Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Gültekin, Alzheimer hastalığındaki artışın temel nedeninin toplumda beklenen yaşam süresinin uzaması olduğunu söyledi. Gültekin, "30-40 yıl öncesine göre nörolojide iki temel hastalık sıklığında artış görüyoruz. Bunlardan ilki Alzheimer hastalığı. Ne için sıklığında artış var? Çünkü toplumda beklenen yaşam süresi uzuyor" dedi.
Nörolojik Hastalıklarda Artışın Nedeni Yaşlanan Nüfus
Prof. Dr. Gültekin, nöroloji alanında son yıllarda iki önemli hastalığın sıklığında artış olduğunu belirtti. Bunlardan ilkinin Alzheimer, ikincisinin ise Parkinson hastalığı olduğunu ifade eden Gültekin, bu artışın arkasında yatan en önemli faktörün yaşam süresinin uzaması olduğunu vurguladı. Gültekin, "Beklenen yaşam süresi uzadıkça, yaşa bağlı olarak ortaya çıkan nörodejeneratif hastalıkların görülme sıklığı da doğal olarak artıyor" diye konuştu.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, küresel yaşam beklentisi 20. yüzyılın başında 30-40 yıl civarındayken, günümüzde 70'li yaşlara kadar yükselmiş durumda. Türkiye'de de TÜİK verilerine göre doğuşta beklenen yaşam süresi 78 yılı aşmış durumda. Bu demografik dönüşüm, Alzheimer gibi ileri yaş hastalıklarının toplumda daha sık görülmesine yol açıyor.
Alzheimer ve Parkinson: Yaşlılıkta En Sık Görülen Nörolojik Hastalıklar
Prof. Dr. Gültekin, Alzheimer ve Parkinson'un özellikle 65 yaş üzeri bireylerde sık görüldüğünü belirtti. Alzheimer'ın bellek kaybı, bilişsel işlevlerde bozulma ve günlük yaşam aktivitelerinde bağımlılık ile karakterize olduğunu hatırlatan Gültekin, Parkinson'un ise hareket bozuklukları, titreme, yavaşlık ve denge problemleriyle seyrettiğini söyledi. Her iki hastalığın da yaşla birlikte görülme sıklığının arttığını dile getiren Gültekin, "65 yaş üstü her 10 kişiden birinde Alzheimer görülürken, 85 yaş üstünde bu oran neredeyse üç katına çıkıyor" dedi.
Türkiye'de nüfusun hızla yaşlanması, bu hastalıkların toplum sağlığı açısından önemini artırıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) projeksiyonlarına göre, 2023 yılında %10,2 olan 65 yaş ve üzeri nüfus oranının 2040'ta %16'nın üzerine çıkması bekleniyor. Bu da önümüzdeki yıllarda Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklarla mücadelenin daha da kritik hale geleceğini gösteriyor.
Erken Teşhis ve Tedavi Yöntemleri
Prof. Dr. Gültekin, Alzheimer ve Parkinson hastalıklarında erken teşhisin önemine dikkat çekti. "Hastalığın erken dönemde tespit edilmesi, semptomların yönetilmesi ve ilerlemenin yavaşlatılması açısından büyük önem taşıyor" diyen Gültekin, günümüzde kullanılan ilaç tedavileri ve yaşam tarzı değişikliklerinin hastalığın seyrini olumlu etkileyebildiğini belirtti. Ayrıca, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, zihinsel aktiviteler ve sosyal etkileşimin Alzheimer riskini azaltabileceğini vurguladı.
Nöroloji uzmanları, Alzheimer ve Parkinson hastalıklarının sıklığındaki artışın sadece yaşam süresinin uzamasıyla açıklanamayacağını, çevresel faktörler, genetik yatkınlık ve yaşam tarzı gibi unsurların da etkili olduğunu belirtiyor. Ancak Prof. Dr. Gültekin'in vurguladığı gibi, yaşlanan nüfus bu hastalıkların görülme sıklığını kaçınılmaz olarak artırıyor.
Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de şu anda 600 binden fazla Alzheimer hastası bulunuyor. Bu sayının 2030 yılında 1 milyonu aşması bekleniyor. Parkinson hastalığı için ise 100 binin üzerinde hasta olduğu tahmin ediliyor. Uzmanlar, artan hasta sayısına paralel olarak bakım hizmetleri, sosyal destek ve sağlık altyapısının da güçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Toplumsal Farkındalık ve Önlemler
Prof. Dr. Gültekin, toplumda Alzheimer ve Parkinson hastalıklarına yönelik farkındalığın artırılması gerektiğini söyledi. Hastalığın sadece hastayı değil, aileyi ve bakım verenleri de etkilediğini belirten Gültekin, "Alzheimer hastalarının bakımı ciddi bir yük getiriyor. Bu nedenle hem tıbbi hem de sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi şart" dedi.
Türkiye'de Alzheimer Derneği gibi sivil toplum kuruluşları, hasta yakınlarına yönelik eğitim programları ve destek grupları düzenliyor. Ancak uzmanlar, bu hizmetlerin yaygınlaştırılması ve devlet politikalarıyla desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. Yaşlanan nüfusla birlikte nörolojik hastalıkların toplum sağlığı üzerindeki yükünün artacağı öngörülüyor.
Sonuç olarak, Prof. Dr. Murat Gültekin'in açıklamaları, Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklardaki artışın büyük ölçüde demografik değişimden kaynaklandığını ortaya koyuyor. Uzayan yaşam süresi, daha fazla insanın bu hastalıklarla karşılaşmasına neden oluyor. Bu durum, sağlık sisteminin ve toplumun yaşlı nüfusa yönelik planlamalarını gözden geçirmesini gerektiriyor. Erken teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin iyileştirilmesi, önümüzdeki yıllarda daha da önem kazanacak.