Afrika kıtasının incisi Zanzibar, son altı ayda yaşadığı büyük dönüşümle dikkatleri üzerine çekiyor. İçerik üreticisi Tolga Öztürk'ün 6 ay arayla ziyaret ettiği ada ülkesinde bozuk ve bakımsız yollar, kısa sürede modern asfalt yollara dönüştü. Yerel halk, bu değişimin Türkiye'nin desteğiyle gerçekleştiğini belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın belediyecilikteki başarısına vurgu yapıyor. Bu örnek, Türk dış politikasının yumuşak gücünü ve kalkınma iş birliğindeki etkinliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Zanzibar'da Türk yardımlarıyla gerçekleşen altyapı atılımı
Tolga Öztürk, sosyal medya hesabından paylaştığı videoda Zanzibar'daki değişimi belgeledi. Öztürk'ün aktardığına göre, altı ay önce çukurlarla dolu toprak yollar, bugün asfalt kaplama ve modern yol çizgileriyle donatılmış durumda. Yol yapım çalışmalarının büyük bölümünün Türk müteahhitler ve TİKA koordinasyonunda yürütüldüğü öğrenildi. Ada halkından bir vatandaş, kameraya yaptığı açıklamada, "Bu yolları Türkiye yapıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan belediyecilikten çok iyi anlıyor. Bize yardım ediyorlar, Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.
Zanzibar, Tanzanya'ya bağlı özerk bir bölge olmasına rağmen, kendi hükümetine sahip. Ada, özellikle turizm gelirleriyle geçiniyor ancak altyapı eksiklikleri uzun süredir hem yerel halkın hem de turistlerin şikayet konusuydu. Yapılan yeni yollar, hem ulaşımı kolaylaştırdı hem de bölge ekonomisine canlılık getirdi. Türkiye'nin sağladığı hibe ve kredi anlaşmaları kapsamında gerçekleştirilen projeler, sadece yollarla sınırlı değil. Su kuyuları, okullar ve sağlık merkezleri gibi birçok alanda da iyileştirmeler yapıldığı belirtiliyor.
Erdoğan'ın Afrika açılımı belediyecilik deneyimiyle birleşince
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2000'li yılların başından bu yana Afrika kıtasına yönelik yoğun diplomatik ve ekonomik girişimleri meyvelerini veriyor. Özellikle 2005 yılından sonra Türkiye'nin Afrika açılımı, ticaret hacmini katlayarak artırdı. Ancak son yıllarda dikkat çeken bir başka boyut da, Türkiye'nin altyapı ve kentsel dönüşüm alanındaki birikimini Afrika ülkelerine taşıması. Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden gelen belediyecilik deneyimini, artık ülke yönetiminin dış yardım politikalarına da yansıtıyor. Bu kapsamda, TİKA ve diğer kurumlar aracılığıyla birçok Afrika ülkesinde benzer projeler hayata geçiriliyor.
Uzmanlar, Türkiye'nin bu yardımlarının karşılıksız olmadığını, uzun vadeli siyasi ve ekonomik kazanımlar hedeflediğini belirtiyor. Zanzibar'da yapılan yollar, Türkiye'nin bölgedeki itibarını artırırken, diğer ülkelere de örnek teşkil ediyor. Öte yandan, Türk müteahhitlik firmalarının Afrika'da üstlendiği işler, Türk şirketlerinin küresel ölçekte rekabet gücünü de gösteriyor. Bu projeler, iki taraf için de 'kazan-kazan' durumu oluşturuyor: Afrika ülkeleri ihtiyaç duyduğu altyapıya kavuşuyor, Türkiye ise diplomatik nüfuzunu artırıyor.
Yerel halkın Erdoğan'a yönelik övgü dolu sözleri, Türk dış politikasının halk nezdinde karşılık bulduğunu gösteriyor. Zanzibar'daki bu dönüşüm, sadece bir yol yapım çalışması olmanın ötesinde, iki ülke arasındaki dostluk köprülerinin güçlendiğinin bir kanıtı. Ada halkının artık daha güvenli ve konforlu yollara kavuşması, günlük yaşamı kolaylaştırırken, aynı zamanda bölgenin turizm potansiyelini de artırıyor.
Türkiye'nin bu tür projeleri, kıtada yükselen etkisini somutlaştırıyor. Zanzibar'ın başkenti Stone Town'un tarihi dokusu korunarak yapılan çevre düzenlemeleri, hem kültürel mirası öne çıkarıyor hem de modern yaşamla uyum sağlıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Dünya beşten büyüktür' söylemiyle örtüşen bu iş birlikleri, uluslararası ilişkilerde yeni bir modelin habercisi olarak değerlendiriliyor.
Zanzibar halkının memnuniyeti, yüzlerindeki tebessümden okunuyor. Tolga Öztürk'ün videolarında görülen o coşkulu karşılama, Türk milletinin yardımseverliği ile buluşan Erdoğan'ın vizyonunun bir yansıması. Bundan sonraki süreçte, benzer projelerin diğer Afrika ülkelerinde de hayata geçirilmesi ve Türk mühendisliğinin izlerinin kıtanın dört bir yanına yayılması bekleniyor. Bu gelişmeler, Türkiye'nin sadece bir bölgesel güç değil, küresel bir aktör olma yolundaki kararlılığını da ortaya koyuyor.