Ankara'da bir aquaparkta kaydıraktan düşerek hayatını kaybeden 20 yaşındaki inşaat işçisi Mehmet Keleş'in ölümüne ilişkin soruşturma, verilen takipsizlik kararının ardından yeniden başlatıldı. Olayın üzerinden geçen süreye rağmen dosya kapanmadı; itirazı değerlendiren merci, takipsizlik kararını kaldırarak soruşturmanın derinleştirilmesinin önünü açtı. Soruşturma dosyasına eklenen bilirkişi raporları ve tanık ifadeleri, olayın seyrini değiştirebilecek nitelikte.
Olay nasıl gerçekleşti?
Edinilen bilgilere göre Mehmet Keleş, Ankara'daki bir aquaparkta kaydıraktan kaydığı sırada dengesini kaybederek beton zemine düştü. İnşaat işçisi olarak çalışan genç adam, olay yerinde ağır yaralandı. İlk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılan Keleş, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayın hemen ardından başlatılan soruşturmada, aquaparkın güvenlik önlemleri ve kaydırağın kullanım koşulları mercek altına alındı.
Savcılık, ilk incelemede olayın bir kaza olduğu yönünde kanaat belirterek takipsizlik kararı verdi. Ancak Keleş ailesinin avukatları karara itiraz etti. İtirazı değerlendiren sulh ceza hakimliği, takipsizlik kararını kaldırarak dosyanın yeniden ele alınmasına hükmetti. Kararda, olayın aydınlatılması için daha kapsamlı bir soruşturma yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
Takipsizlik kararı neden kaldırıldı?
Takipsizlik kararının kaldırılmasında, aquapark işletmesinin güvenlik yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği sorusu etkili oldu. İtiraz dilekçesinde, kaydırağın bulunduğu alanda yeterli güvenlik personeli bulunmadığı, zeminin kaygan olduğu ve uyarı levhalarının eksik olduğu öne sürüldü. Ayrıca, olay anına ilişkin kamera görüntülerinin incelenmesi ve kaydırağın teknik özelliklerinin uzman bilirkişilerce değerlendirilmesi talep edildi.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, kaydırağın çıkış noktasındaki su birikintisinin tehlike oluşturduğu ve işletmenin periyodik bakım kayıtlarının eksik olduğu belirtildi. Bu tespitler, olayın basit bir kaza olmadığı, ihmal şüphesi bulunduğu yönündeki iddiaları güçlendirdi.
Soruşturmanın seyri ve hukuki süreç
Takipsizlik kararının kaldırılmasının ardından savcılık, aquapark işletmecileri ve olay sırasında görevli personelin ifadelerine yeniden başvurdu. Ayrıca, aquaparkın ruhsat durumu, işletme izinleri ve daha önce benzer bir olayın yaşanıp yaşanmadığı araştırılıyor. Keleş ailesinin avukatları, soruşturmanın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve sorumluların yargı önüne çıkarılmasını talep ediyor.
Hukukçular, bu tür işletmelerin müşteri güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunu hatırlatıyor. Türk Ceza Kanunu'nun taksirle ölüme neden olma suçunu düzenleyen maddeleri kapsamında, ihmal tespit edilmesi halinde işletme yetkilileri hakkında dava açılabiliyor. Soruşturmanın seyri, aquapark gibi eğlence tesislerindeki güvenlik standartlarının denetimi açısından da emsal teşkil edebilir.
İşçi güvenliği ve denetim eksikliği
Mehmet Keleş'in inşaat işçisi olması, olayın bir başka boyutunu gündeme getiriyor. Türkiye'de inşaat sektörü, iş kazalarının en yoğun yaşandığı alanlardan biri. Genç yaşta hayatını kaybeden Keleş'in ölümü, işçi sağlığı ve güvenliği konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Uzmanlar, eğlence tesislerinde çalışan personelin yanı sıra bu tür yerlere gelen ziyaretçilerin de can güvenliğinin sağlanması gerektiğini vurguluyor.
Aquaparklarda kaydırak kazaları dünya genelinde de zaman zaman yaşanıyor. Uluslararası standartlara göre, kaydırakların belirli aralıklarla denetlenmesi, su debisinin ve zemin kaplamalarının kontrol edilmesi gerekiyor. Türkiye'de ise bu denetimlerin ne sıklıkla yapıldığı ve yaptırım gücünün yeterli olup olmadığı tartışma konusu.
Olayın ardından aquaparkın faaliyetlerine devam edip etmediği, işletmenin herhangi bir idari yaptırımla karşılaşıp karşılaşmadığı ise henüz netlik kazanmadı. Soruşturma sürecinde elde edilecek bulgular, hem aile için adalet arayışını hem de sektördeki denetim mekanizmalarının gözden geçirilmesini etkileyebilir.