Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, katıldığı resmi bir törende AKP'li vekillerle aynı ortamda buluştu. Törene damgasını vuran an ise Gül'ün elini sıkmak istemeyen AKP'li vekiller oldu. Eski bakanların aynı masada oturmasına rağmen AKP Grup Başkanı Abdullah Güler ile Mehmet Muş'un ayrı bir masada oturması dikkatlerden kaçmadı.
Törende yaşananlar
Ankara'da düzenlenen törene AKP'li vekillerin yanı sıra eski bakanlar da katıldı. Abdullah Gül salona girdiğinde bazı vekillerin ayağa kalkmasına rağmen el sıkışmama tavrı göze çarptı. Özellikle Abdullah Güler ve Mehmet Muş'un, Gül'ün masasına gitmeyip ayrı bir yerde oturmayı tercih etmeleri, parti içi ayrışma yorumlarına neden oldu.
Siyasi kulisler
Edinilen bilgilere göre, Gül ile AKP yönetimi arasında son dönemde ortaya çıkan fikir ayrılıkları el sıkışmama şeklinde kendini gösterdi. Gül'ün, partinin mevcut yönetimine yönelik eleştirileri ve farklı bir siyasi çizgide duruşu, bu tür protokol krizlerine zemin hazırlıyor. AKP kulislerinde, Gül'ün Cumhurbaşkanı Erdoğan ile mesafeli ilişkisinin bu tavırlarda etkili olduğu konuşuluyor.
Abdullah Gül'ün son dönemdeki siyasi duruşu
Abdullah Gül, 11. Cumhurbaşkanı olarak görev yaptıktan sonra son yıllarda AKP'den uzaklaşan bir profil çiziyor. Özellikle 2013 yılındaki Gezi Parkı olayları ve sonrasında yaşanan gelişmelerde Erdoğan'dan ayrışan Gül, bazı toplumsal konularda farklı görüşler dile getirdi. Son olarak, yerel seçimler öncesi yaptığı açıklamalarla partinin izlediği politikaları eleştiren Gül, AKP tabanında da tartışmalara neden oluyor.
Değerlendirme
Bu tür protokol krizleri, AKP içindeki farklı siyasi kanatların ideolojik ve kişisel çekişmelerini gün yüzüne çıkarıyor. Abdullah Gül gibi partinin kurucu isimlerinden birinin bu şekilde dışlanması, parti geleneğinde önemli bir kırılmayı işaret ediyor. Siyaset bilimciler, bu tür görüntülerin AKP'nin iç bütünlüğünü zedeleyebileceğini, seçmen nezdinde ise parti disiplini algısını olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor. Türkiye siyasetinde yaşanan bu tür gerilimler, önümüzdeki süreçte yeni siyasi ittifakların ve ayrışmaların habercisi olarak yorumlanıyor.