Eski CHP Genel Sekreteri Mehmet Sevigen, TBMM'de Salı günü yaşanan grup toplantısı krizinin ardından parti içi gerilimin tırmanması üzerine CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e çağrıda bulundu. Sevigen, partinin Silivri prangasından kurtulması gerektiğini vurgulayarak, "Ya bu parti değişir ya da bu parti biter" dedi. Kriz, CHP'deki iç hesaplaşmanın artık geri dönülemez bir noktaya ulaştığını gösteriyor.
Krizin perde arkası
Salı günü gerçekleşen grup toplantısında, CHP'li bazı milletvekillerinin söz alarak Özgür Özel'i eleştirmesi ve ardından yaşanan gerginlik, taraflar arasında tam bir kopuşa yol açtı. Kaynaklara göre, toplantıda özellikle eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerin sözlerinin kesilmesi, parti içi muhalefetin sesini daha da yükseltmesine neden oldu. Mehmet Sevigen, yaşananları değerlendirirken, "CHP, bir süredir Silivri'deki cezaevi gibi yönetiliyor. Özgür Özel'in bu prangadan kurtulması şart" ifadelerini kullandı.
Sevigen'den sert mesajlar
Eski genel sekreter, partideki yönetim anlayışını eleştirerek, "Parti içi demokrasi yok sayılıyor. Seçilmiş genel başkanın her dediği kanun gibi söyleniyor. Muhalif isimler ya pasifize ediliyor ya da parti dışına itiliyor" dedi. Sevigen, Özgür Özel'in ilk başlarda umut verdiğini ancak sonra otoriterleştiğini savundu. "Kılıçdaroğlu'nun başlattığı bu yanlış rotadan dönülmeli, aksi halde parti seçim kaybetmeye mahkum" uyarısında bulundu.
Parti içi ayrışma derinleşiyor
CHP'deki kırılma, sadece söylem düzeyinde kalmıyor. Son haftalarda birçok il ve ilçe örgütünde değişim talebiyle başlayan süreç, grup toplantısındaki krizle zirve yaptı. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde delege seçimlerinde yaşanan tartışmalar, partiyi adeta ikiye bölmüş durumda. Bazı parti içi muhalifler, "Özgür Özel'in istifasını isteyeceğiz" derken, yönetime yakın kaynaklar ise bu durumu "birkaç kişinin rahatsızlığı" olarak niteliyor.
Seçmen ne düşünüyor?
Anket şirketlerinin yaptırdığı son araştırmalar, CHP seçmeninin yüzde 45'inin bu iç kavgayı endişeyle izlediğini, yüzde 30'unun ise her iki kanadı da suçladığını ortaya koyuyor. Siyaset bilimci Prof. Dr. Ali Çağlar, "CHP'nin bu tabloyu sürdürmesi, yaklaşan seçimlerde oy kaybına yol açar. Silivri söylemi aslında yeni bir şey değil; geçmişte de benzer eleştiriler yapıldı ama bu kez kriz daha derin" değerlendirmesinde bulundu.
Tarihsel bağlam
CHP'deki iç çekişmeler, 2010 yılında Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkan olmasıyla başlayan dönüşüm sürecinin bir parçası. Kılıçdaroğlu döneminde parti içi muhalefet bastırılırken, Özgür Özel'in seçilmesiyle birlikte değişim rüzgarı eseceği beklenmişti. Ancak Özel'in de aynı yöntemleri uygulaması, hayal kırıklığı yarattı. Mehmet Sevigen gibi eski yöneticilerin bu eleştirileri, aslında partinin kurumsal hafızasında benzer sancıların tekrarlandığını gösteriyor.
Sonuç olarak, CHP'nin önünde iki yol var: Ya Silivri prangasından kurtulup demokratik bir yapıya kavuşacak ya da bu iç hesaplaşma partiyi erozyona uğratacak. Mehmet Sevigen'in çağrısı, bu ikilemin giderek daha fazla dillendirilmesine vesile oluyor. Özgür Özel'in nasıl bir adım atacağı ise merak konusu.