İstanbul'un Adalar ilçesinde CHP'nin yüzde 55 oy oranıyla kazandığı belediye yönetimi, mecliste yapılan tartışmalı bir seçim sonucunda AKP'ye geçti. Belediyeye yönelik operasyon ve tutuklamaların ardından gerçekleşen devir, Büyükada başta olmak üzere tüm adalarda geniş yankı uyandırdı. Ada sakinleri, sandıkta ortaya çıkan iradenin gasp edildiğini belirterek süreci demokrasiye müdahale olarak değerlendiriyor.
Meclisteki Tartışmalı Seçim ve Yönetim Değişikliği
Edinilen bilgilere göre, Adalar Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanan yöneticilerin ardından belediye meclisi olağanüstü toplandı. Toplantıda yapılan seçimlerde, çoğunluğu elinde bulunduran AKP'li meclis üyeleri belediye başkanvekilliği ve encümen üyeliklerini kazandı. Böylece 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP'nin kazandığı belediyenin yönetimi fiilen AKP'ye geçmiş oldu.
CHP'li meclis üyeleri, seçim sürecine usulsüzlük iddialarıyla itiraz etti. Tutuklanan başkan ve yöneticilerin yerine vekalet eden isimlerin belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunduğunu öne süren CHP kanadı, kararın iptali için yargı yoluna başvuracağını açıkladı. AKP cephesi ise sürecin yasal çerçevede ilerlediğini savunarak eleştirileri reddetti.
Ada Sakinlerinden Sert Tepki: "İrademiz Gasp Edildi"
Kararın ardından Büyükada, Heybeliada, Burgazada ve Kınalıada'da yaşayanlar tepkilerini dile getirdi. Ada sakinleri, seçim sonuçlarının açıkça ortada olduğunu hatırlatarak, yönetimin el değiştirmesini "sandığa saygısızlık" olarak nitelendirdi. Büyükada'da bir araya gelen vatandaşlar, demokratik iradenin korunması çağrısı yaptı.
Bir ada sakini, "Seçimde yüzde 55 oy almış bir partinin belediyesine el konulması kabul edilemez. Bu, sandıkta verdiğimiz kararın yok sayılmasıdır. Hukuk devletinde bunun bir açıklaması olamaz" dedi. Bir başka vatandaş ise, "Adalar halkı olarak her zaman demokrasiden yana olduk. Bu yaşananlar hepimizde derin bir hayal kırıklığı ve çaresizlik yarattı. Ancak mücadelemizi sandıkta ve hukuk zemininde sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Ada sakinleri, tepkilerini "sandıkta göstereceklerini" belirterek, önümüzdeki seçimlerde iradelerine sahip çıkacaklarını vurguladı. Bazı sivil toplum kuruluşları da yazılı açıklamalarla yaşananlara tepki gösterdi ve yerel yönetimlerin özerkliğine dikkat çekti.
Arka Plan: Operasyon ve Tutuklamalar
Adalar Belediyesi'ne yönelik operasyon, geçtiğimiz aylarda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleşti. Belediye başkanı ve bazı üst düzey yöneticiler, "ihaleye fesat karıştırma" ve "görevi kötüye kullanma" iddialarıyla gözaltına alındı. Tutuklanan isimler arasında belediye başkanının yanı sıra encümen üyeleri ve daire müdürleri de bulunuyor.
Operasyonun ardından belediye meclisi, boşalan görevler için seçim yapmak üzere toplandı. Ancak CHP'li üyeler, toplantıya katılmadı ve seçimlerin yok hükmünde olduğunu savundu. Buna rağmen AKP'li üyelerin çoğunluk sağlamasıyla yeni yönetim belirlendi. Bu gelişme, yerel yönetimlerde seçilmişlerin görevden alınması ve yerine atama yapılması tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Türkiye'de son yıllarda benzer şekilde birçok CHP'li belediyeye kayyum atanması veya meclis kararıyla yönetimin değiştirilmesi gündeme gelmişti. Adalar örneği, seçimle iş başına gelen bir yönetimin, seçmen iradesi dışında el değiştirmesi nedeniyle diğerlerinden ayrılıyor. Hukukçular, belediye meclisinin kendi içinden yaptığı seçimlerin yargı denetimine tabi olduğunu hatırlatıyor.
Siyasi Partilerden Açıklamalar
CHP İstanbul İl Başkanlığı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Adalar halkının iradesine saygı duyulmalıdır. Seçimle gelenin seçim dışı yollarla gönderilmesi demokrasiye vurulmuş bir darbedir. Hukuki süreci sonuna kadar takip edeceğiz" ifadelerine yer verdi. Parti, ayrıca konuyu TBMM gündemine taşıyacaklarını duyurdu.
AKP İstanbul İl Başkanlığı ise yaptığı yazılı açıklamada, "Belediye meclisindeki seçimler yasalara uygun şekilde yapılmıştır. Yargı süreci devam etmektedir, herkes karara saygı göstermelidir" değerlendirmesinde bulundu. Adalar Belediyesi'nin yeni yönetimi ise hizmetlerin aksamadan süreceğini bildirdi.
Adalar'daki bu gelişme, yerel demokrasi ve seçilmişlerin görevden alınma usulleri açısından kritik bir örnek teşkil ediyor. Seçmen iradesinin sandık dışı yollarla değiştirilmesi, sadece Adalar'da değil, ülke genelinde yerel yönetimlerin özerkliği tartışmalarını derinleştiriyor. Yargı sürecinin nasıl sonuçlanacağı ve ada halkının tepkisinin siyasi dengelere nasıl yansıyacağı ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.