İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile ilgili davaların 42. duruşma günü Silivri Cezaevi Kampüsü'nde devam ederken, mahkemenin bayram tatili öncesinde verdiği mutlak butlan kararı siyaset gündemindeki yerini koruyor. Silivri'deki Cumhuriyet TV canlı yayınına katılan Avukat Kazım Yiğit Akalın, kararı değerlendirirken, CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerin “devlet aklı” kavramını kullanarak kamuoyunu yanılttığını iddia etti. Akalın, “Kurtlar Vadisi havalarıyla çocuk kandırıyorlar” ifadelerini kullandı.
Mutlak butlan kararı ve yansımaları
Mahkeme heyeti, İBB ile ilgili bazı işlemlerin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle mutlak butlan kararı vermişti. Karar, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve belediye yönetimi tarafından sert şekilde eleştirilirken, hükümet kanadından destek açıklamaları geldi. Avukat Akalın, kararın teknik detaylarına değinerek, butlan kararının idari işlemleri geçmişe dönük olarak ortadan kaldırdığını ve bu nedenle ciddi hukuki sonuçlar doğuracağını belirtti.
“Devlet aklı” tartışmaları
Akalın, yayında yaptığı açıklamada, Kılıçdaroğlu’na yakın bazı isimlerin butlan kararını “devlet aklının bir tezahürü” olarak yorumladığını hatırlattı. Bu benzetmeyi eleştiren Akalın, “Devlet aklı kavramı, darbe dönemlerinde sıkça kullanılan bir kavramdır. Bugün bu kavramı kullanarak, hukuki süreci meşrulaştırmaya çalışmak, Kurtlar Vadisi havalarıyla çocuk kandırmaktan farksız” dedi. Akalın, kamuoyunun bu tür söylemlerle yanıltılmaması gerektiğini vurguladı.
Duruşma süreci ve tarafların tutumu
İBB’ye yönelik soruşturma kapsamında açılan davalar, aylardır Silivri’de görülüyor. Duruşmaları İmamoğlu ve CHP’li bazı belediye başkanları da takip ederken, savunmaların genellikle sivil itaatsizlik ve hukuk dışı uygulamalar üzerine yoğunlaştığı öğrenildi. Mahkeme heyetinin tutumu ise taraflarca farklı yorumlanıyor. AK Parti sözcüleri, kararların hukuka uygun olduğunu belirtirken, CHP kanadı “siyasi baskı” suçlamasında bulunuyor.
Hukuki ve siyasi bağlam
Mutlak butlan kararı, Türkiye’de yerel yönetimlerin kararlarına karşı nadiren başvurulan bir hukuki yol. Uzmanlar, bu kararın İBB’nin geçmişteki bazı ihale ve atamalarının iptali anlamına gelebileceğini, bunun da belediye yönetiminde önemli değişikliklere yol açabileceğini ifade ediyor. Siyasi olarak ise 2024 yerel seçimlerine yaklaşılırken, İBB davalarının muhalefet tarafından “demokrasiye müdahale” olarak algılandığı, iktidar tarafından ise “hukukun üstünlüğü” çerçevesinde değerlendirildiği görülüyor. Önümüzdeki günlerde temyiz sürecinin nasıl işleyeceği ve Yargıtay’ın kararı merakla bekleniyor.
Türkiye’de hukuk devleti ilkeleri ile siyasi kutuplaşma arasındaki ince çizgide ilerleyen bu süreç, hem hukukçular hem de siyaset bilimciler tarafından yakından izleniyor. Avukat Akalın’ın sözleri ise, kamuoyunun dikkatini bir kez daha “devlet aklı” tartışmalarına çevirdi.