CHP'de "mutlak butlan" kararıyla genel başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu'nun maden işçileri için sarf ettiği "alın teri" vurgulu sözleri, partiden işten çıkarılan bir emekçinin sert tepkisiyle karşılaştı. CHP Ankara İl Başkanlığı'nda 6 yıl 2 ay kameraman olarak çalışan Serkan Balahan, Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından Kod 48 ile işten çıkarıldığını belirterek, "Söylem değil, uygulama konuşur" dedi. Balahan'ın açıklamaları, siyasi söylem ile fiili uygulamalar arasındaki çelişkiyi bir kez daha gündeme taşıdı.
Kod 48 ile işten çıkarılma
Serkan Balahan, CHP'deki görevine 2017 yılında başladığını ve 6 yıl 2 ay boyunca kesintisiz çalıştığını ifade etti. İşten çıkarılma gerekçesinin kendisine net olarak bildirilmediğini söyleyen Balahan, sürecin "Kod 48" olarak adlandırılan ve işverenin tek taraflı fesih yetkisini içeren bir maddeyle gerçekleştiğini kaydetti. Bu durumun, özellikle iş güvencesi ve sendikal haklar açısından tartışmalı bir uygulama olduğuna dikkat çekildi.
Balahan, Kılıçdaroğlu'nun bir televizyon programında maden işçilerinin emeğine vurgu yaparak söylediği "alın teri" sözlerine atıfta bulundu. "Sayın Kılıçdaroğlu, maden işçileri için 'alın teri' diyor ama kendi partisinde çalışan bir kameramanı Kod 48 ile işten çıkarıyor. Bu söylemle uygulama arasındaki çelişkiyi görmek gerek" ifadelerini kullandı. Balahan, işten çıkarılma kararının haksız olduğunu ve yargıya taşıyacağını duyurdu.
Söylem ile uygulama arasındaki uçurum
CHP'deki bu olay, parti içi çalışan hakları ve liyakat tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlık süreci boyunca sık sık emek, dayanışma ve adalet vurgusu yapmasına karşın, parti bünyesinde benzer sorunların yaşanması eleştirilere neden oluyor. Özellikle "mutlak butlan" kararıyla göreve gelen Kılıçdaroğlu yönetiminin, bu tür uygulamalarla kendi söylemleriyle çeliştiği belirtiliyor.
Serkan Balahan'ın yaşadığı sürecin bir benzerinin CHP'de daha önce de görüldüğü biliniyor. Parti çalışanlarının zaman zaman keyfi uygulamalarla karşı karşıya kaldığı iddiaları, yerel seçimler öncesinde parti içi huzursuzluğu artırabilir. Balahan'ın bu tavrı, sadece bireysel bir hak arayışı değil, aynı zamanda siyasi söylemlerin ne kadar samimi olduğuna dair bir test niteliği taşıyor.
CHP Genel Merkezi'nden konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak Balahan'ın iddiaları, sosyal medyada geniş yankı buldu. Birçok kullanıcı, Kılıçdaroğlu'nun işçi hakları konusundaki söylemleri ile parti içi uygulamalar arasındaki tutarsızlığı eleştiren paylaşımlar yaptı. Parti yönetiminin bu eleştirilere nasıl yanıt vereceği merak konusu.
Bağımsız değerlendirmeler, siyasi partilerin kendi bünyelerindeki çalışan haklarına saygı göstermelerinin, topluma verdikleri mesajların inandırıcılığı açısından kritik olduğunu vurguluyor. Söylem ne kadar güçlü olursa olsun, uygulamadaki tutarlılık sorgulandığında güven kaybı kaçınılmaz hale geliyor. Serkan Balahan'ın bu duruşu, sadece bir işçinin hak arayışı değil, aynı zamanda siyasetin etik sınırlarına dair de bir uyarı niteliğinde.