Sayıştay'ın yeni yayımlanan denetim raporu, kamu yararı amacıyla çeşitli kurum ve kuruluşlara devredilen taşınmazların önemli bir kısmının satıldığını ya da tahsis amacı dışında kullanıldığını gözler önüne serdi. Rapora göre, 2017 anayasa değişikliği referandumunda 'Hayır' kampanyası yürüten sivil toplum kuruluşlarına bağışlanan bazı binalar da bu kapsamda satıldı. Kamu kaynaklarının etkin kullanımını denetlemekle görevli Sayıştay, söz konusu taşınmazların akıbetini mercek altına aldı.
Bağışlanan Taşınmazların Akıbeti
Sayıştay raporuna göre, kamu yararına devredilen taşınmazların büyük bölümü, devir sözleşmelerinde belirtilen amaçların dışında kullanıldı. Özellikle 2017 referandum sürecinde 'Hayır' cephesinde yer alan bazı dernek ve vakıflara bağışlanan binaların, referandumun ardından satıldığı tespit edildi. Raporda, bu satışların yasal dayanaktan yoksun olduğu ve kamu zararına yol açtığı vurgulandı.
Denetçiler, taşınmazların devir işlemlerinde usulsüzlükler olduğunu da belirledi. Bazı taşınmazların rayiç bedelinin altında satıldığı, bazılarının ise hiçbir ihale yapılmadan el değiştirdiği kaydedildi. Sayıştay, bu tespitlerin ardından ilgili kurumlardan savunma istedi. Ancak bazı kurumların savunma vermekten kaçındığı veya yetersiz açıklamalarda bulunduğu öğrenildi.
Kamu Zararı ve Hukuki Süreç
Raporda, kamu yararına tahsis edilen taşınmazların amaç dışı kullanımı ve satışı nedeniyle oluşan kamu zararının milyonlarca lira olduğu tahmin ediliyor. Sayıştay, bu zararın tazmini için yasal sürecin başlatılması gerektiğini bildirdi. Ayrıca, taşınmazların tahsis amacı dışında kullanılmasının Anayasa'nın 45. maddesine aykırı olduğu belirtildi. Söz konusu madde, kamu yararına yapılan bağışların amacı dışında kullanılamayacağını hükme bağlıyor.
Konuya ilişkin açıklama yapan hukukçular, bağışlanan taşınmazların satışının bağışçıların iradesine aykırı olduğunu ve bağış sözleşmesinin iptali için dava açılabileceğini ifade etti. Ancak aradan geçen zaman ve zamanaşımı süreleri, hukuki süreci zorlaştırıyor.
'Hayır' Kampanyası ve Bağışlar
2017 referandumu öncesinde 'Hayır' kampanyası yürüten sivil toplum kuruluşları, kampanya finansmanı için çeşitli bağışlar toplamıştı. Bu bağışlar arasında taşınmazlar da bulunuyordu. Bağışlanan binaların bir kısmı kampanya ofisi olarak kullanıldı, bir kısmı ise doğrudan satılarak kampanya giderlerine aktarıldı. Sayıştay raporu, bu satışların yasal olup olmadığını tartışmaya açtı.
Rapora göre, bazı taşınmazlar bağışlandıktan kısa süre sonra satıldı ve elde edilen gelir, bağış amacı dışında kullanıldı. Örneğin, İstanbul'da bir derneğe bağışlanan bina, referandumun hemen ardından satılarak geliri derneğin genel giderlerine aktarıldı. Benzer şekilde Ankara ve İzmir'de de bazı taşınmazların satıldığı tespit edildi.
Yetkililerden Açıklama Bekleniyor
Sayıştay raporunun kamuoyuna yansımasının ardından gözler ilgili bakanlıklara ve kurumlara çevrildi. Konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak uzmanlar, bu tür usulsüzlüklerin denetim mekanizmalarının zayıflığından kaynaklandığını belirtiyor. Kamu yararına yapılan bağışların etkin denetlenmemesi, benzer sorunların yaşanmasına zemin hazırlıyor.
Öte yandan, Sayıştay'ın raporu, kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Sivil toplum kuruluşlarının bağış toplama ve harcama süreçlerinin daha sıkı denetlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
Sonuç ve Değerlendirme
Sayıştay'ın son raporu, kamu yararına devredilen taşınmazların akıbetine dair çarpıcı tespitler içeriyor. 'Hayır' kampanyasına bağışlanan binaların satılması, bağış iradesine aykırılık ve kamu zararı iddialarını gündeme getirdi. Denetim süreçlerinin etkinliği ve yasal boşluklar, benzer sorunların önlenmesi için kapsamlı reformları gerektiriyor. Kamu kaynaklarının korunması adına atılacak adımlar, toplumsal güvenin tesisi açısından kritik önem taşıyor.