AKP kulislerinde, açılım süreci kapsamında Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın tahliye edilebileceği yönündeki iddialar, partide farklı değerlendirmelere yol açtı. Parti kaynakları, terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan ve Demirtaş'ın tahliyelerinin toplumda ciddi tepkilere neden olacağını, bu adımların toplumu kutuplaştıracağını ve AKP tabanında büyük bir huzursuzluk yaratacağını belirtiyor.
Tahliye iddiaları ve AKP'deki endişe
Son günlerde kamuoyunda tartışılan açılım süreci, Demirtaş'ın tahliye edilebileceği haberleriyle yeniden gündeme geldi. AKP'li kaynaklar, bu tür bir adımın sadece parti tabanında değil, genel olarak toplumda infial uyandırabileceğini ifade ediyor. Özellikle 2015-2016 yıllarında yaşanan çatışmaların ardından terörle mücadelede hassas bir dönemden geçildiğini hatırlatan kaynaklar, Öcalan ve Demirtaş gibi isimlerin serbest bırakılmasının, kamuoyunda ‘teröre ödül verildi’ algısı oluşturacağını savunuyor. Parti içinde, bu tür bir tahliyenin seçim döneminde AKP'ye oy kaybettirebileceği de konuşuluyor.
Açılım sürecinin perde arkası
Açılım süreci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2023 seçimleri öncesinde dile getirdiği ‘yeni anayasa’ ve ‘kürt sorununun çözümü’ söylemleriyle yeniden canlanmıştı. Ancak sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda belirsizlik sürüyor. MHP lideri Devlet Bahçeli'nin de Öcalan'a yönelik ‘umut hakkı’ tartışmalarını gündeme getirmesi, tahliye iddialarını güçlendirdi. Uzun süredir İmralı'da tutuklu bulunan Öcalan'ın durumu, siyasi partiler arasında en hassas konulardan biri olmaya devam ediyor. Demirtaş'ın tahliyesi ise, yargısal sürecin sonucuna bağlı olarak değerlendiriliyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) daha önce Demirtaş hakkında verdiği ihlal kararı, tahliye olasılığını artıran bir faktör olarak görülüyor.
Toplumda kutuplaşma riski
AKP'li kaynakların en büyük endişesi, Öcalan ve Demirtaş'ın serbest bırakılması durumunda toplumsal barışın zarar göreceği yönünde. Özellikle 2015 yılında yaşanan çatışmalarda hayatını kaybeden güvenlik güçleri ve sivil vatandaşların yakınları, bu tür bir adıma sert tepki gösterebilir. Parti yöneticileri, tahliyelerin terör örgütü PKK'nın yeniden güçlenmesine yol açabileceğini de iddia ediyor. Bu nedenle, sürecin çok hassas bir şekilde yönetilmesi gerektiği vurgulanıyor. Öte yandan, HDP ve solu temsil eden partiler, tahliyelerin demokratikleşme adına atılması gereken bir adım olduğunu savunuyor. Bu durum, siyasi tansiyonun yükselmesine neden oluyor.
Muhalefet ve kamuoyu tepkisi
Ana muhalefet partisi CHP, tahliye iddialarına temkinli yaklaşırken, İYİ Parti ve diğer muhalefet partileri ise konuyu yakından takip ediyor. Kamuoyunda yapılan anketler, toplumun büyük bir kesiminin Öcalan'ın serbest bırakılmasına karşı olduğunu gösteriyor. Demirtaş'ın tahliyesi ise daha farklı değerlendiriliyor; bir kısım seçmen, yargı sürecinin tamamlanması halinde tahliyenin normal karşılanabileceğini düşünüyor. Ancak AKP kulislerindeki endişeler, bu konunun siyasi bir krize dönüşebileceğine işaret ediyor.
Bağımsız değerlendirme: Açılım süreci ve tahliye tartışmaları, Türkiye'nin yakın tarihinde derin yaralar açan bir dönemi yeniden gündeme getiriyor. Siyasi aktörlerin bu konuda atacağı adımlar, sadece parti içi dengeleri değil, aynı zamanda toplumsal barışı da yakından etkileyecek. Sürecin şeffaf ve hukuki zeminde ilerlemesi, olası kutuplaşmanın önüne geçmek için kritik önem taşıyor.