılı sonunda tamamlanmasının planlandığını belirtti. Çalışmaların aksama olmadan sürdüğünü ifade eden Bakan, Ayasofya'nın restorasyonunun, Türk inşaat sektörünün ve restorasyon alanındaki uzmanların başarısını da dünyaya gösterdiğini söyledi. Tarihi yarımadada yükselen bu eşsiz eserin yeniden ayağa kalkışına tanıklık etmek, hem İstanbullular hem de tüm Türkiye için gurur verici bir gelişme olarak nitelendiriliyor.