Avrupa borsaları, ABD ile İran arasında birkaç gün içinde anlaşma sağlanabileceğine yönelik pozitif haber akışının etkisiyle haftanın son işlem gününü yükselişle kapattı. Yatırımcılar, jeopolitik gerilimlerin azalması ve enerji arzına ilişkin endişelerin hafiflemesiyle risk iştahının arttığı bir seansta işlem yaptı. Avrupa genelinde endeksler, haftalık bazda da kazanç kaydetti.
Anlaşma beklentisi piyasaları canlandırdı
Hafta boyunca süregelen dolaylı müzakerelerin ardından ABD'li yetkililerden gelen açıklamalar, İran'la nükleer anlaşmaya varılabileceği umudunu güçlendirdi. Bu gelişme, özellikle enerji fiyatlarının gerilemesine ve petrol hisselerinin değer kaybetmesine neden olurken, diğer sektörler genelinde alım getirdi. Londra'da FTSE 100 endeksi yüzde 0.8, Frankfurt'ta DAX yüzde 1.1, Paris'te CAC 40 ise yüzde 1.3 yükseldi. İtalya ve İspanya borsaları da benzer oranlarda prim yaptı.
Petrol fiyatları geriledi, teknoloji hisseleri öne çıktı
Anlaşma beklentisiyle Brent petrolün varil fiyatı 75 doların altına gerileyerek son iki haftanın en düşük seviyesini gördü. Bu durum, enerji maliyetlerindeki düşüşün enflasyon baskısını hafifleteceği öngörüsüyle perakende ve teknoloji sektörlerine olumlu yansıdı. Özellikle yarı iletken ve yeşil enerji hisseleri, endekslerin üzerinde performans sergiledi. Analistler, anlaşmanın sağlanması halinde Avrupa'da enerji arz güvenliğinin artacağını ve bunun da büyümeyi destekleyeceğini belirtiyor.
Makroekonomik veriler takip ediliyor
Haftanın son gününde açıklanan Avrupa Merkez Bankası toplantı tutanakları, yetkililerin enflasyon konusunda temkinli olduğunu ancak faiz indirimleri için henüz acele etmeyeceklerini ortaya koydu. Biden yönetiminin İran'a yönelik yaptırımları hafifletebileceği yönündeki sinyaller, döviz piyasalarında da hareketlilik yarattı. Euro, dolar karşısında 1.0850 seviyesine yükselirken, sterlin de değer kazandı.
Bağımsız değerlendirme
Jeopolitik risklerin azalması piyasalara kısa vadeli bir nefes aldırsa da, İran'la nükleer anlaşmanın yeniden tesis edilmesi sürecinde zorlu müzakerelerin süreceği unutulmamalıdır. Ayrıca ABD'de devam eden başkanlık yarışı ve Çin ekonomisindeki yavaşlama, küresel borsalar için önümüzdeki dönemde yeni risk faktörleri olarak öne çıkmaktadır. Bu nedenle yatırımcıların temkinli iyimserlikle hareket etmesi, portföy çeşitlendirmesini sürdürmesi öneriliyor.