AKP, 2002 yılından bu yana kesintisiz iktidarda kaldığı 24 yıllık süreçte, kuruluşunda dile getirdiği '3Y' (Yargı, Yolsuzluk, Yoksulluk) hedeflerinden geri adım atmakla kalmadı, bu sorunların her birinde derinleşmeye neden oldu. Partinin iktidar yolculuğu, Türkiye siyasetinde önemli kırılma anlarına sahne olurken, adalet sistemine olan güven endeksi dibe vurdu. Bu makalede, AKP'nin 24 yıllık bilançosunu, vaatlerden uzaklaşmayı ve toplumsal sonuçları ele alıyoruz.
Yargıdan Hukuk Devletine: 24 Yıllık Sınav
AKP'nin ilk yıllarında adalet reformları ve AB uyum süreci kapsamında bazı adımlar atıldı. Ancak 2010 anayasa değişikliği sonrası başlayan süreçle, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ciddi şekilde tartışılır hale geldi. Özellikle 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL kararnameleriyle, binlerce kişi gözaltına alındı, birçok kamu çalışanı ve asker ihraç edildi. Bu durum, uluslararası raporlarda da eleştirildi ve Türkiye'nin hukuk devleti olma niteliği zedelendi. Yargı bağımsızlığı endeksinde ülke, 180 ülke arasında alt sıralara geriledi.
Yolsuzluk ve Şeffaflık Karnesi
AKP hükümetleri döneminde yolsuzluk iddiaları, 17-25 Aralık operasyonları olarak bilinen 2013 yılında kamuoyunun gündemine adeta bomba gibi düştü. O tarihten bu yana, yolsuzlukla mücadele yerine, soruşturmaların üzeri örtüldüğüne dair ciddi eleştiriler yapıldı. Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün Yolsuzluk Algı Endeksi'nde Türkiye'nin puanı düzenli olarak düştü. 2024 yılı itibarıyla ülke, 180 ülke arasında 115. sırada yer alıyor. Yolsuzlukla mücadele yasaları çıkarılmış olsa da, uygulamadaki zafiyetler ve siyasi müdahaleler, bu alandaki çabaları etkisiz kıldı.
Yoksulluk ve Gelir Adaletsizliği
Ekonomik istikrar vaadiyle 2002'de iktidara gelen AKP, ilk on yılında büyüme ve enflasyon kontrolünde başarılar elde etti. Ancak 2018 sonrası dönemde kur krizleri, enflasyonun yükselişi ve işsizlik oranlarında artış yaşandı. TÜİK verilerine göre, 2024 yılında enflasyon %75'in üzerine çıktı ve yoksulluk sınırı altında yaşayanların oranı %40'a yaklaştı. Gelir dağılımında adaletsizlik derinleşti; en zengin %10'luk kesim, milli gelirin yarısından fazlasını alırken, en yoksul %10'luk kesim sadece %2'sine sahip. Asgari ücret ve memur maaşlarına yapılan zamlar enflasyon karşısında eridi, çalışan yoksulluğu yaygınlaştı.
Toplumsal Etkiler ve Demokrasi
24 yıllık iktidar, toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdi. Özellikle Gezi Parkı protestoları, Kobane olayları ve 15 Temmuz darbe girişimi; toplumsal kırılmaların simgeleri haline geldi. Muhalif kesimler üzerindeki baskılar, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanındaki kısıtlamalar, ülkenin demokrasi karnesini olumsuz etkiledi. Ayrıca, Suriyeli göçmenler konusundaki politikalar başta olmak üzere dış politika kararları, toplumda geniş yankı buldu ve tepkilere yol açtı.
Neden Önemli?
Bu bilanço, Türkiye'nin geleceği açısından kritik soruları gündeme getiriyor: Adalet reformları yeniden nasıl toparlanabilir? Yolsuzlukla mücadele neden etkisiz kaldı? Ekonomik adalet nasıl sağlanır? Bu soruların yanıtları, yeni bir siyasal tahayyülün kurulmasında belirleyici olacak. AKP'nin 24 yıllık hikayesi, hem Türk demokrasisinin hem de toplumsal sözleşmenin sınırlarını test eden bir deneyim olarak tarihe geçti. Şimdi asıl soru, bu deneyimin hangi derslerle gelecek kuşaklara aktarılacağıdır