Avrupa'da doğalgaz fiyatları, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki gemi saldırılarına misilleme olarak İran'a düzenlediği hava saldırılarının ardından yeniden tırmanışa geçti. Hollanda merkezli TTF vadeli işlemlerinde megavat-saat başına fiyat yüzde 5'in üzerinde artarak 45 euroyu aştı. Artış, küresel enerji piyasalarında arz güvenliği endişelerini derinleştirirken, Avrupa ekonomileri için enflasyon riskini de beraberinde getiriyor.
ABD'nin hava saldırıları piyasaları sarstı
ABD Savunma Bakanlığı, Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yönelik saldırıların ardından İran'daki askeri hedeflere hava saldırıları düzenlediğini açıkladı. Pentagon sözcüsü, operasyonun amacının, İran'ın deniz ticaretine yönelik tehditlerini bertaraf etmek olduğunu belirtti. Bu gelişme, daha önce İsrail-Filistin çatışması ve Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle sıkışık olan enerji piyasalarına yeni bir belirsizlik ekledi.
Analistlere göre, Orta Doğu'daki herhangi bir askeri gerilim, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma ihtimalini gündeme getiriyor. Dünya ham petrolünün yaklaşık beşte biri bu boğazdan geçerken, Katar ve İran'ın sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatının önemli bir kısmı da aynı rotayı kullanıyor. Bu nedenle, boğazın güvenliğine ilişkin endişeler doğrudan Avrupa doğalgaz fiyatlarına yansıyor.
Avrupa'nın LNG ithalatı risk altında
Avrupa Birliği, Rus doğalgazına bağımlılığı azaltmak için LNG ithalatına yönelmiş durumda. 2023 yılında LNG ithalatının yüzde 15'i Katar ve İran'dan sağlanırken, bu ülkelerden gelen sevkiyatların büyük bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden yapılıyor. Katar, Avrupa'nın en büyük LNG tedarikçilerinden biri olmak için kapasite artırımı planlarken, bu yatırımların güvenliğinin sağlanması kritik önem taşıyor.
Piyasalar, mevcut durumda bir arz kesintisi olmadığını ancak jeopolitik risk priminin arttığını vurguluyor. ING analistlerine göre, İran ile ABD arasındaki gerilimin daha da tırmanması halinde fiyatların yeniden yaz aylarında görülen 50 euro seviyelerine çıkması mümkün. Ayrıca, Avrupa'da kış aylarının yaklaşmasıyla depolama seviyelerinin yüzde 90'ın üzerinde olmasına rağmen, fiyat oynaklığının devam edeceği belirtiliyor.
Avrupa'nın enerji güvenliği politikalarına etkisi
Yaşanan son gelişmeler, Avrupa Birliği'nin enerji arzını çeşitlendirme çabalarının önemini bir kez daha ortaya koydu. Komisyon, yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişi hızlandırma ve Afrika ile yeni anlaşmalar yapma planlarını sürdürüyor. Ancak kısa vadede, mevcut LNG terminallerinin kapasitesinin artırılması ve stratejik depolama alanlarının genişletilmesi gündemde.
Bağımsız değerlendirmelere göre, Avrupa'nın enerji dönüşümü hedefleri ile kısa vadeli arz güvenliği arasında bir denge kurması gerekiyor. Jeopolitik krizlerin sıklığı, fosil yakıtlara olan bağımlılığın azaltılmasının yalnızca iklim değil, aynı zamanda ulusal güvenlik meselesi olduğunu gösteriyor. Öte yandan, İran ile ABD arasında diplomatik bir çözüm bulunamazsa, fiyatların daha da yükselmesi ve Avrupa'da enflasyonist baskıların artması beklenebilir.