İstanbul'da yaşayan Elif C., bir arkadaşının kliniğinde yaptırdığı 'somon DNA' saç bakımı sonrası saçlarının dökülmesi ve cildinde yanma hissi yaşayınca soluğu mahkemede aldı. Elif C., uygulamayı yapan Şeyma Y. hakkında şikayetçi oldu ve tazminat davası açtı. Olay, güzellik merkezlerinde yapılan denetimsiz uygulamaların tehlikelerini bir kez daha gündeme getirdi.
Somon DNA saç bakımı nedir?
'Somon DNA' saç bakımı, somon balığından elde edilen DNA parçacıklarının saç derisine enjekte edilmesiyle yapılan bir işlem olarak tanıtılıyor. Bu yöntemin saçları güçlendirdiği ve dökülmeyi önlediği iddia ediliyor. Ancak uzmanlar, bu tür uygulamaların steril olmayan ortamlarda yapılması halinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Mağdur ifadesi ve hukuki süreç
Elif C., ifadesinde arkadaşı Şeyma Y.'nin kliniğinde 2023 yılı Kasım ayında uygulamayı yaptırdığını belirtti. İşlem sonrası saçlarında şiddetli dökülme ve başında yanma hissi oluştuğunu, dermatolojiye başvurduğunu ve saçlarının bir daha eski haline dönmediğini söyledi. Aynı zamanda psikolojik destek aldığını da ekledi. Avukatı, müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararın 500 bin TL olduğunu belirterek dava açtı. Davada, Şeyma Y.'nin işlem için gerekli ruhsat ve eğitimi olmadığı iddia ediliyor.
Güzellik merkezlerindeki denetimsizlik endişe yaratıyor
Son yıllarda saç ekimi, mezoterapi ve 'somon DNA' gibi uygulamaların yaygınlaşmasıyla birlikte bu alanda denetimsizlik dikkat çekiyor. Türk Dermatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Solak, 'Bu tür işlemlerin mutlaka hekim kontrolünde ve steril koşullarda yapılması gerekir. Aksi halde enfeksiyon, alerjik reaksiyonlar ve kalıcı saç dökülmesi görülebilir' dedi. Sağlık Bakanlığı'nın bu alanda daha sıkı denetim getirmesi bekleniyor.
Elif C.'nin yaşadığı bu olay, bir arkadaş tavsiyesiyle gidilen yerlerde bile dikkatli olunması gerektiğini gösteriyor. Güzellik merkezlerinin ruhsat durumu, kullanılan malzemelerin orijinalliği ve uygulayıcıların eğitimi konusunda araştırma yapılmadan adım atılmaması önem taşıyor. Uzmanlar, 'somon DNA' gibi invaziv işlemlerin yalnızca sağlık kuruluşlarında ve doktor kontrolünde yapılması gerektiğini vurguluyor. Bu tür vakaların artması, sektörde bir standardizasyon ve denetim ihtiyacını gözler önüne seriyor.