Bağımsız Maden İş Sendikası (BMS) Genel Başkanı Gökay Çakır ve Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, yürütülen bir soruşturma kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. İki sendika yetkilisinin gözaltına alınması, enerji sektöründe faaliyet gösteren işçiler ve sendikal örgütlenme alanında yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Özellikle maden işçilerinin hakları konusunda yürüttükleri mücadeleyle tanınan Çakır ve Aksu'nun yargı önüne çıkarılması, işçi sendikaları tarafından da yakından takip ediliyor.
Gözaltı ve sevk süreci
Gökay Çakır ve Başaran Aksu, birkaç gün önce düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Emniyetteki ifade işlemleri tamamlanan iki isim, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık, şüpheliler hakkında “örgüt üyeliği” ve “toplantı ve gösteri yürüyüşü kanununa muhalefet” suçlamalarını gündeme getirdi. Nöbetçi mahkemeye çıkarılan Çakır ve Aksu için tutuklama kararı verilip verilmeyeceği, duruşma sonrasında netleşecek. Ancak savcılığın mevcut delil durumuna dayanarak yaptığı tutuklama talebi, sendikal faaliyetlerin kriminalize edildiği yönünde yorumlara neden oldu.
Çakır, daha önce Soma ve Ermenek maden faciası sonrasında iş güvenliği önlemlerinin artırılması için kamuoyu önünde açıklamalarda bulunmuş, birçok kez maden işçilerinin sorunlarını gündeme taşımıştı. Aksu ise sendikanın örgütlenme çalışmalarında aktif rol oynamasıyla biliniyor. Her iki ismin de özellikle Zonguldak ve çevresindeki maden ocaklarında işçi örgütlenmesini güçlendirdiği, bu nedenle zaman zaman işverenlerle karşı karşıya geldiği ifade ediliyor.
Sendikalardan ve partilerden tepkiler
Gelişme üzerine birçok sendika ve sivil toplum kuruluşundan açıklama geldi. Türk-İş, Hak-İş ve DİSK gibi üst kuruluşlar, uygulamanın sendikal hakların engellenmesi anlamına geldiğini belirterek sürecin takipçisi olacaklarını duyurdu. Bazı siyasi partiler de konuyu meclis gündemine taşıyacaklarını ifade etti. Konuyla ilgili basın açıklaması yapan BMS avukatı, “Müvekkillerimizin gözaltına alınması ve tutuklama talebi, tamamen sendikal faaliyetlerle ilgilidir. Biz bu sürecin hukuka aykırı olduğunu ve müvekkillerimizin masumiyetinin ortaya çıkacağına inanıyoruz” dedi.
Geçmişte de enerji ve maden sektöründe çalışan işçilerin örgütlenme girişimleri çeşitli engellerle karşılaşmıştı. Yürürlükteki mevzuatın sendikal örgütlenmeyi zorlaştırdığı eleştirileri sık sık dile getirilirken, bu tür davaların işçiler üzerinde caydırıcı etki yaratabileceği endişesi bulunuyor.
Gökay Çakır ve Başaran Aksu kimdir?
Gökay Çakır, uzun yıllardır maden işçilerinin sorunlarıyla ilgileniyor. Bağımsız Maden İş Sendikası’nın kuruluşunda yer aldı ve genel başkanlık görevine seçildi. Daha önce maden kazalarında hayatını kaybeden işçilerin ailelerinin yanında durmuş, hukuki destek sağlamıştı. Başaran Aksu ise sendikanın örgütlenme uzmanı olarak farklı maden sahalarında işçilerin örgütlenmesine öncülük etti. Her iki isim de özellikle taşeronlaşma ve iş güvenliği konularında eleştirel görüşleriyle öne çıkıyor.
Soruşturma kapsamında yürütülen teknik takibat ve iletişim tespitlerinin, sendikal mücadeleyle bağlantılı olduğu iddia ediliyor. Ancak savcılık, soruşturmanın gizliliği nedeniyle detaylı bilgi paylaşmaktan kaçınıyor. Sendika üyeleri ise Çakır ve Aksu’nun serbest bırakılması için adliye önünde eylem yapma hazırlığında.
Hukuki süreç ve olası gelişmeler
Yarın görülecek duruşmada mahkemenin vereceği karar, ülke gündeminde önemli bir yer edineceğe benziyor. Tutuklama yönünde bir karar çıkarsa sendikal hareketin önemli bir ivme kaybedeceği yorumu yapılıyor. Avukatlar ise tahliye talebiyle itiraz sürecini de başlatacaklarını iletti. Öte yandan konu, iş dünyası ve insan hakları örgütlerinin de yakın takibinde.
Gelişmenin, enerji sektöründe yaşanan işçi hakları mücadelesinde yeni bir dönüm noktası olabileceği belirtiliyor. Türkiye’de sendikal örgütlenme oranının düşük olduğu biliniyor; bu tür uygulamaların, işçilerin örgütlü mücadele şevkini kırmaması için mahkemeden çıkacak kararın tüm taraflarca dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor.