Türkiye’nin 1963 yılında başlayan Avrupa Birliği (AB) serüveni, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) yayımladığı son raporla birlikte zorlu bir dönemece girdi. Raporda, Türkiye’nin demokrasi ve insan hakları alanındaki gerilemesi gerekçe gösterilerek müzakerelerin dondurulması önerildi. Bu gelişme, 63 yıllık üyelik hedefinin artık ulaşılamaz hale geldiği yorumlarına yol açtı.
Raporun ayrıntıları
AP'nin Türkiye raporunda, Türkiye'deki hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve basın özgürlüğü konularında ciddi endişeler dile getirildi. Raporda, Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin gözden geçirilmesi ve müzakerelerin askıya alınması çağrısı yapıldı. Ayrıca, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusunda da ilerleme kaydedilmediği belirtildi.
Tarihsel arka plan
Türkiye, AB'ye tam üyelik başvurusunu 1987'de yapmış, 1999'da aday ülke statüsü kazanmış ve 2005'te müzakerelere başlamıştı. Ancak 2018'den bu yana fasılların açılması fiilen durmuş, ilişkiler gerilimli bir seyir izlemişti. Son rapor, bu gerilimin yeni bir boyut kazandığının göstergesi.
Uzmanlar, Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin artık sembolik bir düzeyde olduğunu, tam üyelik hedefinin ise siyasi ve hukuki engeller nedeniyle gerçekçi olmadığını vurguluyor. Bununla birlikte, taraflar arasındaki ekonomik ve stratejik bağların devam ettiği de göz ardı edilmemeli.