Antalya'da 2017 yılında geçirdiği estetik operasyon sonrası dudağında doku kaybı yaşayan 3 çocuk annesi 47 yaşındaki aşçı Songül Uzunoğlu'nun adalet mücadelesi 7 yıldır devam ediyor. Uzunoğlu, bir özel hastanede yapılan işlem sonrası dudağının çürüdüğünü ve gülümseme yetisini kaybettiğini belirtiyor. Ceza davasında doktorlar beraat ederken, hukuk mücadelesi Yargıtay'da sürüyor.
İddiaya göre yaşananlar
Songül Uzunoğlu, 2017 yılında Antalya'daki özel bir hastanede lazerle dudak dolgusu ve burun estetiği (rinoplasti) operasyonu geçirdi. İşlem sonrası dudağında morarma ve şişlik oluşan Uzunoğlu, durumu doktorlara bildirdiğinde yeterli müdahale yapılmadığını ileri sürüyor. Zamanla dudağında doku ölümü başladığını ve dudağının bir kısmının çürüdüğünü ifade eden Uzunoğlu, bu durumun yüzünde kalıcı hasara yol açtığını söylüyor. Uzunoğlu, "Gülüşüm yok, artık yüzüme bakamıyorum" diyerek yaşadığı psikolojik travmayı dile getiriyor.
Hukuk süreci
Uzunoğlu, olayın ardından doktorlar hakkında suç duyurusunda bulundu. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan ceza davasında mahkeme, doktorların kastı veya ihmali olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi. Karara itiraz eden Uzunoğlu, dosyayı Yargıtay'a taşıdı. Yargıtay, beraat kararını bozarak dosyayı yeniden mahkemeye gönderdi. Yeniden yargılamada mahkemenin yine beraat kararı vermesi üzerine dosya tekrar Yargıtay'da bulunuyor. Uzunoğlu, aynı zamanda hukuk mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açtı, bu dava da devam ediyor.
Uzman görüşleri ve etik tartışmalar
Estetik cerrahi alanında uzmanlar, dudak dolgusu gibi minimal invaziv işlemlerde dahi dolaşım bozukluğu ve doku ölümü riskine dikkat çekiyor. Türk Plastik Cerrahi Derneği verilerine göre, dolgu sonrası komplikasyon oranı yüzde 0,1'in altında olsa da bu tür vakalar ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Uzunoğlu'nun avukatı, doktorların işlem öncesi ve sonrası yeterli bilgilendirme yapmadığını, komplikasyon yönetiminde gecikildiğini savunuyor. Mağdur taraf, sağlık hizmeti sunucularının daha şeffaf ve sorumlu davranması gerektiğini vurguluyor.
Songül Uzunoğlu'nun 7 yıllık hukuk mücadelesi, estetik operasyonlarda hasta hakları ve hekim sorumluluğu konusunu bir kez daha gündeme getirdi. Mağdurun yaşadığı fiziksel ve psikolojik tahribat, bu tür işlemlerin ciddiyetini ortaya koyuyor. Yargıtay'dan çıkacak karar, benzer vakalar için emsal niteliği taşıyabilir. Sağlık sektöründe hasta güvenliği ve hekim sorumluluğunun daha sıkı denetlenmesi, bu tür faciaların önlenmesi için hayati önem taşıyor.