ABD ile İran arasında yaşanan gerilim sonrası Doğu Akdeniz'deki jeopolitik dengeler yeniden şekillenirken, Türkiye ile Mısır arasında son haftalarda hız kazanan diplomatik temaslar, Yunanistan'da telaşa neden oldu. Atina yönetimi, iki ülke arasındaki yakınlaşmanın Doğu Akdeniz'deki enerji denklemlerini ve güç dengesini bozabileceği endişesiyle kriz masası oluşturdu.
Diplomatik Trafik Yoğunlaştı
Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkiler, son yıllarda yaşanan gerginliklerin ardından yeni bir döneme giriyor. İki ülke arasında istihbarat düzeyinde başlayan temaslar, kısa sürede üst düzey diplomatik görüşmelere dönüştü. Dışişleri Bakanlığı bürokratları düzeyinde yapılan toplantılarda, ekonomik işbirliği, enerji ve Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları konularının ele alındığı öğrenildi. Özellikle Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon kaynaklarının paylaşımı ve Libya dosyası, Ankara ile Kahire arasındaki diyaloğun merkezinde yer alıyor.
Atina'nın Endişeleri
Yunanistan, Türkiye-Mısır yakınlaşmasını kendi çıkarları açısından doğrudan bir tehdit olarak değerlendiriyor. Atina yönetimi, iki ülkenin Doğu Akdeniz'de Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) sınırlandırması konusunda ortak bir tutum geliştirmesi halinde, Yunanistan'ın bölgedeki elinin zayıflayacağından endişe ediyor. Yunanistan daha önce Mısır ile 2020 yılında bir deniz yetki alanı anlaşması imzalamış ve bu anlaşmayı önemli bir diplomatik kazanım olarak görmüştü. Ancak Ankara-Kahire hattındaki sıcak temaslar, bu anlaşmanın sorgulanmasına neden oluyor. Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias'ın, bu gelişmeler üzerine Mısırlı mevkidaşı Samih Şükrü ile telefon görüşmesi yaptığı ve endişelerini ilettiği belirtiliyor.
Bölgesel Dengeler ve Enerji Rekabeti
Doğu Akdeniz, son yıllarda keşfedilen doğal gaz rezervleriyle enerji jeopolitiğinin odağı haline geldi. Türkiye, bölgede kıta sahanlığı ve MEB taleplerini uluslararası hukuk çerçevesinde dile getirirken, Yunanistan ve GKRY ile sık sık karşı karşıya geliyor. Mısır'ın ise hem Doğu Akdeniz gazının Avrupa'ya ihracında kilit bir rol oynayan sıvılaştırma tesislerine sahip olması hem de Libya'da etkin bir aktör olması, Ankara için stratejik bir ortaklığı daha cazip hale getiriyor. Türkiye'nin Mısır ile normalleşme adımları, aynı zamanda İsrail ile de ilişkilerin düzelmesine paralel olarak ilerliyor. Bu durum, Doğu Akdeniz'de alternatif bir işbirliği ekseninin doğmasına yol açabilir.
Mısır: Dengeli Bir Oyun
Mısır ise bu süreçte çok yönlü bir dış politika izliyor. Kahire yönetimi, Yunanistan ile mevcut anlaşmasını korurken bir yandan da Türkiye ile ilişkileri geliştirmeye sıcak bakıyor. Mısırlı diplomatik kaynaklar, Ankara ile görüşmelerin öncelikle ekonomik işbirliği ve Libya'nın istikrarı üzerine yoğunlaştığını, deniz yetki alanlarının ise daha sonraki aşamalarda ele alınabileceğini ifade ediyor. Yine de Atina'da bu gelişmelerin Yunanistan'ın aleyhine sonuçlanacağı yönünde bir algı hakim.
Değerlendirme
Türkiye-Mısır yakınlaşması, Doğu Akdeniz'deki geleneksel ittifakları yeniden tanımlama potansiyeli taşıyor. Atina'nın duyduğu telaş, bölgedeki denklemlerin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Ankara, bu hamleyle hem Doğu Akdeniz'deki yalnızlığını aşmayı hem de Libya ve Doğu Akdeniz'de elini güçlendirmeyi hedefliyor. Ancak bu sürecin nasıl sonuçlanacağı, Mısır'ın iki ülke arasında kuracağı dengeye bağlı. Yunanistan'ın ise bu yeni duruma karşı diplomatik seçeneklerini masada tutması bekleniyor.