Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yayımlanan aylık petrol piyasası raporu, küresel petrol arzındaki daralmanın boyutlarını ortaya koydu. Rapora göre, mayıs ayında küresel günlük petrol arzı bir önceki aya kıyasla yaklaşık 600 bin varil azalarak 94 milyon 470 bin varile geriledi. Bu seviye, ABD/İsrail-İran çatışmasının başlamasından önceki dönemde kaydedilen günlük ortalama 108 milyon varil arzının yaklaşık 13 milyon 600 bin varil altında bulunuyor.
Arz düşüşünün arkasındaki faktörler
IEA raporu, arzdaki bu belirgin düşüşün başlıca nedenlerini analiz etti. Özellikle Orta Doğu'daki jeopolitik gerginlikler, OPEC+ ülkelerinin üretim kısıntıları ve bazı bölgelerdeki bakım çalışmaları arz sıkışıklığını tetikleyen ana unsurlar olarak öne çıktı. ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını sıkılaştırması ve İsrail-İran arasındaki gerginliğin tırmanması, İran'ın petrol ihracatını ciddi şekilde etkiledi. Ayrıca, Suudi Arabistan ve Rusya liderliğindeki OPEC+ grubu, gönüllü kesintileri sürdürerek piyasaya ek arz girmesini engelledi.
Talep tarafındaki gelişmeler
Arz tarafındaki daralmaya karşın, küresel petrol talebi de büyüme hızını kaybetmiş durumda. IEA, talebin 2024 yılında günlük yaklaşık 100 milyon varil seviyesinde seyredeceğini öngörüyor. Çin'deki ekonomik yavaşlama ve gelişmiş ülkelerdeki yüksek enflasyonun talep artışını sınırladığı belirtiliyor. Buna rağmen, arzdaki düşüş talepteki yavaşlamadan daha belirgin olduğu için piyasada arz sıkışıklığı yaşanıyor ve fiyatlar yukarı yönlü hareket ediyor.
Petrol fiyatlarına etkisi
Küresel petrol arzındaki bu daralma, ham petrol fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı mayıs ayında 80-85 dolar bandında işlem gördü. IEA, savaş öncesi seviyelerin oldukça altında kalan arz rakamının, jeopolitik risklerin devam etmesi durumunda fiyatları daha da yukarı çekebileceği uyarısında bulundu. Analistler, piyasa dengesinin sağlanması için OPEC+ ülkelerinin üretim artışına gitmesi veya yaptırımların gevşetilmesi gerektiğini belirtiyor.
Gelecek dönem beklentileri
IEA raporuna göre, yaz aylarında seyahat ve soğutma kaynaklı talep artışı arz sıkışıklığını derinleştirebilir. Ancak OPEC+'nın haziran toplantısında üretim kesintilerini kademeli olarak gevşetme kararı alması bekleniyor. Buna karşılık, jeopolitik gerilimlerin kısa vadede sona ermeyeceği öngörülüyor. Uzmanlar, arz sıkışıklığının küresel enflasyonla mücadeleyi zorlaştırdığına ve merkez bankalarının faiz indirim umutlarını geciktirdiğine dikkat çekiyor.
Bağımsız değerlendirmeler, bu veriler ışığında petrol piyasasında kısa vadede arz yönlü risklerin baskın olduğunu gösteriyor. IEA raporu, enerji güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirirken, yenilenebilir enerji yatırımlarının daha da hızlanması gerektiği mesajını veriyor. Jeopolitik krizlerin arz kırılganlığını artırdığı bir dönemde, petrol fiyatlarındaki oynaklığın devam etmesi bekleniyor.