Van'da cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada Van Barosu'nun dosyadan çekildiğini duyurmasının ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan açıklama geldi. Bakanlık, adli sürecin ilk günden bu yana takip edildiğini belirterek, aileye her türlü desteğin sağlandığını ifade etti. Soruşturmanın selameti için gerekli tüm adımların atılacağı vurgulandı.
Soruşturma sürecinde Bakanlığın rolü
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Rojin Kabaiş olayının ardından derhal harekete geçerek aileye psikososyal destek ekipleri yönlendirdi. Bakanlık yetkilileri, adli sürecin her aşamasında ailenin yanında olduklarını ve soruşturmanın aydınlatılması için ilgili kurumlarla koordinasyon halinde çalıştıklarını kaydetti. Açıklamada, aileye hukuki destek sağlanması konusunda da gerekli adımların atıldığı bildirildi. Bakanlık, olayın üzerinde titizlikle durulduğunu ve soruşturmanın sonuçlanması için gereken her türlü çabanın gösterileceğini taahhüt etti.
Van Barosu'nun çekilmesi
Van Barosu, Rojin Kabaiş dosyasından çekildiğini duyurarak kamuoyunda soru işaretleri oluşturdu. Baro yönetimi, çekilme gerekçesine ilişkin detaylı bir açıklama yapmazken, olayın bağımsız bir şekilde soruşturulması gerektiğini savundu. Bu gelişme, soruşturmanın seyrine dair endişelere neden oldu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ise yaptığı açıklamada, sürecin bağımsız yargı organları tarafından yürütüldüğünü ve Bakanlık olarak üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirdiklerini yineledi.
Rojin Kabaiş olayının arka planı
Rojin Kabaiş, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde eğitim gören bir öğrenciydi. Genç kız, bir süre önce kaybolmuş ve yapılan aramalar sonucu cansız bedeni bulunmuştu. Ölümün şüpheli bulunması üzerine soruşturma başlatılmıştı. Olay, Van'da ve ülke genelinde geniş yankı uyandırdı. Aile ve yakınları, adaletin yerini bulması için yetkililere çağrıda bulunuyor. Bakanlık, aileye destek vermeye devam ederken, soruşturmanın bir an önce tamamlanması için çaba gösteriyor.
Rojin Kabaiş'in ölümü, genç kadınların güvenliği ve kadına yönelik şiddetle mücadele konularını yeniden gündeme taşıdı. Sivil toplum kuruluşları, benzer olayların önlenmesi için daha etkili politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın bu olayda takındığı tutum, kamuoyu tarafından yakından izleniyor.