26 Eylül 2026 tarihi, Türk siyasetinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak kayıtlara geçti. Son 24 saat içinde yaşanan gelişmeler, mevcut ittifakların çözülmeye başladığını, yeni siyasi oluşumların kapıda olduğunu ve liderler arasındaki güç mücadelesinin dozu arttığını gösteriyor. Siyaset kulislerinde 'kim kime dum duma' tabiri, adeta günün özeti haline geldi. Peki, bu süreçte hangi aktörler öne çıkıyor, hangi ittifaklar sarsılıyor ve önümüzdeki günlerde neler bekleniyor?
İttifaklarda Çatlak Sesler
Öncelikle, iktidar bloğunun içinde önemli bir çatlak olduğu yönünde sinyaller geliyor. Cumhur İttifakı'nın en büyük ortaklarından biri olan MHP'nin, son gelişmeler karşısında tavrını netleştirmeye çalıştığı görülüyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 26 Eylül'de yaptığı açıklamada, 'Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz, Türkiye'nin bekası için her türlü fedakarlığa hazırız. Ancak bazı konularda farklı düşünüyoruz' ifadeleri, ittifak içinde ciddi bir sorgulama olduğunu ortaya koydu. Bahçeli'nin bu sözleri, kamuoyunda 'acaba ittifak dağılıyor mu?' sorusunu gündeme getirdi.
Öte yandan, AK Parti cephesinde ise seçim stratejisine dair önemli bir toplantı yapıldığı öğrenildi. 26 Eylül sabahı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleşen toplantıda, 2027 genel seçimleri için yol haritasının masaya yatırıldığı belirtiliyor. Toplantıda, özellikle ekonomik göstergeler ve dış politika gelişmeleri ışığında ittifakın geleceğinin tartışıldığı konuşuluyor. Edinilen bilgilere göre, AK Parti içinde 'ittifakı koruyalım' diyenler olduğu kadar, 'yeni arayışlar içine girilmeli' diyen bir kanat da mevcut.
Muhalefette Yeni Oluşumlar
Muhalefet cephesinde ise hareketlilik daha da yoğun. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, 26 Eylül'de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada 'Artık eski siyaset anlayışı iflas etmiştir. Türkiye'nin yeni bir siyasi akla ihtiyacı var' demesi, kulislerde 'yeni bir parti mi geliyor?' yorumlarına neden oldu. Kılıçdaroğlu'nun bu sözleri, CHP içindeki değişim tartışmalarını da alevlendirdi. Parti içinde, özellikle genç kuşak ve reformist kanat, daha kapsayıcı ve yenilikçi bir siyaset çağrısı yapıyor.
İYİ Parti cephesinde ise Meral Akşener'in 26 Eylül'deki açıklamaları dikkat çekiciydi. Akşener, 'Biz her türlü senaryoya hazırız. Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak için kararlıyız' dedi. Ancak Akşener'in bu sözleri, İYİ Parti'nin diğer muhalefet partileriyle ilişkilerinde yeni bir sayfa açma arayışı olarak yorumlandı. Kulislerde, İYİ Parti'nin önümüzdeki günlerde bazı partilerle ortak bir deklarasyon açıklayabileceği konuşuluyor.
Gelecek Partisi ve DEVA Partisi gibi yeni nesil siyasi oluşumlar ise 26 Eylül'de sessizliğini korudu. Ancak her iki partinin de önümüzdeki hafta içinde kapsamlı bir açıklama yapacağı öğrenildi. Bu partilerin, muhalefet blokunda daha etkin bir rol almak için hazırlık yaptığı belirtiliyor.
Yerel Seçimler ve Yeni Aktörler
Öte yandan, 2027'de yapılacak yerel seçimler öncesinde de siyasi hareketlilik had safhada. Özellikle büyükşehirlerde yeni isimlerin aday olacağı yönünde iddialar güçleniyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi şehirlerde, mevcut belediye başkanlarının yeniden aday olup olmayacağı belirsizliğini koruyor. 26 Eylül'de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 'Şu an gündemimizde 2027 seçimleri var, ancak biz her zaman milletin hizmetindeyiz' demesi, kulislerde 'İmamoğlu yeniden mi aday?' sorusunu akıllara getirdi.
Ankara'da ise Mansur Yavaş'ın 26 Eylül'de bir etkinlikte yaptığı konuşmada 'Ankara'yı daha ileriye taşımak için projelerimiz hazır' ifadeleri, adaylık sinyali olarak yorumlandı. İzmir'de ise CHP içindeki adaylık yarışı şimdiden kızışmış durumda. Tunç Soyer'in tekrar aday olup olmayacağı merak konusu. Ayrıca, bağımsız adayların ve yeni kurulan partilerin yerel seçimlerde ne kadar etkili olacağı da merak ediliyor.
Ekonomik ve Dış Politik Gelişmeler
Siyaset sahnesindeki bu karmaşanın arkasında yatan nedenlerden biri de ekonomik göstergeler. 26 Eylül'de açıklanan verilere göre enflasyon hala çift haneli rakamlarda seyrediyor. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve faiz politikaları, hükümetin ekonomi yönetimini zorluyor. Muhalefet, ekonomik kötü gidişatı iktidarın beceriksizliğine bağlarken, iktidar ise küresel koşullara dikkat çekiyor. Bu durum, siyasi partilerin ekonomi politikalarını yeniden gözden geçirmesine neden oluyor.
Dış politikada ise Türkiye'nin ABD, Rusya ve AB ile ilişkileri belirsizliğini koruyor. 26 Eylül'de ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Türkiye ile stratejik ortaklığın önemine vurgu yapıldı. Ancak Suriye ve Doğu Akdeniz'deki gelişmeler, iki ülke arasında zaman zaman gerilime yol açıyor. Rusya ile enerji işbirliği ise devam ediyor. AB ile ilişkilerde ise vize serbestisi ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesi konularında henüz somut bir ilerleme sağlanamadı. Bu tablo, siyasi partilerin dış politika söylemlerini de etkiliyor.
Kulislerdeki Son Durum
26 Eylül 2026 itibarıyla siyaset kulislerinde 'kim kime dum duma' sözü, adeta bir şifre haline geldi. Kimin kiminle ittifak yapacağı, kimin partisinden ayrılacağı, kimin yeni parti kuracağı belirsiz. Siyasi analistler, önümüzdeki günlerde sürpriz gelişmelerin olabileceğini belirtiyor. Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde, partilerin stratejilerini netleştirmesi bekleniyor. Ancak şu an için tablo oldukça bulanık.
Peki, bu karmaşadan kim kazançlı çıkacak? Muhalefetin birleşip birleşmeyeceği, iktidarın ittifakı koruyup koruyamayacağı, yeni aktörlerin ne kadar güçlü olacağı hep birlikte izlenecek. 26 Eylül 2026, belki de yakın siyasi tarihimizin en kritik günlerinden biri olarak anılacak. Çünkü bu tarihte atılan adımlar, önümüzdeki yılların siyasi haritasını belirleyebilir.
Sonuç olarak, Türk siyaseti şu an bir yol ayrımında. İttifaklar dağılıyor, yeni ittifaklar kuruluyor, liderler pozisyon alıyor. 'Kim kime dum duma' durumu, aslında siyasetin doğasında var olan belirsizliğin bir yansıması. Ancak unutmamak gerekir ki, bu belirsizlik ortamında en doğru kararı verecek olan yine milletin kendisidir. 2027 seçimlerine giden yolda, partilerin ve liderlerin performansı, halkın tercihini belirleyecek. Biz de gelişmeleri yakından takip etmeye devam edeceğiz.