İstanbul'un Asya ve Avrupa yakalarını deniz tabanından birleştiren Avrasya Tüneli, 2025 yılında günlük ortalama 77 bin araç geçişiyle garanti edilen trafik miktarını aştı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, tünelin işletme sözleşmesindeki günlük 60 bin araçlık garanti rakamı yüzde 28 oranında geçildi. Bu sayede garanti üzerindeki her geçiş için kamuyla yüzde 30 gelir paylaşımı yapıldı. Avrasya Tüneli, 2016 yılında hizmete girdiğinden bu yana geçen 9 yılda Türkiye ekonomisine yaklaşık 2,6 milyar dolar katkıda bulundu.
Gelir paylaşımı ve ekonomik etkiler
Avrasya Tüneli'nin işletme modeli, devlet garantisi altında özel sektör tarafından yürütülüyor. Yap-İşlet-Devret modeliyle inşa edilen tünelde, günlük araç geçiş sayısı garanti edilen 60 binin altında kalırsa devlet farkı öderken, üzerinde kalması durumunda fazla gelir kamuyla paylaşılıyor. 2025 verilerine göre, garanti üzerindeki her geçişten elde edilen gelirin yüzde 30'u hazineye aktarıldı. Bu sayede ek kamu geliri sağlandı. Tünelin toplam yatırım maliyeti yaklaşık 1,2 milyar dolar olan proje, sağladığı zaman ve yakıt tasarrufuyla ekonomik katma değer oluşturuyor. Yetkililer, tünelin İstanbul trafiğini rahatlattığını ve araç başına ortalama 10 dakika zaman kazandırdığını belirtiyor.
Projenin arka planı ve sürdürülebilirlik
Avrasya Tüneli, 14,6 kilometre uzunluğunda olup 5,4 kilometresi deniz tabanının altından geçen iki katlı bir tünel yapısına sahip. Proje, İstanbul'un kuzey-güney aksındaki trafik yükünü hafifletmek amacıyla hayata geçirildi. Günde ortalama 100 bin aracın geçtiği tünel, özellikle darboğaz oluşturan bölgelerde alternatif bir geçiş imkanı sunuyor. Ekonomik katkının yanı sıra karbon salınımını azaltmasıyla da çevresel fayda sağlıyor. Tünel, 2036 yılına kadar işletme hakkına sahip konsorsiyum tarafından yönetiliyor. Projenin başarısı, benzer altyapı yatırımlarında kamu-özel işbirliği modellerinin etkinliğini bir kez daha ortaya koydu. Ancak bazı uzmanlar, garanti edilen trafik rakamlarının projenin fizibilitesinin gerçekçi olması açısından kritik olduğunu vurguluyor.