AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Avrupa Parlamentosu'nda (AP) kabul edilen ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ni (TSK) hedef alan karara sert tepki gösterdi. Çelik, yaptığı yazılı açıklamada, söz konusu kararın "kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik alçakça bir iftira" olduğunu belirterek kınadı. Kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu vurgulayan Çelik, Türkiye'nin terörle mücadelesine yönelik bu tür girişimlerin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
AP'nin kararı ve Türkiye'nin tepkisi
Avrupa Parlamentosu, 15 Nisan 2024 tarihinde kabul ettiği bir kararla, TSK'nin Suriye ve Irak'taki operasyonlarını eleştirdi ve askeri faaliyetlerin durdurulması çağrısı yaptı. Kararda, Türkiye'nin uluslararası hukuka uygun hareket etmediği öne sürüldü. AK Parti Sözcüsü Çelik, bu iddiaları reddederek, TSK'nin sadece meşru müdafaa hakları çerçevesinde ve terör örgütlerine karşı operasyonlar düzenlediğini hatırlattı. Çelik, "Türk Silahlı Kuvvetleri, sınırlarımızın güvenliği ve bölgesel istikrar için terörle mücadele etmektedir. Avrupa Parlamentosu'nun bu gerçeği görmezden gelerek aldığı karar, Türkiye düşmanı çevrelerin oyununa gelmekten başka bir şey değildir" dedi.
Diplomatik yansımalar
AK Parti cephesinden gelen bu sert tepki, Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir gerginlik dalgasına işaret ediyor. Daha önce de benzer kararlar alan AP, Türkiye'yi sık sık insan hakları ve demokrasi ihlalleriyle suçlamıştı. Ankara ise bu kararları siyasi ve hukuki olarak geçersiz saydığını açıkladı. Ömer Çelik, "Avrupa Parlamentosu, terör örgütlerine karşı mücadele eden demokratik bir ülkeyi hedef almak yerine, teröristleri himaye eden anlayışa karşı durmalıdır" diyerek eleştirilerini sürdürdü.
Siyasi analistler, bu kararın Türkiye-AB ilişkilerinde kalıcı bir hasara yol açmasının beklenmediğini, ancak iki taraf arasındaki güven bunalımını derinleştirebileceğini belirtiyor. Kararın sembolik bir anlam taşıdığı ve bağlayıcı olmadığı da ifade ediliyor. Türkiye'nin AB üyelik sürecinin uzun süredir askıda olduğu göz önüne alındığında, bu tür kararların sürece etkisinin sınırlı olacağı düşünülüyor.
Öte yandan muhalefet partileri de AP kararını eleştirirken, hükümetin söylemini aşırı bulduklarına dair açıklamalar yaptı. CHP, kararın içeriğine katılmadığını ancak hükümetin agresif üslubunun diplomatik krizleri tırmandırdığını savundu. MHP ise AK Parti'nin tutumunu destekleyerek, AP'nin kararının yok hükmünde olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin uluslararası alanda yalnızlaştırılmaya çalışıldığı bir dönemde gelen bu karar, Ankara'nın bağımsız dış politika vurgusunu artırmasına neden oluyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da benzer bir açıklama yapması bekleniyor. Sonuç olarak, AP kararı Türkiye'de geniş bir siyasi yelpazede tepkiyle karşılanırken, Türk kamuoyu TSK'ya sahip çıkma konusunda ortak bir duruş sergiliyor.
Bağımsız değerlendirme olarak, bu karar Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye'ye yönelik önyargılı tutumunun bir yansımasıdır. Terörle mücadelede uluslararası dayanışmanın önemine rağmen, AP'nin PKK ve uzantılarına karşı yürütülen meşru operasyonları hedef alması, Avrupa'nın terörle mücadeledeki çifte standardını gözler önüne sermektedir. Türkiye'nin egemenlik haklarını kullanarak aldığı bu kararlar, bölgesel istikrar için elzemdir ve her türlü haksız eleştiriye rağmen sürdürülecektir.