İstanbul'da müzeden camiye dönüştürülen Ayasofya-i Kebir Camii'nde geçtiğimiz aylarda Bizans İmparatorluğu'na ait olduğu iddia edilen bir bayrak açan iki Yunan turist, yaklaşık iki ay süren tutukluluğun ardından tahliye edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Yunanistan uyruklu turistler hakkında 'ibadethaneyi ve dini sembolleri aşağılama' suçundan adli kontrol şartıyla serbest bırakılmalarına karar verildi. Olay, iki ülke arasında diplomatik gerilimi artırırken, tahliye kararı uluslararası kamuoyunda da yankı buldu.
Olayın Detayları
Geçtiğimiz mayıs ayında, Ayasofya-i Kebir Camii'ni ziyaret eden iki Yunan turistin, Bizans dönemine ait olduğu belirtilen sarı zemin üzerine çift başlı kartal figürlü bir bayrağı açarak fotoğraf çektirdiği tespit edilmişti. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntüler üzerine harekete geçen emniyet güçleri, turistleri gözaltına almış ve çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmalarına karar verilmişti. Olay, özellikle dini hassasiyetlerin yoğun olduğu bir mekânda yaşanması nedeniyle büyük tepki çekmiş, sosyal medyada geniş yankı uyandırmıştı. Tutukluluk sürecinde Yunanistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nun da sürece dahil olduğu, konsolosluk yetkililerinin düzenli olarak turistleri ziyaret ettiği öğrenildi.
Hukuki Süreç ve Tahliye
Yaklaşık iki ay boyunca cezaevinde kalan turistlerin avukatları, müvekkillerinin eyleminin bir suç kastı taşımadığını, sadece tarihi bir sembolü fotoğraflamak amacıyla bayrağı açtıklarını savundu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yürüttüğü soruşturma sonucunda, turistlerin yurt dışına kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakılmalarına hükmetti. Adli kontrol kapsamında, turistlerin yurt dışına çıkış yasağı konuldu ve belirli aralıklarla karakola imza atmaları şartı getirildi. Ayrıca, haklarında 'Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, devletin kurum ve organlarını aşağılama' suçundan da soruşturma başlatıldığı, ancak bu yönde henüz bir iddianame hazırlanmadığı bildirildi. Kamuoyunda, tahliye kararının Türkiye ve Yunanistan arasındaki son dönemde yumuşamaya başlayan ilişkilerin bir yansıması olduğu yorumları yapılırken, diğer yandan 'dini değerlere saygısızlık' yapan kişilerin cezasız kalmaması gerektiğini düşünenler de bulunuyor.
Siyasi ve Toplumsal Yansımalar
Ayasofya, 1934 yılında müzeye dönüştürülmüş, 2020 yılında ise Danıştay kararıyla tekrar cami statüsü kazanmıştı. Bu nedenle olay, hem Türkiye'de hem de uluslararası alanda hassasiyetle takip ediliyor. Türk yetkililer, ibadethaneye yönelik saygısızlığa müsamaha gösterilmeyeceğini vurgularken, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı ise vatandaşlarının adil yargılanması gerektiğini ve iki ülke arasındaki kültürel diyaloğun bu tür olaylardan zarar görmemesi temennisinde bulundu. Olay, özellikle sosyal medyada iki ülke arasındaki tarihsel rekabeti yeniden gündeme taşıdı. Bazı çevreler, Yunan turistlerin eyleminin 'provokasyon' olduğunu iddia ederken, bazıları da turistlerin bilinçsizce hareket ettiğini düşünüyor. Uzmanlar, bu tür olayların Türkiye ile Yunanistan arasında son yıllarda gelişen pozitif diyaloğa gölge düşürmemesi gerektiğini belirtiyor.