Adana'da 23 yıldır ailesiyle birlikte kavun ve karpuz üretimi yapan Fatih Yıldırım, tarlasında yetiştirdiği kavunları aracıya ve hale göndermek yerine ailesiyle birlikte doğrudan pazarda satarak tüketiciyle buluşturuyor. Tarlada kilogramı aracı girdiğinde 8-10 liraya kadar düşen kavunu aracısız şekilde pazarda 20-25 liraya satan Yıldırım, hem kendi kazancını artırıyor hem de tüketiciye daha uygun fiyatla taze ürün sunuyor. Bu yöntem, kırsal kalkınma ve doğrudan satışın önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Üretici Aracılardan Şikayetçi
Adana'nın verimli topraklarında kavun üretimi yapan Fatih Yıldırım, yıllardır ürününü aracılar üzerinden satmaya çalışmanın zorluklarını anlatıyor. Aracıların ürünü tarlada düşük fiyattan aldığını, haldeki komisyonların ve navlun masraflarının da eklenmesiyle üreticinin eline geçen paranın iyice azaldığını belirten Yıldırım, "Bir dönem kavunun kilogramı tarlada 8 liraya kadar düştü. Biz üretim maliyetimizi bile karşılayamaz hale geldik. Aracılar ve hal sistemi yüzünden üretici hep kaybediyordu. Artık bu duruma bir çözüm bulmam gerekiyordu" diyor.
Bu şikayetler üzerine Yıldırım, iki yıl önce ürünlerini doğrudan pazarda satmaya karar vermiş. İlk başta ailesiyle birlikte kurdukları pazarda kendi kavunlarını satmaya başlayan Yıldırım, kısa sürede hem müşteri memnuniyetini artırmış hem de gelirini yükseltmiş. "Tarladan pazara kadar araya giren herkes kardan pay alıyordu. Biz bu aracıları ortadan kaldırınca hem biz kazanıyoruz hem de müşteri daha uygun fiyata taze kavun alıyor" şeklinde konuşuyor.
Direkt Satışın Avantajları
Fatih Yıldırım'ın kurduğu bu sistem, üreticinin doğrudan tüketiciye ulaşmasının avantajlarını gözler önüne seriyor. Aracıların olmaması, fiyatların daha adil belirlenmesini sağlıyor. Üretici, ürününün değerini alırken; tüketici de kaliteli ve taze ürüne uygun fiyata ulaşıyor. Yıldırım, "Kendi ürünümüzü kendimiz sattığımız için fiyatı biz belirliyoruz. Ayrıca müşteriyle birebir iletişim kuruyoruz, onların taleplerini öğreniyoruz. Bu da üretim planlamamıza yardımcı oluyor" diyor.
Pazarda satışın getirdiği bir diğer avantaj da ürünün tazeliği. Tarlada toplanan kavunlar aynı gün pazara getirilerek satışa sunuluyor. Bu sayede tüketici, dalından yeni koparılmış kavunun lezzetini alabiliyor. Yıldırım, "Bizim kavunlarımız pazara geldiği gibi satılıyor. Halde bekleyen kavunlara göre çok daha taze. Müşteri de bunun farkında, bu yüzden herkes memnun" ifadelerini kullanıyor.
Hedef: Kooperatifleşme ve Dijital Pazarlama
Fatih Yıldırım, şimdi bu uygulamayı daha da genişletmek istiyor. Diğer üreticilerle bir kooperatif kurmayı planlayan Yıldırım, böylece daha geniş bir ürün yelpazesi sunarak pazardaki yerini güçlendirmeyi hedefliyor. Ayrıca dijital pazarlama kanallarını da kullanmayı düşünen Yıldırım, "İnternetten satış yaparak Türkiye'nin her yerine ürün göndermek istiyoruz. Özellikle pandemi döneminde online satışın önemini gördük. Bu konuda kendimizi geliştirmeliyiz" diyor.
Adana'da kavun üretimi, bölge ekonomisi için önemli bir gelir kaynağı. Ancak aracıların ve hal sisteminin payı, üreticinin kazancını azaltıyor. Fatih Yıldırım'ın başlattığı bu doğrudan satış modeli, diğer üreticilere de örnek olabilir. Uzmanlar, tarımda aracıların azaltılması ve üreticinin doğrudan pazara ulaşmasının hem üretici gelirini artıracağını hem de gıda enflasyonuyla mücadeleye katkı sağlayacağını belirtiyor.
Bu tür girişimler, kırsal kalkınmanın desteklenmesi açısından büyük önem taşıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın son dönemde üretici örgütlerini güçlendirme ve doğrudan satışı teşvik etme yönündeki politikaları, bu alanda olumlu gelişmeleri beraberinde getirebilir. Ancak bu konuda daha kararlı adımlar atılması ve üreticinin desteklenmesi gerekiyor. Fatih Yıldırım gibi girişimci üreticilerin sayısının artması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve adil gelir dağılımı açısından kritik rol oynayacaktır.