Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Aboul Gheit, Orta Doğu'daki durumun 'tehlikeli bir patlama noktasına' yaklaştığı uyarısı yaparak ABD Başkanı Donald Trump'a seslendi. Gheit, İsrail'in Gazze Şeridi, işgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs'teki ihlallerinin derhal durdurulması çağrısında bulundu. Arap Birliği'nin Kahire'deki merkezinde yapılan açıklamada, bölgesel istikrarın korunması için uluslararası topluma özellikle de ABD'ye büyük sorumluluk düştüğü vurgulandı.
Gheit'ten Sert Uyarı
Genel Sekreter Gheit, İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerinin artarak devam ettiğini belirterek 'Bu gidişle bölge büyük bir yangının içine sürükleniyor. ABD'nin bu noktada İsrail üzerinde nüfuzunu kullanarak ateşkesi sağlaması zorunludur' ifadelerini kullandı. Gheit, Trump yönetimine hitaben yaptığı konuşmada, 'Sayın Trump, ellerinizde büyük bir güç var. Bu gücü adalet ve barış için kullanın. İsrail'in Gazze'deki katliamlarını durdurun, Kudüs'teki provokasyonlara son verin, Batı Şeria'daki yasadışı yerleşimleri ve saldırıları durdurun' dedi.
İsrail'in İhlalleri Kronikleşti
Arap Birliği raporlarına göre, son bir yılda İsrail güçleri tarafından Gazze'de 200'den fazla sivil öldürüldü, binlerce kişi yaralandı. Batı Şeria'da ise yerleşimci şiddeti ve askeri baskınlar arttı. Kudüs'te El Aksa Camii'ne yönelik kısıtlamalar ve Yahudi yerleşimcilerin provokatif ziyaretleri gerilimi tırmandırıyor. Gheit, 'Bu ihlaller sadece Filistin halkının değil, tüm bölgenin güvenliğini tehdit ediyor. Uluslararası toplum, İsrail'in bu sorumsuz davranışlarına karşı harekete geçmeli' şeklinde konuştu.
Trump'a Baskılar Artıyor
ABD Başkanı Donald Trump, daha önce Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyarak ve İsrail yerleşimlerine yeşil ışık yakarak Filistin tarafının tepkisini çekmişti. Ancak son dönemde artan şiddet olayları ve uluslararası kamuoyundaki eleştiriler, Trump yönetimini daha dengeli bir politika izlemeye zorluyor. Arap Birliği'nin bu çağrısı, Trump'ın Orta Doğu barış planına yönelik endişeleri de yansıtıyor. Gheit, 'Barış planı Filistin halkının meşru haklarını yok sayıyorsa, barış getirmez' uyarısında bulundu.
Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan gibi kilit Arap ülkeleri de Arap Birliği'nin çağrısına destek verdi. Kahire'den yapılan ortak açıklamada, 'İsrail'in saldırgan politikaları bölgesel güvenliği tehdit etmektedir. ABD, İsrail üzerindeki nüfuzunu barış yönünde kullanmalıdır' ifadelerine yer verildi.
Filistin Yönetimi ise Arap Birliği'nin girişimini memnuniyetle karşıladı. Ramallah'tan yapılan açıklamada, 'Arap Birliği'nin bu net tutumu, Filistin davasının uluslararası alanda yalnız olmadığını göstermektedir. ABD'nin İsrail'e verdiği koşulsuz destek son bulmalıdır' denildi.
Uzmanlar, Arap Birliği'nin bu çağrısının Trump yönetimi üzerinde baskı oluşturmasının beklendiğini, ancak İsrail üzerinde doğrudan bir etkisinin sınırlı olacağını belirtiyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise daha önce yaptığı açıklamalarda, 'Kimse bize yaşadığımız topraklarda nasıl davranmamız gerektiğini söyleyemez' diyerek uluslararası tepkilere meydan okumuştu.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Arap Birliği'nin bu hamlesi, Orta Doğu'da tırmanan gerginliğe dikkat çekerken, aynı zamanda Trump'ın seçim öncesi dış politikasına yönelik bir uyarı niteliği taşıyor. Bölge ülkeleri, ABD'nin İsrail'e koşulsuz desteğinin devam etmesi halinde radikal grupların güçleneceği ve yeni bir çatışma dalgasının kaçınılmaz olacağı uyarısında bulunuyor. Gheit, 'Ateşkes ve adil bir barış olmadan bölgede istikrar sağlanamaz. Herkes kaybeder' diyerek sözlerini noktaladı.