YENİ Parti İstanbul Milletvekili Gökçe Gökçen, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'de yürütülen 'Ailem Güvende' operasyonlarını sert sözlerle eleştirdi. Gökçen, operasyonlar kapsamında LGBTİ+ derneklerinin, gazetecilerin, akademisyenlerin ve hak savunucularının hedef alındığını vurgulayarak, Avrupalı parlamenterlere "Burada garip bir çelişki yok mu?" diye sordu. Konuşma, Avrupa kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Operasyonların hedefi: LGBTİ+ dernekleri, gazeteciler ve akademisyenler
Gökçen, konuşmasında 'Ailem Güvende' adı altında yapılan operasyonların aslında bir dizi toplumsal kesimi baskı altına aldığını belirtti. Operasyonların özellikle LGBTİ+ örgütlenmelerine, muhalif gazetecilere, akademisyenlere ve insan hakları savunucularına yönelik olduğunu ifade etti. Gökçen, bu durumun Türkiye'nin uluslararası yükümlülükleriyle çeliştiğini savundu.
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi çatısı altında yapılan konuşmada Gökçen, "Ailem Güvende" operasyonlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve keyfi uygulamalara zemin hazırladığını dile getirdi. Operasyonlar sırasında gözaltına alınanların, ifadeye çağrılanların ve haklarında soruşturma başlatılanların büyük bölümünün barışçıl faaliyet yürüten kişiler olduğunu kaydetti.
Avrupalı parlamenterlere çağrı: 'Burada garip bir çelişki yok mu?'
Gökçen, Avrupa'daki mevkidaşlarına hitaben yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Avrupa Konseyi üyesi bir ülke olarak insan hakları, ifade özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğü konularında taahhütleri olduğunu hatırlattı. "Ailem Güvende" adı altında yürütülen operasyonların bu taahhütlerle bağdaşmadığını söyledi. Gökçen, "Burada garip bir çelişki yok mu? Bir yandan Avrupa Konseyi'nin standartlarını kabul ediyorsunuz, diğer yandan bu standartları hiçe sayan operasyonlara göz yumuyorsunuz" ifadelerini kullandı.
Konuşmanın ardından bazı Avrupalı parlamenterlerin Gökçen'e destek verdiği ve konuyu gündeme taşıyacaklarını belirttiği öğrenildi. Gökçen, Avrupa'nın Türkiye'deki insan hakları ihlallerine karşı daha etkin bir tutum alması gerektiğini vurguladı.
Operasyonların arka planı ve tepkiler
'Ailem Güvende' operasyonları, son dönemde Türkiye'de LGBTİ+ derneklerine, gazetecilere ve akademisyenlere yönelik artan baskıların bir parçası olarak görülüyor. Operasyonlar kapsamında birçok kişi gözaltına alındı, bazı dernekler kapatılma tehdidiyle karşı karşıya kaldı. İnsan hakları örgütleri, bu operasyonların ifade özgürlüğünü ve örgütlenme özgürlüğünü sistematik olarak hedef aldığını belirtiyor.
Gökçen'in AKPM'deki konuşması, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları ve muhalefet partileri tarafından da yakından takip edildi. Konuşmanın ardından YENİ Parti, konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıyacağını açıkladı. Parti sözcüsü, "Ailem Güvende operasyonları, aile kurumunu korumak adına yapılmıyor; aksine toplumsal muhalefeti bastırmaya yönelik bir araç olarak kullanılıyor" dedi.
Uluslararası boyut ve Türkiye'nin pozisyonu
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi, daha önce de Türkiye'deki insan hakları durumunu çeşitli raporlarda eleştirmişti. Ancak son yıllarda Türkiye'nin AKPM'deki statüsü ve oy hakkı tartışma konusu oldu. Gökçen'in konuşması, bu tartışmaları yeniden alevlendirebilir. Avrupa Birliği'nin de Türkiye'deki son gelişmeleri yakından izlediği ve raporlarında 'Ailem Güvende' operasyonlarına yer verdiği biliniyor.
Türkiye hükümeti ise operasyonları 'aile yapısını koruma' ve 'kamu düzenini sağlama' gerekçesiyle savunuyor. İçişleri Bakanlığı, operasyonların yasal çerçevede yürütüldüğünü ve hedef kitlenin 'yasa dışı faaliyetler' içinde olduğunu iddia ediyor. Ancak uluslararası kuruluşlar ve bağımsız gözlemciler, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtiyor.
Gökçen'in konuşması, Avrupa'da Türkiye'deki insan hakları ihlallerine dair farkındalığı artırma açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak bu tür girişimlerin somut sonuçlar doğurması için Avrupa'nın ortak bir tutum sergilemesi gerekiyor. Türkiye'deki sivil toplumun ve muhalefetin talepleri doğrultusunda, uluslararası baskının artması, 'Ailem Güvende' gibi operasyonların son bulması için kritik bir rol oynayabilir. Gökçen'in AKPM'deki çıkışı, bu yolda atılmış bir adım olarak kayda geçti.