Dışişleri Bakanlığı ile Dünya Ahıskalı Türkler Birliği (DATÜB) iş birliğinde düzenlenen "Ahıska Türkleri-Kayıp Sürgünün İzinde" sergisi, 14 Kasım 2024 tarihinde İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) ziyarete açılacak. Sergi, 1944 yılında Sovyetler Birliği tarafından Gürcistan'dan sürgün edilen Ahıska Türklerinin tarihini, kültürünü ve yaşadığı zorlukları belgeler ve fotoğraflarla gözler önüne serecek.
Serginin içeriği ve amaçı
Sergide, Ahıska Türklerinin sürgün öncesi Anadolu'daki yaşamları, sürgün süreci ve sonrasında dünyanın dört bir yanına dağılmış toplulukların hikayeleri yer alacak. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, serginin Türkiye'nin Ahıska Türklerine verdiği desteği ve bu topluluğun haklarının korunması konusundaki kararlılığını vurgulamayı amaçladığını belirtti. DATÜB Başkanı Ziyatdin Kassanov ise serginin, Ahıska Türklerinin kimliklerini ve kültürlerini gelecek nesillere aktarma çabalarının önemli bir parçası olduğunu söyledi.
Ahıska Türklerinin tarihi ve güncel durumu
Ahıska Türkleri, 1944 yılında Josef Stalin'in emriyle Gürcistan'ın Ahıska bölgesinden zorla sürgün edilmişti. Sürgün sırasında binlerce kişi hayatını kaybetti. Günümüzde Ahıska Türklerinin büyük bir kısmı Türkiye, ABD, Rusya, Ukrayna ve Orta Asya ülkelerinde yaşamaktadır. Türkiye, 1990'lı yıllardan itibaren Ahıska Türklerine kapılarını açmış ve birçoğuna vatandaşlık vermiştir. Dışişleri Bakanlığı, Ahıska Türklerinin anavatanlarına dönüş hakkı ve kültürel haklarının tanınması için uluslararası platformlarda çalışmalarını sürdürmektedir.
Sergi, 14 Kasım-14 Aralık 2024 tarihleri arasında AKM fuaye alanında ücretsiz olarak gezilebilecek. Ziyaretçiler, sürgünün acı yüzünü gösteren belgelerin yanı sıra Ahıska Türklerinin zengin kültürel mirasını da keşfedebilecek.
Sonuç
Bu sergi, Ahıska Türklerinin geçmişte yaşadığı trajediyi hatırlatmanın yanı sıra, bugün hala çözüm bekleyen bir insanlık sorununa da ışık tutmaktadır. Sürgünün üzerinden 80 yıl geçmesine rağmen Ahıska Türklerinin büyük bir kısmı anavatanına dönememiş, kültürel varlıkları tehdit altında kalmıştır. Türkiye'nin bu konuda gösterdiği hassasiyet, bölgesel bir güç olarak sorumluluğunu yerine getirme çabası olarak değerlendirilmelidir.